Dünkü galibiyetmize basın ve medya kuruluşları büyük yer ayırdı. Ve nihayet şampiyon olabileceğimize inanmaya başladılar...

VATAN/Buğra Acar

VAY be.. C.Ronaldo için ilginç bir tecrübe olabilir, Anadolu’nun göbeğinde top koşturmak. Veya Messi için, ya da Gerrard.. Sivas Başkanı Mecnun Otyakmaz için de ilginç olur, Şampiyonlar Ligi’nden gelecek 15 milyon Euro’luk sıcak para.. Hatta kulüp olarak şaşırabilirler!

GELİNEN nokta budur, Sivas adına.. Trabzon’unki de iyi başlayıp kötü biten rüya sadece. Bunun adı futbol, koşmayana ekmek yok. Afyon çekmiş gibi sahada dolanırsan, halüsinasyon oluverir sana Sivas. Ne gördüğüne inanırsın, ne yediğin gollere.

BAŞLAMA düdüğüyle gördük ki, Sivas’ın inanılmaz bir patlayıcı gücü var.. Öyle bir start verdiler ki, adeta Trabzon’un ümüğüne, gırtlağına bastılar! Nefes alamadı konuk ekip. 5’te Sivas’ın tipten, fizikten, beceriden her türlü futbolcu görüntülü Sezer’i, soldan bindiren Hayrettin’e saldığı inanılmaz arapasıyla golü yarattı. Musa, Hayrettin’in asistlediği pasa dokunmadı bile, top ona çarptı: 1-0.

M.YILDIZ FUTBOLUN NAİM’İ!

20’DE yanlaya yanlaya bir gol attı ev sahibi. M.Yıldız’ın tacıyla başlayan atakta, Murat Erdoğan’ın ’yanı’na verdiği meşin yuvarlak Sezer’e, onun da ‘yanı’na uzattığı top boş kaleyi karşısına alan Abdurrahman’a kadar geldi. Gerisini siz düşünün zaten: 2-0.

39’DA ilk kez kafayı suyun üstüne çıkarabildi Trabzon, nefes almak için.. Colman’ın kornerine kafayı vuran Umut, bomboş pozisyonda yönünü zor tutturdu kalenin. Esasında Umut’un oyuna girişi maçın rengini de açık açık gösteriyor. 2-0 yeniksin, maçı kurtarsın diye Alanzinho’yu çıkartıp Umut’u alıyorsun. Allah kimseyi bu kadar çaresiz duruma düşürmesin! O Umut, 41’de Egemen’in pasını bomboş alıyor ceza sahası içinde, eli ayağı birbirine giriyor, sonuç tabii ki aut.

PATLAYICI kuvvete 2. yarının başında da direnemedi Trabzon. 47’de futbolun Naim Süleymanoğlu’su M.Yıldız, sırtında Egemen’e koklatmadı meşin yuvarlağı. Çıkardı Hayrettin’in önüne, 3 oldu.

76’DA tek golünü buldu Trabzon, o da ofsayttı. Bir takım bir maçı bu kadar mı haketmez. Trabzon, bu karşılaşmadan 1 puan değil, 1 kuru ekmek kazansa bile ayıp olurdu.

SİVASSPOR’A gelirsek. Kemik gibiydiler dün.. Bayılttılar rakiplerini. En uçtakinden en geridekine kadar ikili mücadeleden değil kaçmak, gözleri fıldır fıldır adam arıyorlardı omuz koyacak.

ARTIK Sivas için şampiyonluk yürüyüşü başladı.. İçlerinde en mutlusu da sanırım kaptan Mehmet Yıldız’dır.. Devre arasında neredeyse G.Saray’a gidip, gemiyi terkediyordu. İyi yapmış iyi, onun için kaptanlık bitmek üzere. Sezon sonu zafer gelirse kahramanlığa terfi edecek çünkü.
------------------------------------------------------------------------

FOTOMAÇ

Bülent Uygun yönetimindeki Sivasspor, Trabzon'u 3-0 yendi. Muhteşem oynayan Yiğidolar, bitime 5 maç kala şampiyonluk şarkıları söylemeye başladılar!.

