Eskişehir Film Festivali - 11.si düzenlenen Uluslararası Eskişehir Film Festivali

On yıl öncesinin alçakgönüllü sekiz filmlik gösterimi yılar içinde yüzlerce filmin gösterimini yapan binlerce kişinin film izlediği, gençlerle ustaları buluşturan, sinema üzerine yazan ve araştıranları ödüllendiren, kentteki sinema salonlarına yayılan bir film festivaline dönüştü. Festival Başkanı Prof. Dr Gülseren Güçhan, Sinema Günlerinin geçen yıllar boyunca sürekli gelişerek tüm kenti kucaklayan bir film festivaline nasıl dönüştüğünü açıklayan iki önemli şey olduğunu söyledi: “Anadolu Üniversitesi’nin Eskişehir’in kültürel hayatında pek çok ilkleri başlatan, öncülük eden güçlü kurumsal kimliği ve başkanından afiş tasarlayanına, sinema salonunda yer gösteren, fotoğraf çeken, haber yapanına kadar kimi öğrenci kimi öğretim üyesi hepsi üniversiteli ‘başka yerde olmayan’ ekibi...

Bu yıl 11.’si düzenlenen “Uluslararası Eskişehir Film Festivali” Türkiye’deki uluslararası film festivalleri içinde üniversite kimliğini taşıyan tek festival olma özelliğine sahip. Festival bu kez ilk defa Anadolu Üniversitesi mezunu yönetmenlerin filmlerine ev sahipliği yapacak. ‘Sinema Kültürüne Katkı Ödülleri’ adı altında açılan yarışmada ‘’En İyi Sinema Kitabı’’, En İyi Sinema Makalesi’’ ve ‘’Televizyonda Yayınlanan En İyi Sinema Programı’’ödüllendirilecek. Yarışmanın seçici kurul üyeleri, Prof.Dr. Merih Zıllıoğlu (Galatasaray Üniv.), Yard.Doç.Dr.Hakan Savaş (Anadolu Üniv.), Yönetmen Handan İpekçi, Sinema Yazarı Sevin Okyay, Sinema Yazarı Ali Ulvi Uyanık.

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Sürmeli’nin desteği ile Anadolu Üniversitesi Sinema Kültürünü Geliştirme Birimi ve öğrencilerin gönüllü çabalarıyla düzenlenen festival, 2 Mayıs Cumartesi günü saat 18.00’da Anadolu Üniversitesi Sinema Anadolu’da yapılacak açılış töreniyle başlayacak. 11. Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nin bu yılki onur konukları, Ekrem Bora ile Nebahat Çehre olacak ve kendilerine ‘’Onur Ödülleri’’ verilecek. Festivalin ‘Sinemaya Emek’ ödülünün bu yılki sahibi ise Yeşilçam emektarı Yapımcı Necip Sarıcı. Festivalin açılış filmi, Amerikalı yönetmen Courtney Hunt’ın, Sundance Film Festivali başta olmak üzere pek çok festivalden ödül kazanmış filmi ‘Frozen River (Donmuş Irmak)’ olacak.

Festival programında Dünya Sinemasının Genç Yıldızları, Sinema Tarihinin Unutulmazları, Türk Sineması, Dünya Festivallerinden, Geceyarısı Sineması, Hayatımız Belgesel ve Canlandırma Sineması, Kısa Filmler başlıklarında toplam 102 kısa ve uzun metrajlı film sinemaseverler ile buluşacak.

Festival Başkanı Prof. Dr. Gülseren Güçhan, festival kapsamında uluslararası festivallerde öne çıkan, sinemada yeni anlayışları ve yeni anlatım tarzlarını ortaya koymuş birçok filmin izlenebileceğini dile getirdi. Festivalin film gösterimlerinin yanı sıra sinema sanatı alanındaki bilgi-düşünce ve deneyimlerin aktarılabileceği, tartışılabileceği ortamları da sunduğunu belirterek, on yılı aşmanın bir festival için kalıcılığın göstergesi olduğunu vurguladı. Güçhan ayrıca, sadece Eskişehir’deki değil, Türkiye’nin her yerindeki öğrencileri ve sinemaseverleri de festivale davet ettiklerini belirtti.

Korku gerilim filminden komedi filmine, belgeselden canlandırma kısa filmlere kadar birçok filmin yer aldığı festivalin on yıllık tarihinde 314 uzun metrajlı, 255 kısa metrajlı olmak üzere toplam 569 film gösterimi yapıldı ve 80,576 seyirci bu festival kapsamında film izledi.

