İstanbul Modern Sanat Müzesi'nde gerçekleşecek etkinlik,katılımcıların, interaktif atölye çalışmalarıyla 20. Yüzyıl’ın iki büyük ressamı Henri Matisse ve Pablo Picasso arasındaki çok uzun süreli etkileşimi eğlenceli biçimde keşfetmesini sağlamayı amaçlıyor.

Tarih : 21 Nisan - 5 Temmuz 2009
Yer : İstanbul Modern Sanat Müzesi
Şehir : İstanbul Avrupa


21 Nisan 2009 – 5 Temmuz 2009 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan etkinlik, katılımcıların, interaktif atölye çalışmalarıyla 20. Yüzyıl’ın iki büyük ressamı Henri Matisse ve Pablo Picasso arasındaki çok uzun süreli etkileşimi eğlenceli biçimde keşfetmesini sağlamayı amaçlıyor. Sarmal biçiminde tasarlanan “Matisse-Picasso” atölyesinde, Kuş Kafesi, Çizginin Dinamiği, Renklerin Gizemi, Biçimler Evreni ve Yapı – Yapıbozum başlıklı beş interaktif atölye çalışması, 6-16 yaş grubu çocuklara iki sanatçının yarım yüzyıl boyunca birbirlerinin dehasından etkilenmelerini, eserlerindeki koşut gelişmeyi, aralarındaki kesintisiz diyaloğu ve karşılıklı fikir alışverişini deneyerek, eğlenceli bir biçimde kavrama olanağı veriyor. Etkinliğe Fransız Kültür Merkezi de destek veriyor.
Eğitmenler eşliğindeki bir buçuk saatlik interaktif eğitim sergisinde, çocuklar, ilk olarak Henri Matisse ve Pablo Picasso’nun atölyelerini çağrıştıran bir ortamda, iki ustanın röprodüksiyonlarını dikkatlice gözlemliyor, aradaki benzerliği ve farklılığı belirliyor. Sonra siyah bantları çok farklı biçimlerde kullanarak çizgilerden oluşan bir resim yapıyor, sanatçıların eserlerinden esinlenerek özel üretilmiş mıknatıslı çeşitli renk ve biçimleri kullanarak kompozisyonlar oluşturuyor, modelin gölgelerinden kömür kalemlerle desenler çiziyor, aynalarla çevrili bir alanda çevredeki görüntüleri parçalara ayırarak, yansımaları farklı biçimlerde tekrar birleştirerek yeni bir resim yaratıyor.
“Matisse-Picasso” Atölye Çalışması
Kuş Kafesi: Henri Matisse ve Pablo Picasso’nun yağlıboya resimlerinin buluştuğu alanda çocuklar eserleri inceleyecek. Matisse ve Picasso’nun Picasso Müzesi ve Centre Pompidou’nun kalıcı koleksiyonlarından seçilen 14 röprodüksiyonu, yuvalarında tüneyen kuşlardan esinlenilerek farklı yüksekliklere asılmış. Bu alanda, iki farklı ressamın eserlerinin çocuklar tarafından dikkatlice gözlemlenmesi, böylelikle iki ressamın eserleri arasındaki asıl resimsel farklılıkların anlaşılmasının sağlanması amaçlanıyor.

Çizginin Dinamiği Atölyesi:
Çocuklar bu atölyede, Matisse ve Picasso’nun eserlerinde çok sık kullandıkları çizgilerin dünyasına yolculuk yapacak. Matisse’e ait silik atölye fotoğrafının üzerinde çocuklar, çizgi ve konturları takip ederek siyah bandı farklı biçimlerde kullanıp, atölye görüntüsünü yeniden oluşturacak. Bu uygulamayla, iki sanatçının eserlerinde gözlemlenebilen çizgilerin farklılıkları ve çeşitliliklerini yorumlayacaklar.

