Kastabala



Ceyhan Nehri'nin Aslantaş Barajı ile Hemite köyü arasındaki bölümü, adını Kastabala antik kentinden alıyor. Buradaki Kırmıtlı Sulak Alanı, Mart 2007'de kuş cenneti ilan edildi. Alanın en önemli özelliği yalıçapkını, İzmir yalıçapkını ve alaca yalıçapkını kuşlarının Türkiye'de bir arada gözlemlenebildiği tek yer olması. Osmaniye'ye 15 kilometre uzaklıktaki Kırmıtlı beldesi ziyaretçileri meyve bahçeleriyle karşılıyor. Yaşar Kemal'in köyü de 5 kilometre ileride, kuş cennetinden görünen kalesiyle meşhur Hemite. Kastabala antik kentinin bitişiğine kurulmak istenen çimento fabrikası hem kuş cennetini, hem de antik kenti tehdit ediyor. ÇED onayı verilmiş çimento fabrikası için yürütmenin durdurulması amacıyla açılan dava sürüyor.

Kemikli Burnu



Saros Körfezi'nin güney ucundaki Büyük ve Küçük Kemikli burunları arasındaki Suvla Koyu güzel kumullarla kaplı. Gelibolu Eceabat arasında yol Gelibolu Tarihi Milli Parkı'na dönüyor. Yol üzerindeki Büyükanafartalar köyünden Büyük Kemikli Burnu'na ulaşılıyor. Burunda bakteri etkisiyle değişime uğrayan kumtaşları yükseliyor. Bu doğal oluşumlar jeolojik miras alanı adayı kabul ediliyor. Burundan deniz fenerine kolayca ulaşım sağlayan bir yol mevcut. Burası aynı zamanda bir balıkçı limanı. Büyük Kemikli Burnu'ndan Saros Körfezi'ne doğru kayalıklar üzerinden yapılan yolculuk muhteşem doğa manzaraları sunuyor. Alanda ayrıca kuşlar için önem taşıyan Tuzla Gölü bulunuyor.

Datça'nın Bükleri ( Muğla )



Datça Yarımadası burunlarla, koylarla bezeli; bükler bu kıyıları dantel gibi işliyor. Büklere karadan ciple ulaşılabiliyor. Yörenin ünlü bademleri Palamutbükü civarında yoğunlaşıyor. Badem ağaçlarının çiçek açtığı ocak ayı özellikle görülmeye değer. Yarımada ayrıca Knidos harabelerine ev sahipliği yapıyor. Datça Yarımadası'nın kuzeyinde haritada görülmeyen ancak arazi araçlarıyla ulaşılabilen küçük, sakin bükler var. Knidos'a giden yolda Yazıköy'de saf kekik balı bulunuyor. Datça hurması da Türkiye'deki en geniş yayılımını yarımadada, nem oranı yüksek Hurmalıbük ve Eksere vadilerinde gösteriyor.

Çığlıkara ( Antalya )



Elmalı'nın 16 kilometre güneyinde Çığlıkara Tabiatı Koruma Alanı; giriş kapılarından biri Avlan Gölü. Yaşı bini aşan anıtsal sedir ağaçları, Çığlıkara'nın en önemli hazineleri; dünyanın tek saf sedir ormanı da burada bulunuyor. Alanın diğer anıtsal varlıkları da kokulu ardıçlar. Yılkı atlarının hareketlendirdiği Çığlıkara vaşaktan kirpiye çok sayıda yaban hayvanı barındırıyor. Bu dağlık ormanlık alandan ağaçkakanların, şahinlerin, kartalların sesi eksik olmuyor. Çayırlık alanlar, dereler de Çığlıkara'ya eşsiz peyzaj güzellikleri kazandırıyor. Çığlıkara Tabiatı Koruma Alanı'nda kamp seçeneğinin dışında misafirhane de bulunuyor.

Salda Gölü ( Burdur )



Burdur'un, Yeşilova ilçesinin altı kilometre uzağında bulunuyor Salda Gölü. Batısı ve kuzeydoğusu dik ve kayalık, güneyi çayırlık, diğer kıyıları ise beyaz kumsallarla çevrili. Salda, 184 metreye varan derinliğiyle Türkiye'nin en derin göllerinden biri. Sudaki magnezyum fosfat, kıyıdaki taşlar üzerinde birikerek özgün yapılar oluşturuyor ama son yıllarda seviye düştüğü için bunlar açığa çıkıyor ve maalesef kuruyup dağılıyor. Beyaz kumsalların siyah kumlarla karıştığı noktalar özgün görüntüleriyle dikkat çekici. Yeşilova'nın Niyazlar köyünden ulaşılan gölün güneyindeki Radar Tepesi'nden göl manzarası seyredilebilir. Doğal sit alanı statüsüne 1989 yılında kavuşan Salda Gölü özellikle dikkuyrukların kışlama alanı.