Sivasspor tarih yazıyor! Trabzon'u 3 golle deviren Yiğidolar, şampiyonluk yolunda dev bir adım daha attılar. Bülent Uygun, Ersun Yanal'a hocalık dersi verdi. Golcülerine top stop ettirmesini bile öğretemeyen, Serkan'a 51 dakika sabreden, takımını hiçbir büyük maça motive edemeyen Ersun Yanal, tarihi hezimetin mimarı oldu. Süper oynayan Sivasspor'a galibiyeti getiren golleri 6'da Musa, 20'de Abdurrahman ve 47'de Hayrettin attı. Maçtan sonra 4 Eylül Stadı karnaval yerine döndü.
Vuslata 5 kala
Zirve yolundaki rakibi Trabzonspor'u beklediğinden daha kolay deviren Yiğido, şampiyonluk için geri sayıma başladı.
Haftaya şampiyonluk hesapları ile başlaşan Sivasspor ile Trabzonspor'un 4 Eylül Stadı'ndaki müthiş randevusundan 3 gol ve 3 puanla ayrılan ev sahibi Sivasspor, zirve yolunda dev bir adım attı... Bu galibiyetle sezonun bitimine 5 hafta kala ipleri iyice eline alan kırmızı-beyazlılar, şampiyonluk
türkülerini daha gür bir sesle söylemeye başladı. Kısıtlı imkanlarla verdiği mücadelesi her kesimden takdir toplayan Yiğido ile şampiyonluğun vuslatına artık sadece 5 adım kaldı.
--------------------------------------------------------------------

SABAH/ AHMET ÇAKAR
Rüya gerçek mi oluyor?

Dünkü Trabzon galibiyetinden sonra Sivasspor hala "Biz şampiyon olamayız" derse, yöneticilerine de başkanına da hatta Bülent Uygun'a da herkes güler. İç sahada Trabzon'u yendiler, G.Saray'ı yendiler, F.Bahçe'yi yendiler. Beşiktaş'a da yenilmediler.
Futbol tarihimizde belki de bir ilki yaşamamıza haftalar kaldı. Sivas klasik futbolunu oynuyor ama haftalardır iyi oynamıyorlardı. Ancak dün ilk 20 dakikadaki goller her şeyi bitiriverdi. İşin tuhafı, Sivas'ın attığı 3 golün ikisini sağ ve sol kanat savunmacılarının kaydetmiş olması. Demek ki, Trabzon forveti ve orta sahası oyun disiplininden uzak ve rakiplerini kovalamıyorlar. Yattara'nın adam kovalamadığını ve disiplin anlayışını biliniyor. Alanzinho da çıkana kadar sanki halı sahada oynuyor gibiydi. Durum böyle olunca Trabzon ilk 20 dakikada belki de şampiyonluğa veda ediverdi. Murat Erdoğan ilk yarıda o kadar rahat ve organizatör rolüyle oynadı ki, herhalde Sivas pek az Süper Lig takımına karşı böylesine rahat oynamıştır. 'Tecrübeli Song' diyoruz, 'İyi defans oyuncusudur' diyoruz; ama ne o, ne de Egemen Mehmet Yıldız ile baş edebildiler. Mehmet istediği her şeyi yaptı.

TRABZON YOKTU!
Defansif anlamda da baktığınız vakit Sivas yine bildiğimiz gibi. Topun olduğu yerde bol oyuncuyla çoğalıyorlar, alanı daraltıp rakibe pozisyon imkanı pek vermiyorlar. Herhalde Bülent Uygun maçtan önce oyuncularına ne dediyse sahada harfiyen yerine getirilmiştir. Tabii her şeyin tıkır tıkır işlemesinde de Trabzon'un futbolu daha doğrusu futbolsuzluğu başrolü oynadı.
Sonuç olarak Trabzon bizce şampiyonluk şansını dün kaybetti. Sivas ise şampiyonluğu hele hele ilk ikiyi büyük oranda elde etmiş gibi görünüyor.
Merkez Hakem Komitesi Cüneyt Çakır'a teşekkür etmeli. Çok ama çok önemli bir maçı çok soğukkanlı, çok başarılı ve çok objektif yönetti. Hata yapmadı mı? Tabiki yaptı. Hatta bizce Egemen'in elle oynamasında Sivas'ın bir de penaltısını vermedi. Ama bütün bunlara rağmen çaldığı her düdükte sahada başarılı bir hakem izlemini verdi. Kendisini kutluyoruz.
-------------------------------------------------------------------