Renklerin Gizemi:
Çocuklar, Matisse ve Picasso’nun hayal dünyalarından yola çıkılarak seçilen farklı renklerde mıknatıslı tuvaller ve günlük yaşamda kullandığımız masa, sandalye, sürahi gibi sıradan nesnelerle ya da hayvanlar ve müzik aletleriyle figür, manzara ve portreler oluşturacak. Sanatçıların karşı karşıya kaldığı zıtlık ve perspektif kavramlarını tanıyıp, biçimler ve renklerle zevkli bir deney yapma fırsatı bulacaklar. Nesnelerin seçimi, renk kullanımı, kompozisyon ve çerçeveleme ile çocuklar resim yapma sürecini bire bir yaşayacak.

Biçimler Evreni:
Duvarda Picasso’nun atölyesinde sallanan sandalyesinin görüntüsünün yer aldığı bu bölümde, bir çocuk sandalyeye oturup, bedenini farklı biçimlere sokarak poz verecek. Diğer çocuklar, spot ışıklarını kullanarak, modelden oluşan değişik gölgelerin çizimlerini gerçekleştirecek. Burada, yansıyan görüntünün ayrıntılarının kaybolduğunu görecek, böylelikle “betimlemenin görüntünün ötesinde olması” kavramıyla tanışacaklar. Çocuklar, kendi bakışlarının özgünlüğünü, her çizimdeki farklılığı saptayacak.

Yapı – Yapıbozum Atölyesi:
Matisse’in atölyesinden büyütülmüş bir fotoğraf, aynalardan oluşturulmuş bir perde ve eksenleri etrafında dönebilen, ayaklı üç adet aynanın bulunduğu alanda çocuklar, bu aynaları tutacak ve çevrelerindeki görüntüleri bu aynalar yardımıyla parçalara ayırıp, tekrar birleştirecek. Böylece, Picasso’nun resimlerinde özellikle kullandığı yapı yapıbozum’u ve bütün gerçekliğin değişebilir, dönüşebilir olduğunu bu zevkli çalışmayla deneyleyecekler.

