Guinness Rekorlar Kitabı, dünyanın dört bir yanında kırılmış rekorların kayıta geçirildiği bir kitaptır. Bu kitabın ilginç yanı ise 1950'lerde bir İrlanda barında yazılmış olmasıdır. Bu rekorlar arasında dünyanın en uzun adamı, yaşayan en uzun kadın, en küçük köpek gibi rekorlar bulunur. Bunlar kategorilere ayrılmıştır. Bu kategoriler:


İlginç Özellikler
Doğal Dünya
Bilim ve teknoloji
Sanat ve Medya
Modern Toplum
Gezi ve Taşıtlar
Sporlar ve Oyunlar'dır.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4638
favori
like
share
notac1 Tarih: 11.05.2011 18:15
o dediğinden paylaşım için teşekkürlerr
Chosen One Tarih: 28.10.2009 14:38
paylasim icin sagol
NarCicegi Tarih: 29.04.2009 06:42
[COLOR="Pink"]Nedir bu Guinness Rekorlar Kitabı?

Guinness Rekorlar Kitabı’nı herkes bir şekilde biliyor; ama bugüne kadar Türkiye’de ne bu kitabı gören oldu, ne de Guinness’in tam anlamıyla ne iş yaptığını bilen! Dünyanın en çok satan kitabının kime ne faydası var? Peki, insanların canlarını tehlikeye atma pahasına rekor denemelerine ne demeli?


Dünyanın en küçük kelebeğini, ağzında en çok çıngıraklı yılan tutan adamını, en ince belli kadınını, göz kapakları ile araba çekme rekorunu, yüzde en fazla salyangoz taşıma rekorunu merak ediyor musunuz?

Sizi bilemeyiz, ama milyonlarca insan bunları merak ediyor. Bu merak da Guinness Rekorlar Kitabı’na dünyanın en çok satan kitap payesini kazandırıyor.

Guinness Rekorlar Kitabı bugüne kadar 109 milyon adet satılmış. Bu kitaba girmeyi hak eden rekor denemeleri ise 30 binin üzerinde televizyon kanalında haber olarak yayınlanıyor. Milyarlarca insan bu denemelerden herhangi birini izliyor, okuyor ve hayretle birbirine anlatıyor. Oysa her şey 50’li yıllarda Guinness bira fabrikası müdürünün bir av partisinde arkadaşlarıyla “Avrupa’daki en hızlı av kuşu hangisidir?” tartışmasına tutuşmasıyla başlamış.

Bu hararetli tartışma sonrasında 1955 yılında Guinness Rekorlar Kitabı basılmış. Ve bu tarihten sonra çıkan her yeni kitabın satış rakamı katlanarak artmış. Öyle ki Batı’da İncil’den bile daha çok satılan kitap haline gelmiş. Şimdi Guinness bir marka ve dünyanın tek rekor tescil kurumu. Yılda 70 bin insan Guinness’e rekorunu tescillesin diye başvuruda bulunuyor. Sadece bireysel değil belediyeler, hükümetler nezdinde de başvurular yapılıyor. Guinness rekor denemeleri yapılırken yüzlerce basın mensubu hazır bulunuyor.

Basının bu yoğun ilgisi, şehrinin, şirketinin ya da kendisinin tanıtımını yapmak isteyen herkese aptalca ya da tehlikeli rekor denemeleri yaptırıyor. Bu yüzden başta ‘en hızlı, en çok, en büyük’ gibi insan merakını celbeden kavramları içeren kitap, son yıllarda komik, şaşırtıcı, çılgınca ve hatta aptalca rekorları da içine alır oldu. Mesela bir dakikada en fazla birdirbir rekoru İspanya Barcelona’da kırılmış. En büyük çay partisi Japonya’da Nishio ticaret ve sanayi odası tarafından yapılmış… Bitmiyor bu trajikomik rekorlar; en pahalı turta, dünyanın en hızlı masası, 50 ürünü en hızlı şekilde kasadan geçirip poşetleme rekoru… Peki insanlar böyle komik rekor denemelerini neden yapar?

Ve diğer insanlar bunları neden merakla izler? Bu sorunun cevabı duygularda gizli. Rekor denemesi yapanlar; başarmak, ünlü olmak, alkışlanmak isteklerinin; bunları izleyenler ise merak ve hayret duygularının kurbanı oluyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, rekor denemesi yapanların bir kısmının hastalıklı kişiliğe sahip insanlar olabileceğini söylüyor.


Rekor mu, komedi mi?