SABAH/BÜLENT TİMURLENK

Zirvede iki boksörün unvan maçı. Altın kemeri elinde tutan Sivas'ı kendi ringinde nakavt eden çıkmamış. Trabzon da misafir olduğu ringlerde az saydırmamış bu sezon rakiplerine. İnsan biraz temkinli başlar, yumruklarını yukarıda tutar, rakibini tartar değil mi? Trabzonspor tam tersini yapıyor. "İlk yumruğu ben atacağım" telaşıyla boşa sallıyor ilk 5 dakikada. Sivasspor'un kroşesi bir dakika sonra geliyor. Sol kanatta Hayrettin sıfıra iniyor Sezer'in ince pasıyla. Serkan yoklama kaçağı, Song-Egemen içtimada 'hazır ol'da(!) Musa'ya altıpasın içinden boş kaleye dokunmak kalıyor:1-0. Yumruğun etkisinden çıkmaya çalışan Trabzonspor boş boş geziniyor ringde. Yattara'yı ikili sıkıştıran Sivasspor karşısında Alanzinho da ezilince ilerideki tek forvet Gökhan'a aradıkları numaradan ulaşamıyorlar. Makine gibi çalışıyor evsahibi. Ziyadesiyle iyi bir kaleci ve önünde sezonun en iyi stoperi. Mehmet Yıldız, Song ve Egemen'i gezmeye götürürken, Murat ve Musa'ya gol patikaları açılıyor. 20'de en güzelinden bir takım golü. Mehmet Yıldız taçı hızlı kullanıyor. Serkan bu kez bakaya düşmüş. Murat sağa paralel oynadığında Trabzonspor savunması üçe bir yakalanıyor. Sezer "buyur sen at" diyor Abdurrahman'a. O da affetmiyor: 2-0. 28'de Yanal mecburi değişikliğe gidiyor. Çıkan Alanzinho mu olmalı? Umut giriyor ve devrenin son çeyreğinde yine şaşırtmayıp iki net pozisyonu harcıyor. Sivasspor sanki şah damarına basıyor rakibin. Kan gitmiyor, nefes alamıyor bordo-mavililer. 49'da sağ kanattan Mehmet Yıldız, soldan kopup gelen Hayrettin'e kesiyor, o da uzak köşeye nefis vuruyor: 3-0. İlk iki kroşeyle sendeleyen ve hakeme saydıran Trabzonspor artık nakavt. Oyunun adı boks olsa işte size şampiyon. Trabzonspor kalecisi ilk kurtarışını kalesinde 3 gol görmüşken 51. dakikada yapıyor; forveti kaleye ilk isabetli şutunu 66. dakikada çekiyor; Sivasspor, iki bekinin gol bulduğu 90 dakikada lig üçüncüsüne üç atıyorsa, "Futbolun adaleti varmış dün 4 Eylül Stadı'nda" demek düşer bize...
----------------------------------------------------------------------

