Evrim Kuramına Bilimsel İtirazlar






Belki insanlık tarihinin ilk dönemlerinden beri uygulanmakta olan öğretim ve eğitim yöntemleri belki dini inançların etkisi belki de insanın doğal yapısı insanın yeniliklere karşı itirazcı olmasına neden olmuştur. Bu direniş en fazla da tam olmayan kanıtlarla desteklenmekte olan Evrim Kuramı'na yapılmıştır ve yapılmaktadır. Özellikle dogmatik düşünceye yatkın olanlar bu karşı koymada en önemli tarafı oluşturur. Bununla beraber son zamanlarda birçok aydın din bilimcisi de dahil olmak üzere iyi eğitim görmüş toplumların büyük bir kısmı Evrim Kuramı'na sahip çıkmaktadır.

Evrim Kuramı'na Darwin'den beri bilimsel karşı koymalar da olmuştur. Özellikle varyasyonların zamanla populasyonlardan kaybolacağı inancı yaygındı. Çünkü bir varyasyona sahip bir birey aynı özellikli bireyle çiftleşmediği takdirde bu varyasyonun o populasyondan yitirileceği düşünülmüştü. Populasyon genetiğinde çekinik özelliklerin yitirilmeden kalıtıldığı bulununca itirazların geçerliliğide tümüyle kaybolmuş oldu. Darwin Pangeneze yani anadan ve babadan gelen özelliklerin bir çeşit karışmak suretiyle yavrulara geçtiğine inanarak hataya düşmüştü. Eğer kalıtsal işleyiş böyle olsaydı iyi özelliklerin yoğunluğu gittikçe azalacaktı ve zamanla kaybolucaktı. Halbuki bugün özelliklerin sıvı gibi değil gen denen kalıtsal birimlerle kalıtıldığı bilinmektedir.

ikinci önemli karşı koyma bu kadar karmaşık yapıya sahip canlıların doğal seçilimle oluşamayacağıydı. Çünkü canlının hatta bir organın oluşması çok küçük olasılıkların biraraya gelmesiyle mümkündü. Fakat canlıların oluşmasından bugüne kadar geçen uzun süre ve her bireyde muhtemelen ortaya çıkan küçük değişikliklerin yani nokta mutasyonlarının zamanla gen havuzunda birikmesi sonuçta büyük değişikliklere neden olabileceği hesaplanınca bu karşı koymalar da kısmen zayıflamıştır

Üçüncü bir karşı koymaya ise yanıt vermek oldukça zordur. Karmaşık bir organ yarar sağlasa da birden bire nasıl oluşabilir? Örneğin omurgalılarda gözün birçok kısımdan meydana geldiği bilinmektedir. Yalnız başına bir kısmın herhangi bir işlevi olamaz. Tümü biraraya geldiği zaman görme olayı sağlanabilir. O zaman değişik kısımların ya aynı zamanda birden meydana geldiğini varsaymak gerekiyor - bu populasyon genetiği açısından olanaksızdır - ya da yavaş yavaş geliştiğini herhangi bir şekilde açıklamak gerekiyor. Bir parçanın gelişmesinden sonra diğerinin gelişebileceğini savunmak anlamsızdır; çünkü hepsi birlikte gelişmezse ilk gelişen kısım işlevsiz olacağı için körelir ya da artık organ olarak ortadan zamanla kalkar. Bununla beraber bu tip organların da nokta mutasyonların birikmesiyle ilkelden gelişmişe doğru evrimleştiğine ilişkin kanıtlar vardır.(bakınız. Sphenodon'da pariyetal göz Amphitretus'da teleskopik göz)

Evrim Kuramı'nda dördüncü karanlık nokta fosillerdeki bazı eksikliklerdir. Örneğin balıklardan amfibilere amfibilerden sürüngenlere sürüngenlerden memelilere geçişi gösteren bazı fosiller bulunmakla beraber (bazıları canlı olarak günümüzde hala yaşamaktadır) tüm ayrıntıyı verebilecek ya da akrabalık ilişkilerini kuşkusuz şekilde aydınlatabilecek seri halindeki fosil dizileri ne yazık ki bazı guruplarda bulunamamıştır... bununla beraber zamanla bulunan yeni fosiller Evrim kuramın'daki açıklıkları kapatmaktadır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 230
favori
like
share