Kıyı Balıkçılığında Güvenlik - Kıyı Balıkçılığında Güvenlik Önlemleri

Kıyı balıkçılığı zararsız ve tehlikesiz bir spor gibi görünse de, bu gerçeği yansıtmamakta ve bu uğraşa gönül verenlerin karşısında çoğu kez görünmez tehlikeler bulunmaktadır. Güvenli ve sağlıklı bir spor uygulanması için, kıyıdaki balık avı meraklılarının bazı kurallara dikkat etmeleri gerekmektedir.

Açık havanın genellikle soğuk aylarda, alışık olmayan bünyelerde olumsuz etkiler yaptığı, Soğuk algınlıklarının ağır hastalıklara yol açabildiği asla hatırdan çıkarılmamalı, her türlü atmosfer koşullarına karşı uygun giysilerle vucut korunmalıdır. Kıyı balıkçılığı yapanların da, soğuk ve yağışlı havalarda kullanmak üzere, su ve rüzgar geçirmeyen bir anorak, yada muşamba takım ve bir çift lastik çizme edinmeleri gerekmektedir. Sıcak havalarda bile, güneşe karşı başı koruyacak bir şapka, denizden gelen meltemin sürekli etkisini önleyecek bir avcı yeleği giymek yerinde olur. Kış aylarında, ısıtıcı bir önlem olarak bir termosta çay, ya da kahve bulundurmak, hem sinir sistemini takviye ettiği, hemde soğua karşı koruyuculuğu dolayısıyla önemlidir.

Dikkat edilecek ikinci bir husus da, genellikle yağışlı havalarda, bazen de denizin nemli esintisiyle olta atılabilecek, rıhtım, köprü, duba ya da demirli tekne güvertelerinin kaygan oluşudur. Bu nedenle, giyilecek ayakkabıların en az kayacak tabanlara sahip olmasına özen gösterilmelidir. Özellikle, kaya üzerleri sürekli ıslak ve kaygan yosunlarla kaplı olduğu için, bu yerlerde yapılacak avcılıkta, heyecan ve telaşın etkisiyle düşmek işten bile değildir. Bu düşmeler, insan çoğu kez kendini toparlayamadığından kırıklara, bazen de baş çarpması ve iç kanama nedeniyle ölümlere bile yol açmaktadır.

Sağlık ve esenlik bakımından üzerinde önemle durulacak bir husus da, balık avlama uğruna ıssız yerlere yalnız başına gitmenin hiç de güvenli bir davranış olmadığıdır. Bir çok görünmez kazaya , özellikle de hassas bünyesi olanların ani bir rahatsızlığa karşı bir davranış olmadığıdır. Bir çok görünmez kazaya, özellikle de hassas bir bünyesi olanların ani bir rahatsızlığa karşı bu kurala kesinlikle uymaları gereklidir. Avı ne kadar bol olursa olsun, böyle ıssız yerlere bir veya birkaç arkadaşla birlikte gitmek hem hoşça vakit geçirmek, hem de güvende olmak bakımından önemlidir.
Kullandığınız olta takımları da, görünüşte zararsız olsalar bile, bazen size beklenmedik yaralar açabilirler. Örneğin, damaklı bir olta iğnesi parmağınıza veya einize saplanabilir. Bu durumda onu çekip çıkarmak çok acı verici olduğu kadar, çok da zordur. İğne derine sağlanmamışsa, palasını penseyle kesmek ve yoluna iterek derinin öteki yönünden çıkarmak yerinde bir hareket olur. Bundan başka, irice bir balığı çekerken olta ipinin kayarak, elinizi keskin bir bıçak gibi kesmesidir. Bazı defa derin kesiklere neden olan bu olgu karşısında, olta kutusunda bulunduracağınız ilk yardım gereçlerinin ne kadar yararlı olduğunu göreceksiniz. En küçük bir kesiğin bile bir antiseptikle temizlenip sarılmadığı takdirde büyük enfeksiyonlara yol açması her zaman olasıdır.
Zehirli balıkların kılçık, yada dikenlerinin batmasına karşı da tedbirli olmalısınız. Bu konuda ustalaşıncaya kadar, tanımadığınız ya da zehirli olduğunu bildiğiniz balıkları iğneden çıkarmaya çalışmak yerine o bedeni , ya da kösteği gözden çıkararak kesmelisiniz. Özellikle Rina'nın kuyruğundaki bir çift diken testere gibi çapraz dişli olduğundan, batarken kolayca saplanır, ama çıkarması o nispette zordur; çok zehirli olması dolayısıyla vakit geçirmeden bir doktora gidilmesi yerinde olur. Bu imkan yoksa, iğneyi çıkardıktan sonra, yarayı sıkarak bolca kanatmalı, oksijenli suyla iyice temizlemeli ve sulu amanyokla yıkamalısınız. Trakonya, yada Varsam ın dikeni battığında da aynı işlem uygulanır. Yaranın üzerine işemekte, ilaç yokluğunda yararlı bir yöntemdir. Bu balıkların zehiri de nöbet ve ateş yaptığından doktor kontrolünde, kalbi kuvvetlendirici ve ağrı kesici ilaç almak yerinde olur. Diğer balık dikenlerinin batmasında da, zehirli olmasa bile dikenin battığı yerde kalmamasına ve yarayı temizlemeye özen gösteriniz.; böylece mikrop kapmaya ve iltihaplanmaya karşı kesin bir önlem almış olursunuz.

Son günlerde ülkemizde de görülmekte olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi mikrobunu taşıyan keneler içinde muhakkak önlem alınmalıdır. Kenelere karşı çadır kuruyorsanız çadırınızın etrafına ve avlak bölgesi çevresine kene kovucu ilaçlar sıkabilirsiniz. Ayrıca avlanırken pantolununuzun paçalarını çoraplarınızın içine sokmanız kesinlikle gereklidir. Bu konu ile ilgili diğer bir husussa avlak bölgenizden ayrılırken üzerinizi ve eşyalarınızı kontrol etmenizdir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 419
favori
like
share