SABAH/ÖMER ÜRÜNDÜL

Sivas zorlanmadı
Sivasspor ligin zirvesini çok yakından ilgilendiren kritik maçı beklenenin aksine çok rahat ve farklı bir skorla kazandı.
Maça arzulu ve tempolu başlayan Sivas, erken bir skor avantajı elde etti. Takımın yapısına uygun alışılmış kontrol futbolu için istenen ortam yakalanmıştı. Geride Bilica'nın yönetiminde, orta saha-defans bütünleşmesi ile alan daraltan savunma kurgusu tam randımanla görevini yapıyordu. Dengeli ataklarla da hücuma çıkıyorlardı. Orta sahanın biraz ilerisinde kazanılan taç atışında Trabzon savunmasının uyumasıyla ikinci gol de gelince, Sivas çok rahatladı. Devre sonuna kadar oyunu geride kabul edip garantili defans kurgusu oluştururken, karşı alandaki genişliği değerlendirebilmek için de fırsat kolladılar.
İkinci yarı başında da üçüncü gol gelince artık iş bitmişti. Seyircisi ile bütünleşip iyice moral depolayan Sivas, rakibine pozisyon vermeden ve kontratak girişimlerini ihmal etmeden maçı rahatlıkla üç puanla noktaladı.
Sezer'in ilk iki golde katkıları vardı. Uzun sakatlık döneminde takımını yalnız bırakan Hayrettin'in ne kadar önemli bir oyuncu olduğu dün iyice belgelendi. Hem kendi görevini yerine getirdi hem de ilk golün asistini yapıp bir de gol attı. Bilica'ya ise her maç övgüler yağdırıyoruz, dün de mükemmeldi. Yanında da kim oynarsa oynasın, başarılı oluyor. Dünkü Diallo örneği gibi... Öte yandan Bülent Uygun'un yaptığı ilk iki değişikliği hiç mantığım almadı.

TRABZON HAVLU ATTI
Dün Trabzonspor her yönüyle çok kötü bir saha içi görüntüsü sergiledi. Takım savunmaları ciddi arızalar içindeydi. Hücum güçleri de hemen hemen sıfırdı. Ersun Yanal'ın takım tertibi yanlıştı. Böyle zor bir deplasmana çıkıyorsun, ileri uçta üç tane devamlılığı ve defansif özelliği olmayan oyuncu birarada. 4-3-3 düzeninde ileri üçlünün kenarlarında Yattara ve Alanzinho var. Defansif özellikleri çok yetersiz. Sivas'ın sol beki Hayrettin bir gol attı, bir tane de attırdı. Sağ bek Abdurrahman da gol attı. Bu tablo herşeyi anlatıyor. Trabzon, bu yenilgiyle lige havlu attı.
Hakem Cüneyt Çakır yüksek konsantrasyonu ve doğru yorumlarıyla az hatalı başarılı bir yönetim gösterdi.
--------------------------------------------------------------------

HÜRRİYET/ERMAN TOROĞLU
Helal olsun
KENDİ sahasında iki maç yenilen Trabzonspor, bu Sivasspor’u yenseydi yazık olurdu. Futbolda olur her şey ama Sivas ve Trabzon takımlarına şöyle bir baktığınızda, daha fazla ayakta kalan, daha fazla koşan, ikili mücadelelerde daha güçlü olan, hücuma daha fazla adamla gelen, defansa daha çabuk dönen takım Sivasspor.
Bunları yapan Sivasspor,üç gün önce fb ile birde kupa maçı oynadı.Yani trabzon'un hiçbir bahanesi yok.Sivasspor dün çıktı çatır çatır oynayarak Trabzon u net bir biçimde yendi.Trabzon ne yaptı?hiçbir şey.Pozisyonu bile yok.Bir tek Umut la girdiği pozisyon var,orda da Sivass defansı ''ofsayt'' diye durakladı.Bu tip maçlarda taktik-teknik bir yere kadar olur.Çünki sezon başından bu yana nasıl bir emek vermişseniz böyle maçlarda onun karşılığını alırsınız.Şimdi bu Sivas'ın G.antep deplasmanı var.Sivas seyircisi g.antep'e akın etmeli,takımlarını desdeklemeli.Bu Sivas oradanda galibiyetle dönerse,şampiyonlukta matematiksel olmasa bile psikolojik olarak işi bitirir.Çünki son maç G.S ama oraya gelene kadar bjk-fb ve bjk-gs maçları var.Yani işin rengi değişecek.
Makine düzeninde
daha şampiyon olmadılar ama bu Sivas'a ''helal olsun'' demek lazım.Harcanan para,doğru transferler,verilen emekler ve ortaya çıkan takım.Hiç kimsenin bir şey söyleyecek hali yok.Bu takım şu an Türkiye Süper Liği'nin en az gol yiyen takımı.Neden?Çünkü rakip sahada topu kaptırdıklarında Mehmet yıldız'la başlayan defans anlayışları var.
Takıma sonradan giren her oyuncu da makine nizamında düzeni bozmadan tıkır tıkır oynuyor.Sistem devam ediyor.
Trabzon için bu netice normal.Çünki kendi sahasında iki maç kaybeden bir takımın şampiyon olması çok zor.Ama dünki bu neticeden sonra ligi ilk üçte bitirirler mi?Bu içerideki havaya bağlı.bence zor gözüküyor.Çünki Trabzon'da yaşayan Trabzon'luyum diyen ama Trabzon'un altını oyanlar ilk üç şansını bu takıma vermeyeceklerdir.
Cüneyt Çakır fazla karta girmeden maçı yönetti.Zaten trabzonlu oyuncuların ikili mücadelerdeki anormal yumuşaklığı da Çakır'ın sarı kart göstermesini engelledi.
-----------------------------------------------------------------