Matisse ve Picasso’nun eserleri arasındaki benzerlik ve farklılık
Şapkalı Kadın ile Avignonlu Kızlar’ın dostluğu
Matisse ile Picasso ilk kez Paris’te yaşayan Amerikalı, aydın sanat meraklıları Gertrude ve Leo Stein’ın evinde karşılaşırlar. 1906’da gerçekleşen bu karşılaşmada Matisse 37, Picasso ise 25 yaşındadır.
Bu karşılaşmadan sonra aralarında Matisse’in 1954 yılında ölümüne dek süren karşılıklı ilişkinin ve saygının hüküm sürdüğü bir diyalog geliştirirler. Birbirlerine mektuplar yazar ya da sık sık birbirlerini ziyaret ederler, karşılıklı olarak çalışmalarına büyük ilgi gösterirler, ikisi de kendi dönemlerinin en önemli ressamları olduklarının farkındadır.
1906’da Matisse, skandal yaratan “Şapkalı Kadın” resmini sergiler... Fovizmin doğuşudur bu.
1907’de Picasso “Avignonlu Kızlar”ı ortaya çıkarır, bir skandal yaratır... Bu da Kübizmin doğuşudur.
Matisse ve Picasso, aynı “betimleme” sorunlarını kendi biçemleriyle çözerler. Dinamik çizgi, anlamlı renk, biçimin sadeleştirilmesi, yapı/yapıbozum sorunsalları gibi konular üzerinde çalışırlar. İkisi de gerçekliği, sadeleştirerek ya da bozarak farklı biçimde yansıtmaya uğraşır. Böylece figüratif konuları son derece sadeleştirerek soyutlamanın yolunu açarlar.
Uzmanlardan oluşan büyük bir uluslararası ekip, ifadelerinde olduğu kadar yaşamlarında da birbirlerinden çok farklı görünen, biri “Kuzey Kutbu” öteki “Güney Kutbu” olarak tanımlanan Matisse ve Picasso arasındaki koşut gelişmeye, kesintisiz diyaloğa ve karşılıklı fikir alışverişine dikkat çekmek ister. 2002’de düzenlenen büyük bir sergiyle, Londra’da Tate Modern’de, Paris’te Grand Palais’de ve New York’ta Museum of Modern Art’ta Matisse ve Picasso’nun eserleri bir arada sergilenir.
Sonra Paris’te bu sergi projesine katkısı bulunan Centre Pompidou, tüm dünya çocuklarının duyarlılığını arttırmak ve eserlerdeki koşutlukları gözler önüne sermek amacıyla “Matisse-Picasso, Atölyeler-Keşifler” başlıklı gezici sergiyi düzenler. Büyük serginin küratörleriyle sıkı bir işbirliği sağlanarak, gezici sergide de zamandizin kaygısı gütmeden, bakışa ayrıcalık tanıyarak ve bu iki resim dehası arasındaki benzerlik ve farklılıkları herkesin sezebilmesi hedeflenerek, eserlerin birbirleriyle ilişkilendirilmesi konusunda aynı yol izlenir.
HENRI MATISSE
Henri Matisse 1869’da Kuzey Fransa’da, Cateau-Cambrésis’te doğdu. Çocukluğunu ailesinin tahıl ticareti yaptığı Bohain’de (Aisne) geçirdi. 20 yaşında, sözleşmeli stajyer avukat oldu, bir yandan da Quentin de la Tour Okulu’nda çizim derslerine girmeye başladı. Geçirdiği apandisit rahatsızlığından sonraki çok uzun nekahet döneminde resim yapma fırsatı buldu ve resimden zevk almaya başladı. 22 yaşında, Güzel Sanatlar Okulu’na hazırlanmak üzere Paris’e gitti.
Dört yıl sonra, resmi olarak Gustave Moreau’nun atölyesine girdi ve orada çok parlak bir öğrenci oldu. Georges Rouault ve Albert Marquet gibi, yaşamının sonrasında da dostu olarak kalacak birçok ressamla ilişki kurdu. 1896’da, Bretagne’da kaldığı bir süreçte, renk ve ışık ortaya çıktı resimlerinde. İlk kez bir Salon’da resim sergiledi ve hükümet onun “Okuyan Kadın” adlı tablosunu satın aldı.
1898’de, Amélie Parayre’la evlendi. O sırada 29 yaşındaydı. Balayı için Londra’ya gittiler ve Matisse orada Turner’ın resimlerine hayran kaldı. 1905’te, Güz Salonu’nda ikinci kez resimlerini sergiledi. “Şapkalı Kadın” adlı tablosu, arkadaşları Manguin, Derain, Valtat ve Rouault’nun eserleriyle birlikte skandal yarattı. Onların gerçekliğe öykünme kaygısı taşımayan resimlerinde arı renkler parıldıyordu! Fovizm doğmuştu!
Stein ailesi “Şapkalı Kadın”ı satın aldı. Başarıya giden yolun ilk adımıydı bu. Matisse dünya çapında ün kazandı. New York’ta, Moskova’da resimleri sergilendi, Kuzey Afrika ve Tahiti’ye yolculuklar yaptı. Öğlen ışığına sevdalı olduğundan, Nice’e yerleşti. 1906’da, Gertrude Stein kendisini Picasso’yla tanıştırdı. XX. Yüzyıl’ın iki büyük ressamı arasındaki çok uzun süreli, karşılıklı etkileşim ve saygıyla örülü bir diyaloğun başlangıcıydı bu. 1918’de, Paris’te bir galeride ilk kez birlikte resimlerini sergilediler.
1941’de, ciddi bir ameliyat geçirdiğinden, günün birçok saatini yatakta geçirmek zorunda kaldı. Çalışmayı sürdürebilmek için, uzun bir değnek aracılığıyla tavana resim yapmaya başladı! 1943’te, guvaşla tek renk boyanmış kâğıtlardan şekiller kesmeye başladı. Makas, onun elinde, doğrudan renge biçim veren bir kurşunkalem gibiydi. 3 Kasım 1954’te, 85 yaşındayken, Nice’te öldü.
PABLO PICASSO
Pablo Picasso İspanyol’du. 1881’de Málaga’da doğdu.Daha ilkgençliğinden başlayarak, babası ona yağlıboya resim ve desen yapmayı öğretti. Ardından oğlunun dehasından çok etkilenip ona yağlıboya paletini verdi. Bu simgesel hareketin çocuğun üstünde büyük etkisi oldu.1895’te, 14 yaşında, babasının ders verdiği Barselona Güzel Sanatlar Okulu’na girdi. Parlak bir öğrenciydi.
1900’lü yıllarda, en yakın dostu, sanatçı Casagemas’la birlikte Paris’e gitti. 19 yaşındaydı ve Cézanne’ın resimlerini satan Ambroise Vollard’ın galerisinde ilk kez resimlerini sergiledi. Ertesi yıl, dostu ölünce buna çok üzülen Picasso “mavi dönem”e girdi, yalnızlığın ve üzüntünün rengiydi bu.
1904’te, Paris, Madrid ve Barselona arasında mekik dokuduktan sonra Paris’e yerleşti. Evi, sanatçıların, şairlerin ve yazarların yaşadığı Montmartre tepesinde, Bateau-Lavoir’daydı. G. Apollinaire, M. Jacob, heykeltıraş Gargallo gibi adlarla, ayrıca ilk karısı Fernande Olivier’yle tanıştı.
1905’te, Gertrude ve Leo Stein’la tanıştı. Bir yıl sonra Gertrude onu Matisse’le tanıştırdı. XX. Yüzyıl’ın iki büyük ressamı arasındaki çok uzun süreli, karşılıklı etkileşim ve saygıyla örülü bir diyaloğun başlangıcıydı bu.Trocadéro Müzesi’ni gezerken, Afrika heykellerine hayran kaldı. Afrika ve Okyanusya maskları, 1907 tarihli, skandal yaratan “Avignon’lu Kızlar” eseri gibi resimlerine esin kaynağı oldular.
Picasso, yaşamı boyunca birçok kadını sevdi. Yaşadığı her ilişkiyle birlikte resmi de değişiyordu. Tablolarından onun yaşamını paylaşan kadınların izleri okunuyordu, tüm o kadınlar ona modellik yapmıştı. Picasso, hiç ara vermeden çalıştı, sürekli yeni bir şeyler icat etmeye çabaladı. 1936’dan sonra, İspanyol İç Savaşı’na karşı çıktı ve “Guernica”yı yaptı. 1937’de, Grand Augustins’deki atölyeye yerleşti. 1944’te, Komünist Parti’ye girdi. Dünya barışı için siyasal görevler üstlendi. 1966’da, Grand Palais’de “Picasso’ya Saygı” adlı büyük bir retrospektif sergi düzenlendi. Yaşamının son yıllarını, 1961’de evlendiği Jacqueline Roque’la geçirdi. 1973’te, Mougins’de 92 yaşında öldü.

