Güneşi sağ elime, ay’ı sol elime verseniz dahi, davamdan vazgeçmem. HZ. MUHAMMED (S.A.V.)


Kararsızlık ve belirsizlik, aynı bağlam içinde düşünülebilecek yakın anlamlı iki sözcüktür. Benzer durumları ifade ederler. Ancak ortak manâ, asla karamsarlık değildir.
Yani, herhangi bir işte başarı kazanamamanın getirdiği hava değil.

Kararsızlık, bir eylemi, düşünceye gelen bir aksiyonu ortaya koyma esnasında ister bir anlık, isterse uzun süreli olsun, insanı bloke edip adeta bitkisel hayata sokar. Bu duruma girildiğinde konunun basit ya da zor olması fark etmeyecek, hiçbir bir kıpırdama olmayacak ve bir çeşit şok yaşanacaktır.
Kararsızlığın getirdiği bir sürü “acaba”, kişiyi başka bir boyuta sürükleyecek, kuşkulu, evhamlı bir insan hüviyetine sokacaktır. İşin ilginç tarafı , o ana dek doğru yaptığı bir işi dahi berbat gibi göstermeye yetecektir.

Düşünce dünyasındaki belirsizliğin / kararsızlığın, sonraki aşamalarda vahim bir hal almamasıdır.

Dün methiyesi yapılan, anlatıla anlatıla bitirilemeyen bir birey veya serüvene bugün farklı açılardan bakılıyorsa, sonuçta toplum karamsarlığa itilecektir.

Belirsizlik, kişisel hayatımızın her karesinde kendini gösteren bu durum, bazen kısa bir, bazen de çok daha uzun süreler devam etmektedir. Tam bir işkence olan belirsizlik, alternatifi sayabileceğimiz özgüven duygusunu yok ettiği gibi, insanın toplum içinde de pasif ve istikrarsız kalmasına,
“ bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın ” mantığı ile hareket etmesine de sebep olur. Açıkça görülür ki, kararsız insan toplum için azap kaynağıdır. Bunca evrenselliğin yanında, maalesef yanlı olan ve ancak arkadan itmeyle yapılabilen her iş, kararsızlığın eseri olarak ortaya çıkar.

Bu bakımdan birey, konu ne olursa olsun, ne istediğini çok iyi bilmelidir. Söylediği şey, düşündüğü ve istediği ile aynı olmalıdır. Onun doğru olduğuna kendini inandırmalıdır. Her şeyden önce, olanı ciddiye almalı, olması gerektiğini de kesin olarak bilmelidir. Bir yönde “ sonuna kadar gidebilmek için” kendine gereken referansı vermekte tereddüt etmemelidir. Şayet bu mümkün değilse, eğilim ve gerçek içerikler sahteleşir, en azından talîleşir.

Belirsiz olanın, istikrarı yakalayamayanın bir problemi çözmesi beklenemez. Zira, donuklaşan beyin hücrelerinin karar verme yetisini kendi kendine önlemiştir. Bu nitelikteki insanların olayları okuyabilmesi, geniş plânda düşünebilmesi, basiretlerinin de kapalı oluşu nedeniyle mümkün görülmemektedir.
Atak olmanın yolu, beyinde hasıl olan ve kaos yaratan bu durumu gidererek, karar verme aşamasında şuurlu, seviyeli tercihleri yakalayabilmektir.

Bugün toplumumuz her yönü ile tam bir kararsızlık / belirsizlik içinde yaşamaktadır. Bunun belirtileri , ekonomik koşullardan, etik anlayışa ve mistik alana kadar değişik konulardaki yaklaşımlarda görülmektedir.

Hayatın çok kısa olduğunu göz önüne getirdiğinizde, insanı kilitleyen bu faktörün yaşamımızda ne kadar uzun bir süreyi kapladığını acaba hiç düşündünüz mü?
Ölüm ile kalım sarmaş dolaş; bilinmeyenlerden oluşan ve benliğimizi kuşatan belirsizlik, bir işkence aleti gibi bilincimizi kıskaca alıyor.
Bu nedenle, iyi ya da kötü, belirsizlik döneminden bir an önce sıyrılmalıyız.

Kendimize vesvese üretmemeliyiz.Olan vesveseyide iç dünyamızda öldürmeliyiz.Yoksa o bizi bir kurt gibi kemire kemire yer,bitirir.