RADİKAL/İBRAHİM KOÇYİĞİT
Aşık Veysel'in memleketinde, Bülent Uygun gerçekten şampiyonluk sırrına mazhar mı ve bu dünyaya ölmez bir eser bırakabilir mi? Bu soruların cevabını verebilmek için çıktı sahaya Sivasspor. Konuk Trabzonspor da çeyrek asır sonra şampiyonluğa talipti, ama 'Yiğidolar'ın talebi daha bir inandırıcıydı sanki. Ne de olsa birkaç yıldır süren bir projenin ürünüydüler. 90 dakika sonunda da alınan farklı galibiyetle, rakiplerini saf dışı bırakıp en azından Devler Ligi anahtarının bir ucundan tuttular.
Maçın açılışı ev sahibinden geldi. 4'te Tum'un şutu Mehmet Yıldız'ın önünde kaldı ancak yardımcı hakemin bayrağı havadaydı. Sadece iki dakika sonra Sezer soldan Hayrettin'i harika kaçırdığında hem hakemin bayrağı, hem de Serkan Balcı'nın gardı düşmüştü. Hayrettin de kafasını kaldırıp boş kale önündeki Musa'ya asist yaptı: 1-0.
Karadenizlilerin kendine gelmesi 10 dakika kadar sürdü. 15'te Egemen'in kafası çerçeveyi bulmadı. Beş dakika sonra da 'Yiğidolar'ın ikinci sayısı geldi. Hızlı kullanılmış bir tacın da dahil edildiği kontratakta, Sezer vurmak yerine daha boş durumdaki Abdurrahman'ı gördü, iyi de yaptı: 2-0.
Ersun Yanal 28'de Alanzinho'nun yerine Umut'u alarak çift forvete döndü. Gökhan-Umut ikilisi çok geçmeden alıştığımız performansını sergilemeye başladı. Bilanço'yu verelim; Gökhan: İki başarısız kaleciye çalım denemesi. Umut: Köse Dağları'na gönderilen bir kafa vuruşu, defans arkasına sarktıktan sonra ele ayağa dolaştırılan top. 44'te Sezer'in şutu dışarı gitmese, 2-0'ın rahatlığıyla frene basan 'Yiğidolar' durduk yere 3-0'ı bulacaktı.
O gol, biraz gecikmeli olsa da geldi. İkinci yarının ikinci dakikasında Hayrettin, defansı hazırlıksız yakalayıp köşeye düzgün bıraktı: 3-0. 50'de bir de kontra golü kovaladı Sivas. Fakat Yıldız'ın vuruşunda Sylva kendi adınma maçın ilk kurtarışını yaptı.
Duran toplar da faydasızdı
Yanal 52'de paramparça olmuş sağ kanadında Serkan-Tayfun tadilatı denedi ama Sivasspor istediğini çoktan almış ve 'Yeni bir kontrada buluşmak üzere' diyerek kendi yarı alanına çekilmişti. Konuk ekip artık topu kontrol eden taraftı ama 60'da Selçuk'un dışarı giden serbest vuruşu da gösteriyordu ki, bu hakimiyete rağmen tek umutları duran toplardı. Ki 77'de Egemen böyle bir pozisyonda kafayla fileleri havalandırdı, lakin bayrak çoktan kalkmıştı...
Trabzonspor cephesine çaresizlik hakimken, 'Yiğidolar' aradığı kontra şansını 70'de buldu. Musa'yı önce Tayfun, devamında da Sylva durdurdu. Tempo giderek düşüyor, iki taraf da sadece kazananın değil skorun dahi değişmeyeceğini idrak etmeye başlıyordu. Nitekim son düdük çaldığında üç gol, üç puan ve giderek yeşeren şampiyonluk umutları; hepsi Sivas'ın hanesine yazıldı.
Not: Maç saatlerinin takımlara göre değil, statlara göre belirlendiği haftada, şampiyonluk şansı süren üç ekip de 16.15'te oynuyor. Akşam üzeri maçlarından şikayetçi olduğumuzdan değil tabii (aksine İnönü'de bir 17.00 maçı ne güzel olurdu), fakat Adnan Polat'ın dediği gibi hem Galatasaray'ı hem Fenerbahçe'yi saf dışı bırakmaya çalışan federasyondan biraz tutarlı olmasını bekliyorduk!
--------------------------------------------------------------------