“Genç İstanbul Modern”
“Genç İstanbul Modern”, Eğitim Sponsoru Garanti Bankası’nın sponsorluğunda Paris’teki Centre Pompidou ile ortak tasarlanan ve İstanbul Modern’de gerçekleştirilen bir eğitim programı dizisidir. Taşın İçinde Saklı Kuş, Ayın Altında, Dokunduğum Dünya ve Oyunbaz Nesneler isimli atölye çalışmalarını tamamlayan Genç İstanbul Modern, çocuk ve gençleri Matisse-Picasso başlıklı beşinci etkinliğiyle ağırlamaya hazırlanıyor.
Genç İstanbul Modern’in uluslararası etkinlik dizisi, Matisse-Picasso adlı beşinci atölye çalışmasıyla 21 Nisan 2009 – 5 Temmuz 2009 tarihleri arasında sürüyor. Çocuklar ve gençler, 2012 yılına kadar, Genç İstanbul Modern’de sanatçıları tanımayı, sanatsal yaratının gizemlerini anlamayı, işlevleri, çağrışımları ve hissettirdikleriyle objeleri keşfetmeyi, interaktif oyunlarla farklı deneyimler kazanmayı sürdürecek.
Genç İstanbul Modern’in “Matisse-Picasso” adlı atölye çalışmasına, Pazartesi hariç haftaiçi ve hafta sonu her gün, 10.00–11.30, 13.00–14.30, 15.00–16.30 saatleri arasında katılabilirsiniz.
Her grup 20 kişi ile sınırlıdır.
Rezervasyon ve ayrıntılı bilgi için: 0212 334 73 41’i arayabilirsiniz.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 437
favori
like
share