Karar vermek kadar bu kararlara sadık kalmak da önemlidir. Her dakika fikir değiştirirsek bilinçaltı ne yapacağını bilmez.

Bilinçaltınıza "Şimdi bir karar veriyorum" deyin bu karar,kararvermeyi ertelemek de olabilir,en azından bu duruma karar vermiş olursunuz. Yaya geçitindesiniz.Kırmızı beklemek zorundasınız. Yeşil ışık yandığında gitmeye hazır olmalıyız.

Unutmayalımki; Kararlılık da bir duygudur. Kendinizi huzursuz ve güvensiz hissetmekten vazgeçin. Her problemin bir cözümü olduğunu ve bu çözümleri, yanıtları bulabileceğinizi bilin. Hayat sabah uyandığımız zamandan akşam uyuyana kadar yaptığımız seçimlerden ibarettir. Hayata nasıl yaklaşacağımız bize bağlıdır. Sadece kendini yönetme yöntemiyle hayatımıza hakim olabiliriz.



Kararsızlık Üzerine Sözler

-Felaket içinde karar verebilmek yarı kurtuluştur.

-Akıllı kişiler kararlarını aceleyle değil, düşünüp taşınarak verirler.

-Bilgi insanı kuşkudan, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak da korkudan kurtarır.

-Bir girişimde bulunacaksanız, kararsızlık kapılarını kapatın.

-Bir konu hakkında karar vermeden önce başkalarının da öğütlerine kulak vermek gerekir.

-Çok düşünen kararsızdır.

-Felaket içinde karar verebilmek yarı kurtuluştur.

-Kararda duygusallığın yeri olursa hata payı artar.Kararda duygusallığın yeri yoktur.

-Kararlılık keskin bir bıçağa benzer, keskin ve düzgün keser. Kararsızlık ise kör bir bıçak gibidir, kestiği her şeyi parçalar ve yırtar.

-Kararsızlık en büyük hastalıktır.

-Kararsızlık mücadeleden kaçmak demektir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 5664
favori
like
share
Sylar Tarih: 28.04.2009 17:22
Bazen aşırı derecede kararsızlık yaşıyorum. Bu cidden insanı fena bir şekilde etkiliyor.
Hiçbirşeye adapte olamıyorsunuz.
Terakkiperver Tarih: 25.04.2009 03:11
Güneşi sağ elime, ay’ı sol elime verseniz dahi, davamdan vazgeçmem. HZ. MUHAMMED (S.A.V.)


Kararsızlık ve belirsizlik, aynı bağlam içinde düşünülebilecek yakın anlamlı iki sözcüktür. Benzer durumları ifade ederler. Ancak ortak manâ, asla karamsarlık değildir.
Yani, herhangi bir işte başarı kazanamamanın getirdiği hava değil.

Kararsızlık, bir eylemi, düşünceye gelen bir aksiyonu ortaya koyma esnasında ister bir anlık, isterse uzun süreli olsun, insanı bloke edip adeta bitkisel hayata sokar. Bu duruma girildiğinde konunun basit ya da zor olması fark etmeyecek, hiçbir bir kıpırdama olmayacak ve bir çeşit şok yaşanacaktır.
Kararsızlığın getirdiği bir sürü “acaba”, kişiyi başka bir boyuta sürükleyecek, kuşkulu, evhamlı bir insan hüviyetine sokacaktır. İşin ilginç tarafı , o ana dek doğru yaptığı bir işi dahi berbat gibi göstermeye yetecektir.

Düşünce dünyasındaki belirsizliğin / kararsızlığın, sonraki aşamalarda vahim bir hal almamasıdır.

Dün methiyesi yapılan, anlatıla anlatıla bitirilemeyen bir birey veya serüvene bugün farklı açılardan bakılıyorsa, sonuçta toplum karamsarlığa itilecektir.

Belirsizlik, kişisel hayatımızın her karesinde kendini gösteren bu durum, bazen kısa bir, bazen de çok daha uzun süreler devam etmektedir. Tam bir işkence olan belirsizlik, alternatifi sayabileceğimiz özgüven duygusunu yok ettiği gibi, insanın toplum içinde de pasif ve istikrarsız kalmasına,
“ bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın ” mantığı ile hareket etmesine de sebep olur. Açıkça görülür ki, kararsız insan toplum için azap kaynağıdır. Bunca evrenselliğin yanında, maalesef yanlı olan ve ancak arkadan itmeyle yapılabilen her iş, kararsızlığın eseri olarak ortaya çıkar.