BUGÜN/KENAN KARCI
Yanal'a Uygun bir ders
Trabzonspor'da bir kişi oynuyor, 10 kişi de onu izliyor.
En vahimi de kulübeden seyreden Ersun Yanal. Yanal'ın bu kadar fizik gücü üstün Sivasspor karşısına Alanzinho ve Yattara gibi iki çıtkırıldım, Gökhan gibi de bir 'avare' adamla çıkması büyük hataydı. Bu tabloya bakıp maçın 11'e 8 oynandığını sanmayın.
Öyle olsa yine iyi. Hüseyin ve Selçuk ikilisini de 1 kişi sayın. 40 yaşına girmiş Song'un bir atımlık barutu vardı. Haftalar ilerledikçe çaptan düştü. Egemen zaten bam-güm... Serkan, başı kesik tavuk gibi debeleniyor, Colman kendi çalıp kendi oynuyor. Sivasspor dün Trabzonspor'a gerçekten ders verdi. Musa'nın attığı ilk golde Hayrettin savunmanın arkasına depar attı, Trabzonspor'da herkes uyuyordu. O da ölçüp biçip Musa'ya golü attırdı. Aynı şekilde, ikinci golden önce top taca gitti.
Trabzonspor yine uyuyordu. Mehmet Yıldız'ın Murat'a gönderdiği taç atışında Sivasspor zaferini ilan etti. Gerisi angarya... Trabzonspor savunmasına sahayı dar eden Mehmet Yıldız'la, Sivasspor yarı sahasında piknik yapan Gökhan Ünal'ı bir mukayese edin. Biri davasına baş koymuş, diğeri işi boş koymuş... Biri yürekli Sivasspor delikanlısı, ötekine paranın canlısı...
Biri koştukça diriliyor, öteki yürürken devriliyor. Cenap Şahabettin, "Yüksek tepelerde hem yılana, hem kuşa rastlayabilirsiniz ama biri sürünerek, öteki uçarak yükselmiştir" demiş. Ersun hoca kendisini eleştirenleri “futbolu bilmemekle” suçlamıştı. Haklı olabilir ama yanlışları o kadar gözümüze batıyor ki futbolu bilmeye gerek yok.
Bizim bir farkımız daha var. Bilmesek de bilenlerden öğreniyoruz. O da öğrensin. Fazla kafa patlatmasına da gerek yok. Maçı tekrar izlerse, neleri yapması ve neleri yapmaması gerektiğini görür.
------------------------------------------

