Mağaracılık Sporu - Mağaracılık Sporu Nedir - Mağaracılık Sporu Terihi - Mağaracılık Sporu Nasıl Yapılır


Mağara, yüzeyle bağlantısı olan en az bir insanın sürünerek girebilmesine olanak verecek genişlik ve yüksekliğe sahip olan yeraltı boşluklarıdır.

Mağaraların araştırılması ve incelenmesi ilgilenilen bilim ve spor dalıdır. Mağara Bilimi(Speleoloji), sporla bilimin iç içe olduğu yegâne doğa sporudur.

Bünyesinde yürüyüş, kampçılık ve ip inişi gibi birçok sportif alanı; ölçüm, haritalama gibi uzmanlık alanlarını; jeoloji, hidrojeoloji, biyoloji gibi bilim dallarını barındırır.

Türkiye, mağaralar açısından dünyanın en zengin ülkelerinden birisi olmasına rağmen araştırmalara geç başlanmıştır. Yaklaşık olarak 40.000 tane olduğu düşünen Türkiye Mağaralarının çoğunluğu, Orta ve Doğu Toroslar ile Batı Karadeniz bölgesinde yer almaktadır.

Türkiye'de bilinen ilk mağara araştırması 1927 yılında Raymond Hovasse tarafından İstanbul Yarımburgaz Mağarası'nda mağara canlıları üzerinde yapılan çalışma olmasına rağmen, ekip olarak ciddi anlamda ilk çalışma 1955'te Temuçin Aygen ve arkadaşları tarafından Konya Maraspoli Mağarası'nda yapılmıştır.

Mağaracılık Nasıl Yapılır :

Mağaracılık yatay ve dikey mağaracılık olmak üzere iki çeşit mağarada yapılır.

Yatay mağaralara girebilmek için aydınlatma araçlarını kullanmayı bilmek yeterlidir. Mağarada yaygın olarak kullanılan aydınlatma sistemi "Karpit Lambası"dır. Karpit Lambası, karpit taşını ile bunun üzerine kontrol edilebilen bir miktarda damlatılan suyun tepkimeye girmesi sonucu açığa çıkan asetilen gazının yakılmasıyla çalışır. Gazın alevi oldukça geniş bir alanı aydınlatır. Bir dolumluk karpit ortalama 6 saat boyunca ışık verir.

Dikey mağaralara girebilmek için ise SRT (Single Rope Techniques) adı verilen ve ipin üzerinde inip çıkabilmenizi sağlayan bir tekniği öğrenmek gereklidir.

Mağarada güvenlik her şeyden önce gelir. Bu nedenle bir tondan fazla ağırlık çeken ipler, bolt adı verilen özel çiviler ve karabin adı verilen halkalarla mağaranın mermer duvarına sabitlenir.

Mağara duvarına yerleştirilen bolt ve karabinlere istasyon adı verilir. Mağaracının en çok risk altında olduğu yerlerden biri istasyondur. Özel emniyet kemeri ve aletlerle ipe bağlanan mağaracı istasyonları geçerek iner ya da çıkar.

İstasyon geçişi sırasında ipten ayrılan mağaracı yerden metrelerce yüksekte karanlığın ortasında "göbek bağı" adı verilen bir iple güvenliğini sağlar. İp üzerinde yukarı yönde ilerleyen ve el ile göğüs üzerine takılan "jumar" adı verilen sistem kullanılır.

İstasyon geçerken Jumar’ın içindeki ip yuvasından çıkarılır, istasyon geçtikten sonra ip yerine yerleştirilir.

Mağarada bizi bekleyen tehlikelerin başında, sel basması, kaya düşmesi, düşmeler, sıkışma, kaybolma, ışık yetersizliğinden kaynaklanan problemler ve hipotermidir. Ancak, yeterli eğitim ve uygun malzeme ile yapıldığında mağaracılık, diğer doğa sporlarından çok daha az risklidir.


Mağaracılık Malzemeleri :

A) Baret ve aydınlatma malzemeleri :
Baret başı, tavana ve duvarlara çarpıp incinmekten ve düşen kayalardan koruyan malzemedir.

Mağaralar tamamen karanlık olduğu için ışık çok önemlidir. Her mağaracı en az iki, tercihen üç ışık kaynağı taşımalıdır.

Tırmanırken veya sürünürken ellerin serbest olabilmesi için bu ışıklardan biri barete monte edilmiş olmalıdır.

Bu basit ışık kaynağının yanında el feneri, kibrit, mum gibi yedek ışık kaynakları mutlaka olmalıdır.

Mağaralarda genellikle karpit lambası tercih edilmektedir.

B) Mağara Tulumu :
Mağaracılar, hem vücut ısısını daha iyi yalıttığından, hem de çeşitli durumlarda belin açılmasını önlediğinden tulum tipi kıyafetleri tercih ederler.

1- İç Tulum :
Mağaracının vücuduyla temas halinde olan tulumdur. Genellikle vücut ısısını iyi yalıtan ve ıslandığında çabuk kuruyan polar kumaştan yapılanlar kullanılır.

Bunun dışında çok soğuk koşullar için peluş kumaştan yapılanlarda vardır.

