Salıncak - Hikaye - Salıncak Hikayesi

Kendime geldiğimde dünya denilen bir yerdeydim. Oysa tüm amacım sadece kapı aralığından şöyle bir bakmaktı dünyaya meraktan.

Ufacık bir çocuktum. Hani şu mahalle aralarında eğreti duran; renkleri güneşten solmaya yüz tutmuş; çoktan gıcırdamaya başlamış; paslı demirleriyle kanıksanmış parklar vardır ya, orada yalnız başına oynayan ufacık bir çocuktum. Yanımdan parlak, gıcır gıcır kâğıt ve süsleriyle allı pullu bir uçurtma geçtiğinde, sevgilisi göz kırpıp kaçmış âşık gibi heyecanla peşinden koşturup salıncaktan düşmüştüm. Kimsenin görmemiş olmasını umdum. Gururumdan ses çıkarmayarak ve her adımda dizlerimin sızlamasına aldırmayarak uçurtmaya yetişmeye çalıştım. İpini yakaladığımda hızlı bir düşüşe geçti. Ellerimde duran, yırtık pırtık ruhum ve rengi solmuş canlılığımdı. Çocukluğumu salıncakta unutmuştum. Aslında tüm amacım sadece kapı aralığından şöyle bir bakmaktı dünyaya meraktan. Neler olduğunu anlamadan kendimi dünyada buldum.

Sorumluluklarım çağırıyordu uzaktan. Koştum. Bacaklarımı hissetmeyinceye kadar sorumluluklarıma doğru koştum. Salıncakta unuttuğum çocukluğuma nefretimi kusarken, hızımdan etrafa saçılan nefretimin ruhumu kirletmesine aldırış edemedim. Durduğumda mutluydum. Evet, tüm amacım sadece kapı aralığından şöyle bir bakmaktı dünyaya meraktan. Bıraktım ama kaçmayı. Evim olmuştu burası.

Dedim ya, tüm amacım sadece kapı aralığından şöyle bir bakmaktı dünyaya meraktan. İzledim bir süre sadece. Yine beni çağırıyordu hayat. Koş demişti üstelik bu sefer. Koş, yetişmelisin! Anne sözü dinlemeyen ufak bir çocuğun suçluluğu ve yüz kızarıklığıyla durdum yerimde sadece. Yorulmuştum onca koşuşturmacadan. Tüm amacım sadece kapı aralığından şöyle bir bakmaktı dünyaya meraktan.

Eşikten sızan çocukluğum cezbetmişti beni en çok. Geri döndüm o eskimiş parka. Orada duruyordu işte. Salıncakta bıraktığım gibi… Annesini kaybetmiş bir ufaklığın korkusu ve çaresizliği vardı gözlerinde. Ve çocuğunu yitirmiş bir annenin korkusu ve bulmuş olmanın sevinci ile karışık gözyaşları gözlerimde.

Aslında tüm amacım sadece kapı aralığından şöyle bir bakmaktı dünyaya meraktan. Ama kalmalıydım. Unutmuştum çünkü kapının ardını, geri döndüğümde ne olacağını ve beni nasıl karşılayacaklarını. Yaşamın çağrısına kulak verdim tekrar. Gidebilirdim artık, ama koşmayacaktım. Bırakmayacaktım çocukluğumu o salıncakta yalnız başına tekrar. Düşemezdim. Düşmemeliydim. Yolumun üstündeki taşları görmemişim. Tökezledim ve yerle buluşuşu dizlerimin bir yara daha açtı ruhumda. Kalkamadım ama bu sefer. Hayatımı bırakmıştım çünkü o malum salıncakta.

Biliyorum tüm amacım sadece kapı aralığından şöyle bir bakmaktı dünyaya meraktan. Alışmıştım ama kapı aralığından sızan o ışığa. Kapı birden suratıma kapandığında hatırlayabildim ancak amacımı tekrar. Baktım evet o aralıktan dünyaya. Girdim bile içine üstelik. Çıkamadım ama, çıkarıldım…

Tüm amacım sadece kapı aralığından şöyle bir bakmaktı aslında dünyaya meraktan.

Düşmeseydim belki o salıncaktan…



Alıntı..

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 366
favori
like
share