BUGÜN/YASEMİN YILDIRIM
Şampiyonluğa ‘Uygun’
Sivasspor; Trabzonspor karşısında bir nevi şampiyonluk provası yaptı.
Sonuç; kusursuz... Makine gibi işleyen, golünü atan bu takım gösterdi ki, şampiyonluk için UYGUN. Zaten dünkü maçtan sonra "Biz olamayacaksak Sivasspor şampiyon olsun" diyenlerin cümleleri de kısaldı: "Sivasspor şampiyon olur."
Trabzonspor karşılaşması; geçen yıldan dersini almış, tecrübe kazanmış Sivasspor için kırılma noktasıydı. Bunun bilincindeki Bülent Uygun, Fenerbahçe'ye elenerek kupaya veda eden futbolcularını maça son derece iyi motive etmiş.
Kupa maçından sonra idman yerine sadece koşu ve masaj yaptıran Uygun, takımı stresten arındırmış. Öyle ki Sivasspor sahaya çıktı, golünü attı, zaten stresli olan Trabzonspor'un elini ayağını iyice birbirine doladı. Sonrası malum. 3 güzel gol ve altın değerinde 3 puan. Sivasspor şampiyon olduğu takdirde kazanacaklarının farkında ve bunun için savaşıyor.
Trabzonspor ise aradan geçen 26 yıla rağmen şampiyonluk yarışından uzak düştüğü her yıl kaybettiklerini idrak edemiyor. 4 Eylül Stadı'ndaki mücadele Sivasspor'un şampiyonluk provasıydı ama aynı zamanda da yaşadığı 6 şampiyonlukla Anadolu takımlarına ilham kaynağı olan Trabzonspor'un sonuydu. Çünkü artık diğer kulüpler kendilerine Sivasspor'u örnek alıyor.
"Sivasspor büyüklerin yarısı kadar olan bütçe ve kadrosuyla zirveye oynuyorsa biz de yaparız" diyor. Yiğido, Trabzonspor'un tahtını sallıyor. Sivasspor bir hafta daha koltuğu garantiledi. Liderin 7 puan gerisinde kalan Trabzon potadan çıktı.
Matematiksel olarak her şey mümkün “şudur budur” denebilir ama kalan 5 haftada Sivasspor'un rakipleri Gaziantep, İstanbul Bş., Hacettepe, G.Birliği ve Galatasaray. Yani son maça gelene kadar şampiyonluk için ortam da UYGUN. Taraftarın dediği gibi: Sivasspor yüzde 90 şampiyon. Yüzde 10 diğerlerinin...
-----------------------------------------------------------------------

TERCÜMAN/BEGÜM GÜREL
BAYRAKLARI HAZIRLAYIN
Anadolu’nun yeni yıldızı Yiğidolar’ın hedefe varmasına çok az kaldı. Bilinen tüm ezberleri bozarak, Süper Lig tarihine adını altını harflerle yazdırmak için gün sayan Sivas’ın bu başarısına artık tüm sporseverler şapka çıkartmalıdır.. Sezon başında sadece 10 milyon Dolar’a Bank Asya takımlarından bile daha az harcamayla kurulan bu takımın, en az 6 misli fazla paraya kurulan Trabzon’u nasıl sürklase ettiğini dün 4 Eylül Stadı’nda hep birlikte gördük.
Tribünlerin müthiş desteğiyle oyuna başlayan Kırmızı-Beyazlılar henüz 6. dakikada öne geçince, bu maçın zaferle biteceğini söylemek için kahin olmaya gerek yoktu. Mehmet Yıldız ve Tum’un önde kurdukları baskıyla abandone olan Trabzon defansını S.O.S verişini bizler tribünden gördük, ama çaresiz kalan Ersun Yanal’ın yapacak bir şeyi olmadığı için o da bizler gibi seyretti. Şampiyonluğu hedefleyen Trabzon’un bu derece aciz futbolunu anlatmak için; oyun kurmakta ve pozisyon bulmakta zorlanmaları bir yana, ardışık üç pas dahi yapamadıklarının altını çizersek maçın en güzel özetini yapmış oluruz. Alanzinho isimli oyuncuya 5 milyon Euro sayan futbol ulemaları onun 28’de oyundan alınışında ne düşündüler acaba? Buna karşılık takım savunmasını mükemmel yapan, yardımlaşması en üst düzeyde olan; attığı üç golün yanında en az üç tane daha atabilecek kadar pozisyon bulan Sivas’ı anlatmaya ne kelimeler ne de bana gazetemin ayırdığı yer yeter. İyisi mi, bundan böyle futbol seyretmek isteyen Sivas’a kadar gelsin ve Anadolu’nun yeni yıldızını alkışlasın.
--------------------------------------------------------
ZAMAN/HAYRİ BEŞER
Uygun'dan Yanal'a strateji dersi