2- Dış Tulum :
İç tulumun üzerine giyilen, suya, sürtünmeye ve yırtılmaya karşı dayanıklı malzemeden yapılan tulumdur.

C) Bot-Çizme :
Mağara içinde ayak bileğini saracak, mümkün olmadığı kadar su geçirmeyecek,ayakların hava almasını sağlayacak, tabanı yumuşak olmayan ve kaymayı önleyecek şekilde tasarlanmış botlar ve çizmeler tercih edilmelidir.

D) Mağara Çantası :


Türkiye'deki Mağaralar :

Mağara oluşumları bakımından önemli bir jeolojik-jeomorfolojik nitelik olan karstlaşma (karstik alanlar) ülkemizde Toroslar, Orta Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Trakya ve kuzeybatı Anadolu bölgelerinde büyüklü-küçüklü binlerce mağara oluşumlarına neden olmuştur.

Türkiye'de görülmeye değer, hatta dünya literatürüne geçmiş mağaralar mevcut olup bunların bazıları şunlardır :

1- Adana - Aladağ Meydan Bığbığ Mağarası, Feke ilçesinde Göksu Irmağının oluşturduğu vadi ise kanyon turizmine uygun alanlardır.

2- Antalya Damlataş Mağarası (Alanya) - Astım hastalığına iyi gelmektedir.

3- Karain Mağarası - Türkiye'nin en büyük doğal mağaralarındandır.

4- Derya Mağarası - Dikey bir mağaradır.

5- Beldibi Mağarası - Mağarada mezolatik kültürleri içeren 6 tabaka tespit edilmiştir.

6- Sırtlanini Mağarası - Afrodisias harabelerine yakındır.

7- Amasya Aynalı Mağara - Amasya'da, mağaraların en önemlisi; krallara ait olan "Aynalı Mağara"dır.

8- Aslanlı (Yaren) Mağarası - Kuşadası'na yakın olan bu mağara bölgede ünlüdür.

9- Burdur'da İnsuyu Mağarası - Toplam 597 m. uzunluğundadır.

10- Elazığ'da Buzluk Mağarası - Hava sirkülasyonu sayesinde Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında buzdan sarkıt ve dikitler oluşmaktadır.

11- Gümüşhane - Karaca Mağarası - İlginç oluşumlara sahiptir. Sarkıt, dikit, bayrak, org desenli duvar, çiçek, inci vs., bunlar çok değişik renklerdedir.

12- Karaman'da Manazan Mağaları (Taşkale) - 20 dolayında odadan oluşan Bizans dönemine ait bir yerleşme yeridir. Mağarada bulunan mezarlıkta günümüze kadar organik yönden bozulmadan kalmış cesetler vardır.

13- Kastamonu Ilgarini (Ilvarini) Mağarası - FAO tarafında dünyanın 4. büyük mağarası ve doğa, dünya ölçeğinde bulunmuştur.

Kastamonu Pınarbaşı ilçesi sınırlarında kalan mağara gerek oluşumu, gerekse taşıdığı tarihsel kalıntılar bakımından büyük önem arz etmektedir. Sorkun yaylasının uzantısında yer alan mağaranın denizden yüksekliği 1250 metredir.

Dünyanın 4. büyük mağarası olan Ilgarini 3. ve 4. zamanda oluşmuştur. Yaklaşık 200 yıllık bir zaman diliminde oluşan mağara tabii bir kayalık içinde 800 metre uzunluğa sahiptir. Mağaranın içinde 1 milyon yıllık sarkıt ve dikitler bulunmaktadır.

Aynı mağara içinde Roma ve Bizans dönemine ait mezar ve dini yapı kalıntıları vardır.

14- Kütahya Frig Vadisi Mağaraları - M.Ö. 500-600 yıllarında kayaların elle oyulmasıyla yapılmıştır.

15- İnli Köy Mağaraları (Sabuncupınar) - Bizans devrinden kalma, kayalar üzerine oyulmuş mezarlar olduğu sanılmaktadır.

16- Isparta Zindan Mağarası - Aksu İlçesine 1 km. uzaklıktadır. 752 m. uzunluğunda, yatay ve yarı aktif bir mağara görünümündedir.

17- Ayı İni Mağarası - Sultan Dağlarının güney yamacındadır. İçerisinde sarkıtlar, dikitler ve sarnıçlar bulunur.

18- Ashab-ı Kehf Mağarası - Hıristiyan ve Müslümanlarca kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul edilmektedir.

19- Çukurpınar Düdeni Mağarası (Anamur) - Türkiye'nin en büyük mağarasıdır.

20- Köşekbükü Mağarası (Anamur) - Astımlı hastalar şifa bulmaktadır.

21- Cennet Obruk Mağarası (Silifke) - Mersin'de en çok ilgi çeken doğal oluşumlardan biridir.

22- Narlıkuyu Mağarası (Silifke) - Geniş salonları vardır.

23- Tokat'da Ballıca Mağarası (Pazar) - Dünyanın 8. harikası denilebilir.

24- Zonguldak'da Gökgöl Mağarası - Son derece zengin ve güzel oluşumlar mevcuttur.

25- Cehennemağzı Mağarası (Ereğli) - İlk önce doğal olan mağara, daha sonra insanlar tarafından şekillendirilmiştir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 621
favori
like
share