Eskişehir’de her yıl Mayıs ayında film festivalinin zamanının geldiğini bilen ve merakla bekleyen bir kitle olduğunu söyleyen Güçhan, “Sadece Eskişehir’den değil öteki kentlerden de festivalimize gelmek istediğini bildirenler var ve onları da ağırlıyoruz. Biz ustaların gençlerle deneyimlerini paylaştığı atölye çalışmaları düzenlemeyi festivalin çok önemli bir misyonu olarak görüyoruz. Bu çalışmaların kendi filmini yapmak isteyen genç yetenekler için teşvik edici olacağına inanıyoruz. Bu açıdan da festival adeta bir sinema okulu gibi işlev görüyor.

On gün süren Eskişehir Film Festivali’nin arkasında festival ekibinin aylarını alan uzun bir çalışma dönemi var. Festival ekibi kimi profesör kimi doçent kimi asistan olan Anadolu Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşuyor. Öğrenciler ise gösterim sırasında gönüllü olarak çalışmaya başlıyorlar. Festival ekibi üniversitedeki pek çok sorumluluklarının yanında festival organizasyonunu yaparken zamanlarını ve bütün yaratıcılıklarını ortaya koyuyor”.

Onur Konukları

Yeşilçam’ın önde gelen isimlerinden Ekrem Bora ve Nebahat Çehre bu yıl festivalin onur konukları olarak Anadolu Üniversitesi’nde ağırlanacak.
Pek çok Yeşilçam yıldızı gibi Ekrem Bora da bir derginin düzenlediği yarışmayla tanındı. 1953 yılında, gazeteci, yazar ve senarist Sezai Solelli’nin aracılığıyla Yıldız Dergisi’nin açtığı sinema artist yarışmasına katılarak birinci oldu. Mehdi Özgürel’in yönettiği “Alın Yazısı” filmiyle sinema oyunculuğuna başladı ve kısa sürede halkın beğenisini kazandı.

Sahneye ilk kez İstanbul Şehir Tiyatroları Çocuk Bölümü’nde çıkan Nebahat Çehre ise, 14 yaşında Adalar Güzeli, bir yıl sonra da, henüz 15 yaşındayken Türkiye Güzellik Kraliçesi seçildi. Sinemanın kendisini keşfetmesini beklemedi çünkü daha çocuk denilecek yaşta güzelliği tescil edilmişti. Sinemayı hiç düşünmediği halde, dostlarının, çevresinin yönlendirmesiyle, üst üste gelen film tekliflerine “evet” demek zorunda kaldı. Festivalin ‘Sinemaya Emek’ ödülünün bu yılki sahibi ise bir Yeşilçam emektarı olan Lale Film şirketi ile sinemaya hizmet eden sinema birikimini ve kendi olanaklarını özellikle sinema oklu öğrencilerine her zaman açan ve destekleyen Yapımcı Necip Sarıcı olacak.

Dünya Sinemasının Genç Yıldızları

Festivalin bu bölümü, dünya sinemasının genç yönetmenlerinin yapıtlarını tanıma fırsatı veriyor. Kısa filmleriyle son yıllarda uluslararası alanda en fazla başarı gösterip tanınan İsveçli yönetmen olarak kabul edilen Jens Jonsson’ın “Pingpong Kralı”adlı filmi bu bölümde gösterilecek.
Bu bölümdeki filmlerden bir diğeri de, 2008 yılında, Bosna-Hersek’te çekilen tek film olma özelliğini taşıyan “Kar” filmi. Daha önce dört kısa film çekmiş olan yönetmen Aida Begic’in ilk uzun metrajlı filmi olan “Kar”, 2008 Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası’nda Büyük Ödül’e layık görüldü ve övgüyle karşılandı.

Festival açılışında gösterilecek olan Amerikan yapımı ‘Frozen River (Donmuş Irmak)’ adlı filmin yönetmeni Courtney Hunt .. “Donmuş Irmak” bir yandan kendi dramlarını yaşayan öte yandan göçmen işçilerin trajedilerine, acılarına tanık olan iki kadın arasında kurulan sağlam dostluğun öyküsünü yalın fakat etkileyici bir sinema diliyle anlatan bir film.

Steve McQueen’in “Açlık” filmi, Kelly Reichardt’ın “Wendy and Lucie” filmi de bu bölümdeki filmlerden. Belçikalı yönetmen Christophe van Rompaey’in “Moskova; Belçika” filmi, eşi tarafından terk edilen ve üç çocuğuyla birlikte yaşayan bir kadının ailesini yeniden bir araya getirme hikâyesini sıcak bir sinema dili ile aktarıyor. Katıldığı festivallerden ödüllerle dönen bu filmin yönetmeni Christophe van Rompaey festivalin konuğu olacak ve filmin arkasından seyirciler ile bir söyleşi yapacak.