Hakemin bitiş düdüğü çaldığı anda neyi düşünüyordum biliyor musunuz? Maçtan önceki Sivas'ı. Enfes bahar güneşine rağmen başını sükunetten kaldırmayan, 'dünya işleriyle, futbol işlerini' birbirine yaklaştırmayan Sivas'ı. Ne binalara asılmış bayraklarla yüz yüze gelebiliyorsunuz, ne de kaldırımlarda bağırıp çağıran taraftar gruplarıyla karşılaşabiliyorsunuz.
Daha önceki gelişlerimizde de yaşamıştık bu manzarayı. Ama stadyumun kapısına dayandığımızda dahi içeriden çıt çıkmayışı hayretimizi kabartıyor. İster istemez "Biz şu anda Süper Lig liderinin şehrinde değil miyiz?" diye düşünüyoruz. Bir de bakıyoruz ki tribünler tıklım tıklım dolu. Ancak coşkulu bir tezahürat kültürü henüz geliştirebilmiş değil Sivasspor taraftarı.
Karşılaşma başlamadan önce takımların futbolcuları tribünlere çiçek atıyor. Tam 'ne zarif bir hareket' diye düşünürken, Trabzonsporlu bazı taraftarların kendilerine atılan çiçekleri, Sivassporlu futbolculara geri fırlatılışıyla irkiliyoruz. Bu ne azgın fanatikliktir yahu. Yuh ki, binlerce defa yuh.
Maç başladığında şehrin caddeleri kadar sakin ve vakur bir Sivasspor fotoğrafıyla karşılaştık. Henüz 6. dakikada Musa'nın ayağından gelen erken golle birlikte o sakinlik tam bir taktik gösterisine dönüştü. Sona bırakmadan hemen belirteyim. Dün Bülent Uygun, Ersun Yanal'a hayatında unutamayacağı bir taktik dersi verdi. Trabzonspor'u öyle bir kısırdöngüye hapsetti ki, doksan dakikayı doğru düzgün tek bir pozisyona dahi giremeden mahcup bir şekilde tamamladı Bordo-Mavili takım.
Ev sahibi ekip özetle şunu yaptı: Oyunu kendi sahasında kabul etti, önde baskı uygulamadı. Savunma ile orta sahanın iç içe oluşturduğu pres halkası içerisinde Trabzonspor top yapamadı. Ersun hocanın Yattara'yı içeriye doğru çekerek Colman, Alanzinho ve Serkan'ı ona yakın noktalarda konumlandırması büyük yanlıştı. Böylece hem Yattara boğuldu hem de Kırmızı-Beyazlı savunma antrenman temposuyla Bordo-Mavili forveti durdurdu. Alanzinho'nun 25. dakikada kenara alınması ve diğer değişiklikler de hiçbir işe yaramadı.
Dün Sivasspor takım olarak yıldızdı. Ama Bilica ve Mehmet Yıldız'ın performansları bir başkaydı. Bilica, karşısına kim geldiyse ufaladı. Yetmedi, bir ara kendini tutamayıp gol atmaya dahi soyundu. Mehmet Yıldız ise asistleriyle sivrildi. Çok akıllı, güçlü ve iş bitiriciydi. Hayrettin, Musa ve Abdurrahman Dereli de mükemmel performans gösterdiler.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 286
favori
like
share