Peki biz ne oynuyoruz?

İngiliz takımları son dönemde Şampiyonlar Ligi´ni domine etti. 2004´ten sonraki her finale bir ekip çıkardılar. Bu yıl da belki geçen sezonki gibi Roma Olimpico´daki dev randevuda Ada´yı 2 takımla temsil edecekler.



UEFA bile İngilizler’in bu performansından rahatsız. Şu anda onlara direnebilecek tek umut Barcelona... Ancak Premier Lig’in kalitesi ve kulüpler arasındaki müthiş rekabet göz önüne alındığında Devler Ligi’ndeki başarının bunun bir yansıması olduğu görülebilir. 4-4’lük Chelsea-Liverpool maçında izleyiciler, hem futbola hem gole doymuştu. Bu iki takım da sezon başına neredeyse 60’ın üzerinde resmi karşılaşmaya çıkıyor. Yine 3 gün dinlenme fırsatı bulamayan iki ekibin mücadelesinde Liverpool, Arsenal ile evinde 4-4 berabere kalıp, Manchester United’ın zirveye koyduğu ambargoyu delme yolunda avantaj kaybetti. Ama sahadaki tempo ve mücadele görülmeye değerdi.

Arsenal korner atmadan 4 gol attı...
Ekran başındakiler görüntüyü takip etmekte zorlandı. Benayoun ile Torres’in ikişer golüne konuk ekip Arsenal, Arshavin’in 4 golüyle cevap verdi. 11 milyon Pound’a Londra ekibine geldikten sonra çıktığı ilk maçta “Ben kariyerimde böyle tempolu oynamadım, sahaya kusacaktım” diyen ‘Rus Pele’ de artık özgüvenini kazanmış: “Bu daha başlangıç...” Liverpool yüzde 73.3, Arsenal yüzde 72.5 pas oranıyla oynadı. İlginç olan Arsenal’in korner atmadan rakip ağları 4 kez sarsmasıydı. Benitez hâlâ takımının şampiyon olacağına inanıyor. Maçın ardından işte bunlar taştı... Aklımızda ise ister istemez bir soru kaldı: Onlar futbol oynuyorsa, bizimkilerin oynadığı ne?

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 245
favori
like
share