Ermenek Çayı ( Karaman - Mersin )



Göksu Nehri'nin iki ana kolundan biri olan Ermenek Çayı, yolculuğuna Geyik Dağları'nda başlıyor. Karaman'ın Ermenek ilçesi sınırlarında Görmel Köprüsü'nü geçen çay, bu noktadan sonra derin ve sarp kanyonlara giriyor; doğa harikası Yerköprü Şelalesi'ne ulaşıyor. Çay boyunca, erozyonun kalkerli arazide yarattığı görkemli kaya oluşumları uzanıyor. Ermenek Çayı'nda ve Göksu'da suyun bol olduğu aylarda rafting yapılabiliyor. Karamanoğullarından kalan çok sayıda eserin bulunduğu yörede Dalisandes, Domitiopolis gibi antik kentler var. Ermenek ilçesinde Firan Kalesi, Maraspoli Mağarası, Ulu Cami gibi yerler de gezilebilir.

Seyhan Ceyhan Deltası ( Adana )



Seyhan Ceyhan Deltası'nı gezmek için Karataş ilçesi başlangıç noktası olarak seçilebilir. Buradan Tuzla Gölü ve Akyayan Lagünleri'ne kolayca ulaşılıyor. Alanın en doğusunda ise Yumurtalık Lagünleri bulunuyor. Burası Ceyhan Nehri'nin oluşturduğu, iç içe geçmiş, denizle bağlantılı çok sayıda lagünden oluşuyor. Bunların en önemlileri Çamlık ve Yelkoma gölleri. Bu göllerle Akdeniz arasındaki 500 metrelik alanda zakkum ve diğer çiçekli bitkilerle kaplı kumullar uzanıyor. Nisan mayıs aylarında çiçekler açınca rengârenk tablolar oluşuyor. Akyatan Gölü ile deniz arasındaki bölümde ise Türkiye'nin en yüksek kumulları var. Lagünlerde dalyan balıkçılığı da yapılıyor. Türkiye'de yaşayan flamingolar ve diğer sukuşları soğuk dönemlerde deltadaki lagünlere göç ediyor.

Küre Dağları ( Kastamonu - Bartın )



Avrupa'da acilen korunması gereken '100 Sıcak Nokta'dan biri olan Küre Dağları'nın batısı milli park statüsüne sahip. Su kaynakları bol, yemyeşil, yaban hayatı zengin bu dağlar mağaralar, kanyonlar, derin geçitler açısından da Türkiye'nin en şanslı alanlarından biri. Nemli karstik ormanlara sahip Küre Dağları'nda binin üzerinde bitki türü bulunuyor; 40'tan fazla memeli türü, 120'den fazla kuş türü burada yaşıyor. Pınarbaşı'na bağlı Muratbaşı köyündeki Valla Kanyonu, etekleri göknarlarla kaplı Yaralıgöz Dağı, Kerte köyünün Kokurdan Yaylası dağların hazineleri arasında. Köyler ise geleneksel mimari dokuyu hâlâ yaşatıyor. Kastamonu, Bartın, Sinop illerine yayılan Küre Dağları'nın kuzeyinde, Karadeniz kıyılarının gözde tatil merkezleri sıralanıyor.

Erfelek Şelaleleri ( Sinop )



Erfelek ilçe merkezinin yaklaşık 15 kilometre güneyinde Şamı Şelaleleri'nin aktığı vadi, irili ufaklı 30'a yakın şelale barındırıyor. Yedibasamak, Yeşilmerdiven, Saçaklısu, Birincigöze, Değirmenaltı, Saklıseki, Belikliduvar, Deliktaş, Mavigöl bunların bir kısmı. Şamı Vadisi kayın, ıhlamur, gürgen ve meşe ağaçlarından oluşan ormanlarla çevrili. Bazı şelaleler döküldükleri noktada dört beş metre derinliğinde gölcükler oluşturuyor. Erfelek Barajı'na giden yol izlenerek şelalelerin bulunduğu vadiye ulaşılıyor. Patikalardan Değirmen mevkiine varılana kadar şelalelerin yarısı görülüyor. Buradan sonra rota zorlaşıyor, yola teknik malzeme ve rehberle devam etmek gerekiyor. Şelale bölgesinde ve yaylalarda kamp kurulabiliyor.

Maçahel ( Artvin )



Borçka'ya bağlı Camili beldesi, eski adıyla Maçahel ve çevresindeki köylerin (Düzenli, Efeler, Kayalar, Maral, Uğur) doğal güzellikleri bozulmadan duruyor. Vadiye ulaşım, THY'nin Batum'u iç hat seferlerine dahil etmesiyle kolaylaştı. Maçahel'e yolculuk Borçka'dan başlıyor. Mola noktalarından Karagöl'ün birkaç kilometre ilerisinde sıra dışı bir orman uzanıyor. Heyelanla aşağı inen kayaların her birinin üzerinde tek bir ağaç var. Ağacın kökleri kayayı sararak kendi toprağını kendi üretiyor ve büyümeyi başarıyor. Karagöl'den araçla bir buçuk saatlik yolculukla Camili köyüne varılıyor; köyde konaklama seçenekleri mevcut. Maçahel'de birçok şelale var ama çoğuna ulaşmak için oldukça zorlu yolculuklar yapmak gerek. Maral Şelalesi'ne de ulaşım zor. Şelaleye dik bir eğimden iniliyor, iki yerde de merdiven kullanılıyor. Ama şelale tüm yorgunluğu unutturacak güzellikte.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1327
favori
like
share