Mesut ÖZBEK 1.GİRİŞ: Yaklaşık iki asırdan bu yana ülkemizde kamu hizmeti veren basın ve medya sık sık eleştiri oklarının hedefi olmuştur.Oysa,medya toplumun gören gözü,işiten kulağı ve konuşan dilidir.Medya dördüncü kuvvettir:Kamuoyunu oluşturma ve yansıtma görevi nedeniyle toplumun adeta motoru sayılabilir. Ancak, bu kadar önemli bir görev üstlenmiş olan medyanın da birtakım sıkıntı ve problemleri mevcuttur.Türkiyede ulusal ve yerel medyanın karşılaştığı güçlüklerle ilgili soruları ana hatlarıyla şöyle sorabiliriz:Türk medyasının bugünkü sorunları nelerdir?Sorunları çözmek için ne gibi önlemler alınabilir,ne gibi yasal düzenlemeler yapılabilir?Avrupa Birliği ve dünyadaki diğer ülkelerde medya uygulamaları nasıldır? 2.MEDYANIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ: Kamuoyu oluşturmak,kamuoyunu yansıtmak,bilgilendirmek,eğitmek, eğlendir-mek,haber vermek,hakemlik yapmak ve ekonomik yaşama katkıda bulunmak gibi çok önemli görevleri olan medyanın sorunlarını esas itibariyle; 1.Ekonomik sorunlar, 2.Yoğunlaşma(Tekelleşme) 3.İstihdam,Sendikasızlaştırma ve Ücret dengesizliği 4.Gazeteci kimlikleri ve Basın kartları 5.Basın özgürlüğü ve Etik ilkeleri 6.Tiraj,promosyon ve dağıtım konuları 7.Meslek içi eğitimi 8.Hukuksal sorunlar 9.Yerel medyanın sorunları olarak ele almak kanımca doğru olacaktır. Günümüz koşullarında sadece Türkiyede değil, dünyanın birçok ülkesinde, büyük sınai ve ticari işletmeye dönüşmüş bulunan medyanın girişimcisi, taşıdığı insani ve ahlaki değerler veya yüksek düşünceler ne olursa olsun, yaptığı işe ekonomik beklenti bağlamından yaklaşmaktadır.Ancak, medyanın toplumu etkileme bağlamında,ekonomik beklentiler prizmasından yaklaşılmayacak kadar hassas bir konumu vardır.İletişim dünyasındaki bu mülkiyeti, bazı düşünürler, bir toplumsal emanet olarak görmekte ve tüm hesapların kar amacına yönelik olmasının yanlış olduğunu belirtmektedirler.Bu bağlamda, medyanın özgür olma hakkı, diğer tüm haklarda olduğu gibi, sorumluluk kavramını da barındırmaktadır.Bir bakıma sorumluluk, medyanın özgür olma hakkının ayrılmaz bir parçası haline gelmektedir. Bu anlamdaki sorumluluk kavramı, medya çalışanlarının mesleklerini icra ederlerken, birtakım ilke ve kurallara uygun davranmalarını zorunlu kılmaktadır. Türkiyede Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün medya dünyasına doğrudan müdahale etme ve onu doğrudan etkileme yeteneği bulunmamaktadır. Medyanın en büyük sorunlarından birisi tekelleşmedir.Televizyon, radyo ve gazete yayınlarının kurum ve şahıs yararını değil,kamu yararını gözetmesi gerekir.Oysa medya sektörü,büyük sermaye yatırımları gerektirmektedir.İşletme sermayesi yüksek,buna karşın karlılık oranı göreceli olarak düşüktür.Sektörde çok ciddi bir rekabet yaşanmakta,pazara giriş serbest piyasa koşullarına göre olmamakta,yani pazara giriş bir hayli zor ve ciddi ticari riskler taşımaktadır. Böylesine bir ekonomik alanda, ister istemez, diğer ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de ciddi bir yoğunlaşma gündeme gelmekte ve şu anda yaşanan sorunların önemli bir kısmı da bu yoğunlaşmadan kaynaklanmaktadır.Günümüzde Türkiyede tehlikeli ve zararlı bir tekelleşme süreci söz konusudur. Türkiyede yeni RTÜK Yasası, medya