Türkiye karşıtı olduğu kendi söylemleriyle sabit olan Mehmet Ali Talatın Cumhurbaşkanı olması AKP son anda bir dönüş yapmazsa- kesindir. Böylece KKTC Devleti Rum yanlılarınca tam anlamıyla içerden kuşatma altına alınmış olacaktır. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, iki Bakanlık dışında bütün hükümet ve Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı konumu anlamına gelen Meclis Başkanlığı Rum yanlısı zihniyetin eline geçmiş olacaktır.

Bu duruma gelinmesindeki başlıca etkenlerse Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olmak sıfatıyla AKPnin Rum yanlılarına verdiği yoğun destek, Rum yanlılarının Rum-Yunan, İngiliz, AB, ABD fonlarıyla semirtilmişlikleri, İngiliz kafalı sahte milliyetçi seçkincilerin bunca yıldır yaptıkları yanlışlar& olarak sıralanmaktadır.

Türkiye bugüne dek uyutulmuştur, uyutulmak istenmiştir. İngiliz kafalı sahte milliyetçi seçkinciler, Türkiyeden gelen paraları kendi aralarında üleşmeye dönük kurdukları düzeneği işletebilmek için Türkiye kökenli KKTC vatandaşlarına yaptıkları zenci muamelesini gizlemişler; Anavatan edebiyatı yaparak şehit-ezan demagojileriyle Türkiyeden para almayı sürdürerek kendi aşağılık çıkarları uğruna alçakça Türkiyeyi sömüredurmuşlardır. Türkiyenin verdiği paralar, sırtladığı uluslararası yük Kıbrıstan Türkiyeye minnet ve şükran duyguları yerine en ağır küfürler olarak geri dönmüştür. Statüko statüko denilense işte bu kirli rant çarkıdır.

Bu işleri temizlemenin yoluysa AKP hükümetinin Kıbrıs politikasının mimarı olan Başbakanlık Başdanışmanı Ahmet Davutoğlunun söylediği gibi Kuzey Kıbrısı verip kurtulmak değil Rum yanlısı soysuzları ve Anavatan sömürgenliğine soyunmuş İngiliz kafalı sahte milliyetçileri bertaraf ederek Türkiye Türklerinden özünde hiçbir farkı olmayan Kıbrıs Türk halkıyla aradaki köprülerin sağlamlaştırılmasıdır.

Kıbrısta bu durumlara gelinmesinin baş müsebbipleriyse İngiliz kafalı sahte milliyetçilerdir. Çünkü Türkiye, bunlara bakarak Kıbrısta işlerin yolunda gittiği sanrısı içinde uyurken Rum yanlısı satılmış zihniyet alttan alta faaliyetlerini yürütmüş ve bugün gelinen noktadaysa artık göz önüne çıkmışlar ve KKTC Devletini tümden ele geçirmişlerdir. Kendi aşağılık çıkarları uğruna gerçekleri Anavatandan gizleyen İngiliz hizmetkarları tarih önünde çok ağır vebal altındadırlar. Rum yanlıları her tavırlarıyla kendilerini belli ettiklerinden asıl tehlike; vatansever kılığına bürünmüş bu sahte milliyetçi, İngiliz tarzı kahpe siyasetlerini her daim sürdüren soysuz zihniyetten kaynaklanmaktadır. Bunlara karşı uyanık olunmalıdır.

KKTCde durum vahimdir. Bunu bunca yıldır gizlemenin Rum yanlılarına hizmet etmek olduğu gün gibi ortaya çıkmıştır. Durum vahimdir ve alınacak önlemler de bu vahamete uygun olmak zorundadır. Türkiye artık inisiyatifi ele almak zorundadır. Yoksa bu mesele kangren olma noktasına çok yaklaşmıştır. Türkiye inisiyatifi tamamen eline almalı ve KKTCnin bünyesine yayılmış Rum yanlılarını ve İngiliz kafalı sahte milliyetçileri bir an önce etkisizleştirerek Türkiye Türklüğünden bir zerre farkı olmayan asil ve şerefli gerçek Kıbrıs Türklerinin yolunu açmalıdır.

Bu vatan parçasında hem Türkiyenin hem KKTCnin hatalarından dolayı oluşup çok ağırlaşmış sorunlar var diye Verelim gitsin. diyenlerin de, sonu sopu ne olacağı hiç belli olmayan, kaç yıl süreceği bilinmeyen AB sürecinin aptalca sevdası içine düşüp KKTCyi satmaya kalkışanların da kan, ruh, vicdan ve beyinlerinin ne olduğu herkesçe malumdur.

KKTC altı üstü 150 binlik bir minik toplumdur. Çok hızlı biçimde dönüştürülebilmekte, çok çabuk etki altında kalabilmektedir. Soros Vakfının, Rum-Yunan, İngiliz kiliseleri destekli misyonerlik faaliyetlerinin, Rum kafalı satılmışların yıllar yılı köstebek yuvalarında teşkilatlanmalarının üstüne gelen AKP desteği sonucu işler bu duruma nasıl geldiyse bu sorunları öyle de düzeltmek mümkündür.

