Böyle Büyürdü Zerdüşt kitap özeti - Böyle Büyürdü Zerdüşt Kitap Tanıtımı

Zerdüşt otuz yaşındayken yurdunu ve yurdunun gölünü bırakarak dağa çekildi.
Orada on yıl boyunca bıkmadan, usanmadan ruhunu dinledi.
Ama sonunda, gönlünde bir değişiklik duydu.
Bir gün tan kızıllığında kalktı, güneşin karşısına geçti ve ona şöyle seslendi.
"Ey büyük yıldız, aydınltacak bir şeyin olmasa yazgın ne olurdu ?
On yıl var ki buraya, mağarama çıkıyorsun.
Eğer ben, kartalım ve yılanım olmasaydık ışığından ve yolundan bezerdin.
Fakat biz her sabah seni bekledik. Işığının fazlasını aldık. Ve bunun için seni kutsadık.
Bak; ben, fazla bal toplamış arı gibi uzanacak ellere muhtacım.
İnsanlar arasında akıllılar deliliklerine,
fakirler de zenginliklerine bir defa daha sevininceye kadar armağanlarımı paylaştırmak istiyorum.
Bunun için aşağılara inmeliyim. Nasıl ki sen, cömert yıldız, akşamları denizin arkasına iniyor ve
arka dünyaya ışık götüryorsan ben de senin gibi, inmek istediğim insanların aralarına inmeliyim.
Ey, en büyük mutlulupu bile kıskanmadan görebilen tok göz, beni kutsa.
Taşmak isteyen kadehi kutsa ki içinden su, altın gibi aksın ve mutluluğun parıltılarını her tarafa taşısın.
Bak, bu kadeh yine boşalmak, Zerdüşt yine insan olmak istiyor"
Zerdüşt'ün inişi böyle başladı...


İçinden

Ve birden uyandı belleği, dünle bugün arasında olup biten her şeyi bir bakışta kavradı. "İşte taş" dedi, sakalını sıvazladı, "bunun üstünde oturuyordum dün sabah; burada çıkmıştı falcı karşıma, ilk burada duymuştum demin duyduğum çığlığı, o büyük yardım çığlığını. Ey yüksek insanlar, yaşlı falcının bana dün sabah bildirdiği sizin sıkıntınızdı,- -sizin sıkıntınıza ayartmak, baştan çıkarmak istiyordu beni: ´Ey Zerdüşt´ demişti bana, ´ben seni son günahına ayartmaya geldim.´ "Son günahıma mı?" diye haykırdı Zerdüşt, kendi sözlerine öfkeyle güldü; "son günahım olarak ayrılan neymiş bana?" -Ve Zerdüşt bir daha kendi içine kapandı ve yine iri taşın üstüne oturdu ve düşünceye daldı. Birden ayağa sıçradı,- "Acıma! Yüksek insanlara, acıma" diye haykırdı, yüzü değişti, tunç kesildi. "Eh! O da gününü doldurdu! Benim acı çekmem, acımam da ne ki! Ben mutluluk için mi çırpınıyorum? Ben eserim için çırpınıyorum! Eh! Aslan geldi, çocuklarım yakında, Zerdüşt olgunlaştı, saatim geldi: Bu benim sabahım, benim gündüzüm başlıyor: gel artık, gel, ey büyük öğle!"- Böyle buyurdu Zerdüşt; mağarasından ayrıldı: karanlık dağlardan ağan bir sabah güneşi gibi tıpkı, parıl ve güçlü. (Arka Kapak) Yayınevinin notu: Almanca aslının adı Alsa Prach Zarratustra olan bu kitap, Thus Spoke Zarratustra adlı İngilizce çevirisinden dilimize aktarılmıştır.



Künyesi

Yazarı Friedrich Nietzsche
Özgün dili Almanca
Dili Türkçe
Türü Felsefe
Yayınevi Kültür Yayınları İş-türk Ltd.şti.
Türkçe
basım tarihi 2002
Anadilinde
basım tarihi 1883
ISBN ISBN 975-458-423-0

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2951
favori
like
share