Hiç onları düşündünüz mü? Hz. Adem’le Havva’yı... Dünyaya ilk geldiklerinde birbirlerine uzak iki ayrı vadiye düşmüştüler. Birbirlerine yabancı, dünyaya yabancı, her şeye yabancıydılar.
Sonra keşfetmeye koyuldular dünyayı. Birbirlerini arıyorlardı bir yandan, diğer yandan da hayatta kalmaya çalışıyorlardı.
Adem (as) hiç durmadı. İçinden geldiği gibi dünyayı keşfetmeye koyuldu. Bir batıya gidiyor, bir doğuya gidiyor, her gittiği yerde yeni şeyler öğreniyor, şaşırıyor ve hayret ediyordu. Hz. Havva’yı bulana dek dünyanın birçok yerini dolaşmıştı. Ancak ondan sonra da durmadı, Avrupa’ya, Afrika’ya, Asya’ya gitti… Dünyanın her metrekaresini adımlamak istiyordu…
Ve başardı…
Hz. Adem şimdi dünyayı keşfetti, kıtaları aştı, kâinatı adımlıyor. Gözleri, uzak galaksileri yokluyor; yerin altını, üstünü gözlemliyor… Keşif ruhu zevâl bulmadı ve Ademler var oldukça zevâl bulacağa benzemiyor…

***

Kâinat bir kitap ise onun her sayfasını didik didik okumak gerekmez mi? Hem de tek bir satır atlamadan okumak..
Sözgelimi insan kendisine inen Kur’ân’ı okumazsa ne büyük hata eder. Düşünsenize bir! Evinizde, elinizde duran Kur’ân’ın hâlâ okunmadık bir tek satırı bile varsa, bu büyük bir kayıp değil midir?
İşte insan için kâinat da bir nevi Kur’ân’dır. Onu okumadan anlayamaz. Dünya da kâinatın en önemli paragraflarından biri… Belki Adem’in (as) seyahat isteği bundan ileri geliyordu. Zira bu paragrafı iyi anlamadan kitabın bütünü hakkında fikir sahibi olmak mümkün değildi…
Dünya devâsâ büyüklükte... Her şehir, her vadi, her dağ, her ova ayrı birer âlem. Her şehirde yaşayan insanlar ayrı âlemler taşıyorlar kalplerinde. Dünya içinde dünyacıklar, dünyacıklar içinde koca âlemler saklı… Bütününü keşfetmeye ne zaman yeter, ne de mecâl… Ama keşif ruhu asla ölmemeli ve hep okumaya çalışmalı insan. Gerek mikroskopla, gerek teleskopla, gerekse manevi dürbünlerle…

***

Her erkek Adem, her kadın Havva gibi olmalı sonra… Burnunda ötelerin kokusu ve kalbinde bekanın iştiyakı olduğu halde, olağanüstü bir heyecan ve merak ile bakmalı dünyaya.
Adem ilk dünyaya geldiğinde, her gördüğünü cennetle kıyaslıyordu. Onun için “aklı hâlâ cennette” deniliyordu. “Başı bulutlara değiyor” denmesi de bu yüzdendi belki de… Sonra yavaşça alıştı dünyaya. Hayatta kalmanın yollarını aramaya başladı çünkü acıkıyor, üşüyor, yorgun düşüyordu artık. Ama hiçbir şey onun yeni bir şeyler öğrenme arzusunu köreltmiyor. Bilakis hep daha fazlasını öğrenmeye ve keşfetmeye çalışıyordu.
İşte her insan bu mülahazalarla yaşamaya çalışmalı. Gözlerini dikmeli önce semaya sonra da yere ve şöyle demeli: “Şüphesiz bunları boşuna yaratmadın…”

***
Adem’den bu yana insanoğlu çok şeyler öğrendi. Bütün bilgiler insanlık şuuruna kaydediliyor. O hesapta muhafaza olunuyor. Ademoğulları en ince ayrıntılarına kadar dünyayı keşfediyor. Ahirete giden emin yolda ilerlerken yolun bütün inceliklerini de öğreniyor. Dünyadaki bütün bilgileri hıfzetmek, bilmek tabii ki mümkün değil. Bu çok da gerekli değil zaten. Asıl önemli olan ise bilinmesi gerekeni bilmek, geri kalanlar konusunda da hayret duygusunu canlı tutmaktır.

***
Seyyahlara herkes gıpta ile bakar. Çünkü onlar tıpkı Hz. Adem gibi adımlarlar dünyayı. Yeni yerler, yeni insanlar, yeni hayatlar… Farklılıklar görürler. Farklılıklara alışırlar. İçlerindeki heyecanı yitirmedikleri sürece şanslı insanlardır bunlar. Dünyanın bir sergi yeri olduğunu düşünürsek eğer, serginin muhtelif kısımlarını görme şansı bulurlar. Her yeni ve farklı eserde o eserin Sahibine duyulan hayranlık artar. İşte sırf “bunları boşuna yaratmadın” diyebilmek için görmek gerekir dünyayı.

***

Bir seyyah olup dünyayı dolaşmak herkes için mümkün olmasa da kâinatın hemen her yerine tefekkür anlamında, düşünce metoduyla gitmek mümkündür. Sanal ortamda gerçek aleme ilişkin bilgilere ulaşmak imkânı olduğu gibi, tefekkür ve hayal dürbünüyle de kâinat gezilebilir elbet. Hepsinde maksat birdir: Dünyayı keşfetmek ve hayret etmek…
Tabii ki insanlar adedince dünyalar olduğunu düşününce her seyyahın da kendine ait dünyayı da keşfetme sevdasında olduğunu unutmamak gerekir. Demek ki herkes kendi dünyasının kâşifidir.

**UmutYavuz**


Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 324
favori
like
share