Sinema Tarihinin Unutulmazları

Sinema tarihinin unutulmazları bölümünde sinema tarihinin üç büyük Ustası Bunuel, Bergman ve Tavernier’in filmleri var. Bunuel’in sinemada gerçek üstü bir devrim yaratan “Gündüz Güzeli”, Burjuvazinin Gizemli Çekiciliği” gibi filmleri Bergman’ın “Persona” ve”Çığlıklar ve Fısıltılar” gibi insan ruhunun derinliklerinde yatan pek çok şeyle yüzleşen başyapıtları, Fransız sinemasının en önemli “Auteur”lerinden biri olan Tavernier’in “Kırda Bir Pazar”, “Naklen Ölüm” gibi unutulmaz filmleri gösterilecek. Klasikleri orijinal kopyasından izleme fırsatı veren bu bölümdeki filmler kaçırılmaması gereken filmlerden.

Dünya Festivallerinden

Dünya festivallerinden bölümünde sinemayı yakından takip eden seyircilerin görmeyi merakla bekledikleri filmler var. Coppola’nın savaş filmleri içinde ayrı bir yeri olan “Kıyamet” filminin yeni kurgusu “Kıyamet Yeniden”, İngiliz sinemasının son dönemlerde eleştirel filmleriyle öne çıkan ödüllü yönetmeni Shane Meadows’un “Somers Town” filmi, Francois Ozon’un son filmi “Ricky”, Julie Delphy’in hem başrolünde oynayıp hem de yönettiği karanlık bir 16. yüz yıl hikâyesi olan “Kontes” bu bölümün öne çıkan filmleri.

Freddy Olsson’un seçtikleri

Festivalin, bu bölümünde, Orta Avrupa sinemasına olan ilgisi nedeniyle neredeyse 20 yıl bölgedeki film festivallerini dolaşan, festival başkanlığı ve yapımcılık yapan Freddy Olsson’un seçtiği filmler yer alıyor.

Anısına

Festivalde “Anısına” başlığı altında yer alan isim ise, Türk sineması ve kültürünün yurtdışındaki en önemli tanıtıcılarından Keriman Ulusoy Caron olacak. Bu yıl Mart ayında kaybettiğimiz Türk sinemasının yurtdışındaki en önemli tanıtıcılarından biri olan Ulusoy bir kısa filmi ile anılacak. 1941 İzmir doğumlu Keriman Ulusoy, tiyatro ve sinema oyunculuğunun yanı sıra televizyon programcılığı, sunuculuğu, belgesel yönetmenliği, yapımcılık ve neredeyse gönüllü Türk filmleri dağıtımcılığı yapmıştı.

Türk Sineması 2008 – 2009

Bu bölümde, Türk sinemasının festivallerde ödüller kazanmış yeni filmleri yer alıyor. Yönetmenliğini Anadolu Üniversitesi’nden mezun olan Bahadır Karataş’ın yaptığı “Usta” filmi de bu kategoride yer alıyor. Yönetmen Bahadır Karataş, Oscar’ları dağıtan Akademi’nin 1929 yılında kurduğu ve ABD’nin en seçkin sinema okulu USC Sinema Sanatları Okulu’na başvuran on dört bin kişi arasından seçilen yüz kişi arasına girerek üç yıllık bir master programına kabul edildi. Türkiye’ye döndükten sonra yaklaşık yüz elli reklâm filmi yöneten Karataş, birçok uluslararası ve yerli markanın ödül kazanan imaj filmine yönetmen olarak imza attı.

Yönetmen Nuri Bilge Ceylan’a 61. Uluslararası Cannes Film Festivali’nde, ‘En İyi Yönetmen’ ödülünü kazandıran “Üç Maymun” adlı filmi, Yeşim Ustaoğlu’nun San Sebastian Uluslararası Film Festivali’nde ‘En İyi Film’ ödülünü alan “Pandora’nın Kutusu” adlı filmi, Derviş Zaim’in Uluslar arası İstanbul Film Festivali’nde ve Antalya Film Festivali’nde “En İyi yönetmen” ödülünü aldığı “Nokta”, Erden Kıral’ın Antalya Film Festivali’nde oyuncu Nurgül Yelşilçay’a “En iyi Kadın Oyuncu” ödülünü getiren, “En İyi Kurgu” ödülünü alan filmi “Vicdan”, Reha Erdem’in Antalya Film Festivali’nde SİYAT Özel Ödülü kazanan “Hayat Var” adlı filmi, Cemal Şan’ın “Zeynep’in Sekiz Günü” filminden sonra yaptığı “Dilber’in Sekiz günü” ve “Ali’nin Sekiz Günü” adlı filmler bu bölümde yer alacak.