Guinness Rekorlar Kitabı karışık mizanpajı sebebiyle okunması zor bir kitap. Hele de bazı sayfalardaki şok edici fotoğraflarıyla (dünyanın en kıllı adamı, en uzun tırnaklı kadını ya da sırt derisine takılı kancayla ya da göz kapağıyla araba çeken adamı fotoğraflarıyla) dehşete kapılabilirsiniz.

Bazı sayfalardaki rekorları hayretle okurken, bazı rekorlar için hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz (Çuval yarışı, çay partisi, aynı anda atılan en fazla kağıt uçak, evcil hayvanları en çok seven ülke gibi… Fotoğrafta rekor uzmanları rekor ölçer aletlerini gösteriyor. Mesafe tekeri, dijital kamera, ses seviyesi ölçer, lazerli menzil belirleme, kamera, telsiz…

Para değil hava vaatediyor!

Dünyada başka hiç kimsenin yapamadığı bir şeyi yapanlar ya da en iyi-en başarılı olmak isteyenler Guinness’e internet ortamında ya da mektup yoluyla başvuruyor. Başvuru için herhangi bir para verilmiyor. Sadece eğer hakem talep edilmişse uçak-otel ve yemek gibi masrafları rekor denemesi yapacak kişi tarafından karşılanıyor. Guinness ise rekortmene hiçbir şekilde para ödemiyor, masraflarını karşılamıyor, sponsor sağlamıyor ve ekipman temin etmiyor. Rekor denemesi yapacak kişinin tek bir avantajı var, eğer başarılı olursa dünyanın en çok satan ve okunan kitabında yer alıyor. Rekortmene meşhur olmaktan başka bir şey vaat etmeyen Guinness ise kitap satışlarından, hakem masraflarından ve televizyon programlarından yüklü miktarda para kazanıyor.


Nevzat Tarhan:

‘Bu kitap merak ve hayret duygusunun suiistimalidir’

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanların sıradan olmaktan her zaman korktuğunu söylüyor. Özellikle narsist eğilimi olanlarda bu duygu daha baskın olurmuş. Çünkü insan kendini özel ve önemli hissetmek ister. İşte bunu, çalışıp, bir şeyler üreterek yapamayan, bunun için çaba sarf etmek istemeyenler böyle garip, sıra dışı rekor denemeleriyle kolay yoldan ün sağlamak istiyor. Tarhan, “bu kişilerin çocukluk dönemleri araştırılırsa genellikle toplumdan dışlanarak, eksik ve değersiz hissettirilerek büyütülen kişiler oldukları gözlemlenir. Başarıya ihtiyacı var. Böyle kolay başarılarla parmakla gösterilir olmak istiyorlar. Bu kişiler arasından manik-depresif bozukluk ve hiperaktivite hastalığı çok çıkar.” diyor. Tarhan, rekortmenlerin akıl almaz şeyleri başarmalarının (göz kapağıyla araba çekmek, dişiyle 300 kilo ağırlık kaldırmak gibi) sebebini ise motivasyona bağlıyor. Beyinde sınırsız ve gizli bir potansiyel olduğunu bunun duygusal yoğunlukla harekete geçirilebileceğini söyleyen Tarhan, “Bu şekilde fizik kurallarını sarsacak güç gösterileri yapabiliyorlar.” diyor. Tarhan, “Guinness, insanın merak ve hayret duygusunun suiistimalidir.” diyor ve bunu şöyle açıklıyor: “Hayret ve merak önemli duygulardır. Fakat bu duygu böyle bilgilere yönlendirilerek entelektüel enerji boşa harcanıyor. İnsanı geliştiren bu duygular böylelikle köreltiliyor.” Dünyada bu kadar ilgi görmesinden ise basını sorumlu tutuyor: “Basının ilgi göstermesi de bu rekor denemelerini besliyor.”

Orhan Kural:
‘Guinness futboldan daha faydalı’


Prof. Dr. Orhan Kural, insanların farklı bir şeyler yapmak veya hakkında konuşulur olmak gibi bir içgüdüye sahip olduğunu hatırlatarak, “Guinness’in dayandığı da budur.” diyor. Diğer taraftan farklı ve ilginç şeyleri görme merakı da var. Kural, Guinness’e ilginin sebebinin ise bu olduğunu söylüyor. İnsanların kendisine “Hocam bu kadar iş yapıyorsun, ne işin var Guinness’te? Bunun kimseye yararı yok.” dediğini söyleyen Kural, “Ben Guinness’in, iyi kullanırsak çok faydalı olacağını düşünüyorum. Futbolun insanlara ne faydası var ya da Formula 1’in? Ama Guinness Kitabı, Kur’an’dan ve İncil’den daha çok satılıyor ve okunuyor. Guinness elimizde bir güç.” diyor.
Kaynak: Aktüel