KKTC seçimleri formalitedir. Türkiye hükümeti kimi işaret ederse onun seçileceğini kısa pantolonlarıyla sokakta oynayan çocuklar bile bilir. Türkiye ne yöne ışık yakarsa Kıbrıs Türk toplumu oraya gitmektedir. Bu bağlamda Helsinki Doruğu öncesinde tam entegrasyon ışığı yakılmış, KKTC Meclisi de hemen buna uyarak Türkiyeye iltihak (katılma), diplomasi diliyle söylersek de tam entegrasyona gitmek kararı almıştır. Bugünse tam tersi işler olmaktadır. Neden acaba?

Büyük Türk milleti !

Kıbrısta kalıcı, geçerli ve Türk çıkarlarına uygun tek çözüm Kuzey Kıbrıs ile Türkiyenin tam entegrasyona giderek aşağıda sıralanan fiili ilhak durumunu güçlendirmesi, halkların kaynaşması yolundaki eksik ve gedikleri gidererek aksayan noktaları düzeltmesidir :

1) Milli marş aynıdır.

2) Para birimi aynıdır.

3) KKTC Bayrağı Hatay Devleti Bayrağı gibi Türk(iye) Bayrağı'na çok benzerdir.

4) Devlet yapılanması tamamen aynıdır.

5) KKTC'de tıpkı Hatay Devleti örneğinde olduğu gibi 5 ilçe vardır. İl merkezi ve Valilik teşkilatı yoktur.

6) KKTC Devleti'nin hiçbir ülkeye tanınma talebi olmamıştır.

7) T.C. Devleti'nin de hiçbir ülke nezdinde KKTC Devleti'ni tanıtma girişimi olmamıştır.

8) KKTC Polisi (Türkiye) Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlıdır.

9) Devletin resmi dili Türkiye Türkçesidir.

10) Pasaportsuz, yalnızca nüfus kimliğiyle giriş-çıkış vardır.

Bağımsız ve egemen bir devlette bunlar olur mu? Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türkiyeye tam bağımlı, Türkiyeyle birleşmesi tasarlandığından bu yapıda kurulmuş bir geçiş devletidir. Kuzey Kıbrıs 1974ten beri fiilen ve tamamen Türk(iye) idaresindedir ve buna hiçbir yabancı ülke burnunu sokamamıştır. Kuzey Kıbrısta Türkiye ne derse yalnız ve yalnız o olur. Türkiye onaylamadan bir Allahın kulu tek bir çivi çakamaz, tek bir çivi sökemez.

Artık bütün bu gerçeklerin iyice bilinmesinde yarar vardır. AKPnin niyeti, Rum yanlılarını iktidara taşıyarak bütün bu yapıyı bilmeyen Türk(iye) halkını kandırarak Bakın, görün işte. Kıbrısı biz satmadık. Onlar kendi iradeleriyle seçimler yaptılar. Kendileri istediler. diyerek vatan satmak sorumluluğundan paçalarını kurtarmaktır.

Hem Kıbrıs içinden hem Türkiyeden gelen bu tür sahtekarlıklara, soytarılıklara derhal bir son verilmeli ve aynı milletin üstelik de aynı soyundan olan, Anadoludan gitme, fikren, ruhen, beynen, ırken öz be öz Türk evladı Kıbrıs Türkleri ile Anavatan Türkleri kucaklaşmalıdır. Aradaki tek bağın İngiliz kültürüne bulanmış kanlı bir tarih olduğu Rumlarla birleşmenin gerçekleşmeyeceği, AKP'nin zoruyla böyle bir facia olsa bile oluk oluk kan akacağı besbellidir. Tarihsel perspektifte ileride Türkiye'yle birleşmesi tasarlanmış, tek bir tanınma başvurusu bile olmayan, kendine yetecek bir ekonomi üretecek nüfustan yoksun, güvenliğini sağlayamayacak bir KKTC'nin devamını savunmak da asıl yapılması gerekeni gözden kaçırarak Rum yanlısı zihniyete hizmet etmektir. (Türkiye'den de) Tam Bağımsız KKTC diye diye toplumu ikiye bölüp Kıbrıslı-Türkiyeli ayrımı yaratarak Türk'ü Türk'e düşman eden İngiliz kafalı sahte milliyetçi soysuzların ülkeyi getirdikleri nokta ortadadır. Rum yanlılarına bütün kaleleri teslim etmişlerdir.

Atatürkün bir tür vasiyeti sayılabilecek Hatayı da Kıbrısı da eni sonu alacağız. sözünü yerine getirmeye yönelik olan tarihsel entegrasyon sürecine son noktayı koymak, Kuzey Kıbrısı önce fiilen sonra da resmen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 82. ili yapmak uğrunda çalışmak her vatan evladının boynunun borcu olmalıdır.



TEK YOL İLHAK. YAŞASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'NİN 82. İLİ



KIBRIS KUVAYI MİLLİYE CEPHESİ

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1099
favori
like
share
Kemal50 Tarih: 21.04.2005 14:13
Ellerin dert gormesin kardesim
Guzel bir konuda calisma yapmisin dogru butun soylediklerin ama gel görki hala kafasini kuma gomup saklanan yoneticilerden Allah bizleri korusun.Insallah kisa zaman da yanlislar dan dönülür temennimiz o