ülkücülük nedir

(Dokuz Işık Doktrini'nin bir ilkesi); Türk milliyetçiliğine dayanan hareketin adıdır.

Köken Adının kökenleri Ziya Gökalp'ın kullandığı "Millî mefkure (ülkü)"' ve Nihal Atsız ve Türkçülerin kullandıkları "Millî ülkü" terimlerine kadar uzanır. 1950 - 1953 yılları arasında Türk Milliyetçileri Derneği tarafından kullanılmıştır.


Türkçülük ve CKMP 1965'te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP)'nin yöneticisi Alparslan Türkeş'in görüşlerinin toplanarak yayımlanan (ve Mümtaz Turhan'ın kaleme aldığı söylenen) Dokuz Işık'ta Komünizm, Kapitalizm ve Emperyalizm dışındaki Türk milletine uygun olan 'Ulusal Kalkınma Modeli' için "üçüncü yol" veya "ülkücü yol" terimleri kullanılmıştır.

1966 ve 1968 Senato seçimlerinde "Tek idealist parti" (Idealist: Ülkücü'nün İngilizcesidir) sloganı kullanıldı. CKMP'nin gençlik hareketi için kullanılan "milliyetçi toplumcu" adının Nasyonal Sosyalizm'i çağrıştırdığından Ülkücü terimi ön plana çıkmıştır.


MHP ve İslamcılaşma süreci CKMP partinin kitleselleşmesi için Türkeş de "Tanrı dağı kadar Türk, Hira dağı kadar Müslümanız" sloganını kullandığı gibi hareketin ideolojisini genişleştirmeye çalışmıştır. Seyyid Ahmet Arvasi ve Dündar Taşer gibi ideologların girişimleriyle "Türk-İslam Ülküsü" denilen şeklini almıştır.

CKMP'nin adının Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) olarak değiştirildiği ve üç hilalli ambleminin kabul edildiği 1969 Adana Kongresi'nde Türkeş "Ülkücü Türk gençleri, Bozkurtlarım" diye hitap etmiş ve "Ülkücü" söylemi yaygınlaşmaya başlamıştır.

Ancak daha önce Ötüken dergisinde Türkeş ve CKMP'yi desteklemiş olan Atsız, bu kongreden sonra MHP'nin Türkçülük fikiriyatı ile bağdaşmadığını ve dinci bir görünüme kavuştuğunu söyleyerek eleştirmeye başlamıştır. Bundan sonra 1970'li yılların ilk yarısında Türkçüler hem MHP'den hem de Ülkücü Hareketi'nden tasviye edilmişlerdir.

1970'li yılların ikinci yarısında Ülkü Ocakları Derneğinin faaliyetleriyle birlikte Arvasi'nin "Türk-İslam Ülküsü" ideolojisi, özellikle taşralı dindar ve muhafazakâr gençleri örgütlenmek için yararlı olmuştur.

12 Eylül 1980 Darbesinden sonra "Türk-İslam Ülküsü" ideolojisi zirveye çıkmış ve kapatılmış MHP'nin yerine 1987'de kurulan Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP)'nin gençlik örgütlenmesinde yine "Türk-İslam Ülküsü" söylemleri kullanılmıştır. 1991 Genel Seçiminde MÇP'nin Refah Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi ile seçim ittifakını kurduğunda "inananlar birleşti" şeklinde ifade edilmiştir.


İslamcılaşmanın sonu ve BBP 1991'de MHP'nin Doğru Yol Partisi (DYP) - Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) koalisyon hükûmetini desteklemesiyle Ülkücü Hareketi de laikleşme ve ılımlılaşmaya gitmiştir. Aynı zamanda İslamcılıkta RP ile rekabet etmesinin imkânsız olması, Kürt Sorunundan dolayı kamuoyunun milliyetçi tepkilerinin artıması ve Sovyetler Birliği'nin dağılması, Ülkücü Hareketi'nin tabanına hitap etmek için Türkçü söylemlerini kullanmasına müsait bir durumu yaratmıştır.

1992 yılı Ülkücü Hareketi için bir dönüm noktası olmuştur. Kendi yayın organlarında "Müslümanlık bizim ideolojimiz değl, dinimizdir" tarzı yazıları görünmeye başladığı gibi İslamcılığa mesafeli davranmıştır. Ve Atsız'ın ölüm yıldönümü (10 Aralık)nün tekrar anılmaya başlandığı gibi ideolojik açıdan da Türkçüleşme eğilimini göstermiştir.

"Türk-İslam Ülküsü"'nü savunanlar ayrılmış ve bunlardan eski Ülkü Ocakları genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve yandaşları Büyük Birlik Partisini kurmuştur.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 388
favori
like
share
HaSaN Tarih: 27.04.2009 23:00
PayLaşım için teşekkürler AbLacım...