Bu yıl Anadolu Üniversitesi Uluslar arası Eskişehir Film Festivali kendi mezunlarının filmlerini göstermekten ayrı bir heyecan duyuyor. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi mezunu Onur Ünlü “Güneşin Oğlu” filmi ile, Bahadır Karataş ve mete özok “Usta” filmi ile, Ethem Özgüven “Belgesel” filmleri ile festivalde olacaklar.

Bu bölümde ayrıca; Atalay Taşdiken’in “Mommo”, Raşit Çelikezer’in “Gökten Üç Elma Düştü”, Abdullah Oğuz’un “Sıcak”, Özcan Alper’in “Sonbahar”, Ben Hopkins’in “Pazar-Bir Ticaret Masalı”, Hüseyin Karabey’in “Gitmek” ve Mehmet Güreli’nin “Gölge” filmleri de yer alıyor.

Geceyarısı Sineması

Geceyarısı film seyretmeye, uykusuz kalmaya üstelik gerilip ürpermeye hazır seyircilerin merakla beklediği bu bölümde, Yönetmenliğini Jaume Balagueró, Paco Plaza’nın yaptığı ve 2002 yılının Ekim ayında vizyona girerek İspanya’da en çok izlenen filmler arasında yerini alan “Rec-Ölüm Çığlığı”, Thomas Alfredson’un “Let The Right On In” filmleri gösterilecek.

Hayatımız Belgesel

Belgesel film dalında başarılı yapıtların yer aldığı bu bölümde dikkat çeken en önemli filmlerden biri yönetmenliğini James Marsh’ın yaptığı “Teldeki Adam” .Özellikle 11 Eylül olayları ile adını tüm dünyaya duyuran New York kentinin ikiz kuleler arasında gerilmiş ipin üzerinde yürüme hayalini yıllarca kuran ve bunu gerçekleştiren Fransız ip cambazı Philippe Petit’in heyecanla izlenecek belgeseli.

Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Nedim Gürses’in Eskişehirspor’un kuruluş öyküsünü ve Anadolu efsanesini anlatan “Omuz Omuza” belgeseli. Bahriye Kabadayı’nın “DevrimciGençlik Köprüsü”, Nati Baratz’ın “Unmistaken Child” ve Marie Nyreröd’un “Bergman Adası” da bu bölümde yer alan diğer belgesel filmler arasında.

Hayatımız belgesel bölümünde “Amerikan Belgeseller Kuşağı” adı altında şunlar gösterilecek: “For Love Of Water”, “The People’s President”, “Sputnik Mania”.


Canlandırma Filmler

Ari Folman’ın yönettiği “Beşir’le Vals”, 2008 En İyi Yabancı Altın Küre sinema ödülüne layık görülen ve yönetmenin kendi yaşam deneyimlerinden yola çıkarak hazırladığı savaş karşıtı uzun metrajlı bu animasyon belgesel, tüm dünyada ilgi ve beğeniyle karşılandı.

Hayao Miyazaki, Kathleen Kennedy’in yönetmen koltuğuna oturduğu “Küçük Deniz Kızı Ponyo” ise, el çizimi kareleri ve pastel renkleriyle iyimser ve neşeli bir görsel sergiliyor.

“Ahmaklar ve Melekler” ise, yönetmen Bill Plympton’un kendine özgü yaratıcı üslubunu yansıtan, katıldığı festivallerden çok sayıda ödülle dönen ve büyük bir ilgiyle, beğeniyle izlenen bir film. Tatia Rosenthal’in ilk uzun metrajlı filmi olan “9.99 Dolar” da festival seyircilerinin ilgisini çekecek.

Canlandırma Kısa Filmler

Festivalin bu bölümünde, Petra Dolleman’ın seçtiği kısa filmler yer alıyor. 1986 yılından bu yana grafik sanatları, animasyon film ve bilgisayar alanında bağımsız görsel sanatçı/film yapıcı olarak çalışan Petra Dolleman, ‘Toonder’ studyosunda animasyon alanında pratik tecrube edinmiş fakat pek çok şeyi sadece yaparak öğrenmiş. Dolleman’ın seçkisinde yer alan filmler:

Børge Ring’in “Anna and Bella”, Christa Moesker’in “Sientje”, Maarten Koopman’ın “Arles’te Yatak Odası” ve “Johannes Vermeer’in İncili Kızı” , Michael Dudok de Wit’in “Baba ve Kızı”, Paul Driessen’ın “Yumurtayı Öldürmek”, Gerrit van Dijk & Monique Renault’ın “Pas A Deux”ve Petra Dolleman’ın “Museum”.