Bu bakımdan birey, konu ne olursa olsun, ne istediğini çok iyi bilmelidir. Söylediği şey, düşündüğü ve istediği ile aynı olmalıdır. Onun doğru olduğuna kendini inandırmalıdır. Her şeyden önce, olanı ciddiye almalı, olması gerektiğini de kesin olarak bilmelidir. Bir yönde “ sonuna kadar gidebilmek için” kendine gereken referansı vermekte tereddüt etmemelidir. Şayet bu mümkün değilse, eğilim ve gerçek içerikler sahteleşir, en azından talîleşir.

Belirsiz olanın, istikrarı yakalayamayanın bir problemi çözmesi beklenemez. Zira, donuklaşan beyin hücrelerinin karar verme yetisini kendi kendine önlemiştir. Bu nitelikteki insanların olayları okuyabilmesi, geniş plânda düşünebilmesi, basiretlerinin de kapalı oluşu nedeniyle mümkün görülmemektedir.
Atak olmanın yolu, beyinde hasıl olan ve kaos yaratan bu durumu gidererek, karar verme aşamasında şuurlu, seviyeli tercihleri yakalayabilmektir.

Bugün toplumumuz her yönü ile tam bir kararsızlık / belirsizlik içinde yaşamaktadır. Bunun belirtileri , ekonomik koşullardan, etik anlayışa ve mistik alana kadar değişik konulardaki yaklaşımlarda görülmektedir.

Hayatın çok kısa olduğunu göz önüne getirdiğinizde, insanı kilitleyen bu faktörün yaşamımızda ne kadar uzun bir süreyi kapladığını acaba hiç düşündünüz mü?
Ölüm ile kalım sarmaş dolaş; bilinmeyenlerden oluşan ve benliğimizi kuşatan belirsizlik, bir işkence aleti gibi bilincimizi kıskaca alıyor.
Bu nedenle, iyi ya da kötü, belirsizlik döneminden bir an önce sıyrılmalıyız.

Kendimize vesvese üretmemeliyiz.Olan vesveseyide iç dünyamızda öldürmeliyiz.Yoksa o bizi bir kurt gibi kemire kemire yer,bitirir.

Karar vermek kadar bu kararlara sadık kalmak da önemlidir. Her dakika fikir değiştirirsek bilinçaltı ne yapacağını bilmez.

Bilinçaltınıza "Şimdi bir karar veriyorum" deyin bu karar,kararvermeyi ertelemek de olabilir,en azından bu duruma karar vermiş olursunuz. Yaya geçitindesiniz.Kırmızı beklemek zorundasınız. Yeşil ışık yandığında gitmeye hazır olmalıyız.

Unutmayalımki; Kararlılık da bir duygudur. Kendinizi huzursuz ve güvensiz hissetmekten vazgeçin. Her problemin bir cözümü olduğunu ve bu çözümleri, yanıtları bulabileceğinizi bilin. Hayat sabah uyandığımız zamandan akşam uyuyana kadar yaptığımız seçimlerden ibarettir. Hayata nasıl yaklaşacağımız bize bağlıdır. Sadece kendini yönetme yöntemiyle hayatımıza hakim olabiliriz.



Kararsızlık Üzerine Sözler

-Felaket içinde karar verebilmek yarı kurtuluştur.

-Akıllı kişiler kararlarını aceleyle değil, düşünüp taşınarak verirler.

-Bilgi insanı kuşkudan, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak da korkudan kurtarır.

-Bir girişimde bulunacaksanız, kararsızlık kapılarını kapatın.

-Bir konu hakkında karar vermeden önce başkalarının da öğütlerine kulak vermek gerekir.

-Çok düşünen kararsızdır.

-Felaket içinde karar verebilmek yarı kurtuluştur.

-Kararda duygusallığın yeri olursa hata payı artar.Kararda duygusallığın yeri yoktur.

-Kararlılık keskin bir bıçağa benzer, keskin ve düzgün keser. Kararsızlık ise kör bir bıçak gibidir, kestiği her şeyi parçalar ve yırtar.

-Kararsızlık en büyük hastalıktır.

-Kararsızlık mücadeleden kaçmak demektir.