sahipliğinde kriter olarak izlenme oranlarını almaktadır.Türkiye genelinde %25 izlenme oranını geçmemek kaydıyla, bir özel veya tüzel kişiliğe istediği sayıda medya kuruluşuna sahip olma şansını açmaktadır.Reyting ölçümlerine bakıldığında,Türkiyede yayın yapan yerel medyanın tamamının ulusal bazda reyting oranı yüzde 1,5-2 civarındadır.Yani,180 yerel televizyonun ulusal bazda reyting oranı,yaklaşık %2dir. CNN Türk,NTV gibi haber ağırlıklı yayın yapan televizyonların ulusal bazda izlenme oranları da %3-4 kadardır. Medya kuruluşları, sonuçta ticari organizasyonlardır.Eğer bir medya patronu veya grubu CNN Türk ile NTVyi ve birçok yerel kanalı satın alırsa; bunun yanında ATV,Kanal D,Show TV, Star TV gibi ülke çapında fazla izlenen bir kanalı da alabilir. Avrupa Birliğinde yoğunlaşma yaratacak durumların tespiti ve mülkiyetin yayın içeriklerini etkilemesinin önlenmesi konusunda ortak bir mevzuat yoktur;Avrupa Birliği üyeleri farklı farklı yöntemler uygulamaktadırlar.AB üyesi ülkelerin büyük çoğunluğunda rastlanılan özellik;yoğunlaşmayı engellemek üzere, bir taraftan medya dışındaki yasaların devreye girmesi, yani rekabet yasalarının devreye girmesi, diğer taraftan da medya denetimi konusunda belirli özel yasaların bulunması şeklindedir. Bu ülkelerde medyada yoğunlaşmayı bir ölçüde denetlemek için birtakım kriterler uygulanmaktadır:İzleyici payı,lisans sahipliği,gelir payı,frekans sınırlama,sermaye payı, yayın lisansı gibi.. Türkiyede zaman zaman gazetecilerin istihdam olanaklarının artırılmasına yönelik öneriler de gündeme gelmektedir. Bu öneriler radyo,televizyon ve süreli yayın kuruluşlarının haber birimlerinde asgari ve zorunlu kadro oluşmasına ilişkin hükümler içermektedir.Fakat gazetecilerin istihdam sorunları daha kapsamlı düzenlemeler gerektirmektedir.Çünkü istihdamı asıl artıracak olan,büyük medya kuruluşlarıdır.Oysa bu kuruluşlar, bir gazeteciyi aynı anda,sahip oldukları muhtelif yayın kuruluşlarının zorunlu kadrolarında gösterebilmektedirler.Yerel basında çalışacak gazeteci sayısı ise yerel basının yapısı itibariyle sınırlıdır. Ülkemizde bugün 212 sayılı Basın Yasası gazetecilerin ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır.Yasaya göre, kıdem hakkı için meslekte en az beş yıl çalışmış olmak gerekmektedir.Günümüzde medyadaki çalışma koşulları göz önünde bulundurularak bu konunun uyum çalışmaları bağlamında yeniden değerlendirilmesi yararlı olacaktır:İş güvencesi kapsamına basın çalışanlarının da dahil edilmesi, önemli bir kamusal görevi yerine getiren gazetecilerin yararına olmasının yanında, editöryel bağımsızlığın,yani basın ve ifade özgürlüğünün, dolayısıyla da kamunun haber alma hakkının lehine olacaktır. Basın kartlarının dağıtımı konusunda da tartışmaların sürdüğünü söylemek yerinde olacaktır.Bazı medya mensupları basın kartlarının hiçbir kurala tabi olunmadan dağıtılmasına taraftar iken,bazıları açısından da

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 3729
favori
like
share
Journalstzlm Tarih: 22.03.2011 00:05
bu yazının devamını göremiyormuyuz
erbain666 Tarih: 03.09.2009 10:18
önemli bir konu yer verilmiş. teşekkürler...
alperenercan Tarih: 21.04.2005 14:30
[span=red]Verdiğin Bilgiler İçin Teşekkür Ederim Kardeşim...[/span]