Kısa filmler

Türkiye’den ve dünyadan kısa filmlerin gösterileceği bu bölümde, Özay Fecht’in “The Touch”, Serhat Koca’nın “Hoşgeldin Bebek”, Fatih Sezgin, Güven Çelik’in “Hangi Savaş”, Victric Thng’in “Twogether”, Ric Aw Yong Liang’ın “Silent Girls”, Caner Erzincan, Mevlüt Çiftçi’nin “Buzlar Kırılınca”, Sara Siadat Nejad’ın “My Tree”, Muhd Eysham Ali’nin “My Home My Heaven”, Junfeng Boo’nun “Keluar Barıs”, Anthony Chen’in “Haze”, Ali Canlar’ın “Sinope’nin Yolculuğu”, Armağan Pekkaya / Umut kol’un “İşkenceye Tolerans”, Engin Kılıçatan’ın “Zor”, Simge Gökbayrak’ın “Id”, Mustafa Ercan Zırh’ın “Kasapoğlu”, Can Evrenol’un “Büyükannem”, Fırat Mançuhan’ın “Sapak” ve Can Evrenol’un “Kurban Bayramı” filmleri gösterilecek.

Kabin Filmleri ESPARK’ta

Festivalin kısa filmleri Eskişehir ESPARK alışveriş merkezine kurulacak kabinde ücretsiz olarak seyredilebilecek, böylece filmler daha çok sayıda insana ulaşacak.

2009 Sundance Festivali Kısa Film Seçkisi

Festivalin bu bölümünde Sundance Film Festivali seçkileri yer alıyor. Ünlü aktör Robert Redford tarafından 1981 yılında kurulan, Hollywood film endüstrisi ve onun Oscar temelli üretim şemasına alternatif getirme amacında olan Sundance bağımsız film festivalinin kısalarından yapılmış bir seçki her yıl Eskişehir film festivalinde gösteriliyor.

Destin Daniel Cretton’ın “Short Term 12”, Dmitry Povolotsky’ın “Pal”, Ruth Jarman, Joe Gerhardt’ın “Magnetic Movie”, Connor Clements’ın “James”, Max Winston’ın “I Live ın The Woods”, Dominic Bisignano’nun “From Burger It Came”, Tony Donoghue’ın “A Film From My Parish”, Justin Nowell’in “Acting For The Camera” filmi festivalin bu bölümünde yer alacak.

Sinema Dersleri

Festivalin Sinema Dersleri’nde sinema bilgisini geliştirmek, kendi filmlerini yapmak, sinema üzerine düşünmek, tartışmak isteyenlere ustaların deneyimlerini aktaracağı atölye çalışmaları ve seminerler var. 3 gün, 3 yönetmen, 3 senaryo başlıklı Senaryo Geiştirme Atölyesi için başvuran senaryo sahiplerinin arasından üçü seçilecek ve Handan İpekçi, Tevfik Başer ve Işıl Özgentürk seçilen üç senaryo taslağı üzerinde atölye çalışması yapacaklar.
Oyuncu Özay Fecht ‘’Kamera Karşısında Oyunculuk’’adlı bir atölye çalışması ile geleceğin oyuncu adaylarına birikimlerini aktaracak.

İngiltere’den John Cuningham, Ken Loach sineması üzerine, Amerika’dan Cecelia Condit Deneysel Belgesel üzerine seminerler verecek. Ethem Özgüven ve Petra Holzer “Bir Belgesel Film Yapmak”, Singapur’dan gelen yönetmen Fran Borgia “Asya’da Film Yapmak” başlıklı seminerler verecekler.

Fotoğraf Sergileri ve ‘Askıda Film’

Festivalin fotoğraf sergisi kapsamında yer alan iki fotoğraftan biri Marilyn Monroe’nun ölümünden önce son pozlarını verdiği Bertrand Stern’in Monroe fotoğraflarından oluşan “Marilyn Monroe- Kırılgan Bir Hayat” adlı sergi. Diğeri de Bergman ile film setlerindeki çok özel fotoğrafları ile Ove Wallin’in “Bergman ile Buluşmam” adlı fotoğraf sergisi.

“Festivalin Yıldızlı Geceleri”nde açık havada film gösterimleri yapılacak. Festival seyircilerinin kendi aralarındaki dayanışması ile daha çok film seyretmek isteyen ve maddi gücü kısıtlı olanlara fazla bilet alarak gişeye bıraktıkları “Askıda Film” uygulaması bu yıl da devam edecek.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 306
favori
like
share