Engelli ailesinde stres yoğunluğu, zorlanma sebebiyle bazı psikolojik veya organik sorunlar görülebiliyor. Tedavi edilmezse engellinin de gelişimi olumsuz etkileniyor. Her anne-baba sağlıklı bir çocuğa sahip olmak ister. Bir çocuğun bir aileye getirdiği mutluluk, tartışılmazdır. Bununla beraber çocuk sahibi olmanın getirdiği zorluklar da vardır. Fakat çocuk gelişip konuşmaya, yürümeye başlayıp ilk alışkanlıklarını kazandıkça yavaş yavaş bu zorluklar aşılmaya, çocuğun anne-babasıyla paylaşımları artmaya başlar. Bununla beraber her anne-baba bu güzellikleri aynı şekilde ve aynı tempoda yaşayamamaktadır. Geçirilen kazalar, hastalıklar veya kalıtımsal bazı nedenlerden dolayı bazı çocuklar için gelişim çok yavaştır. Otizm, Down Sendromu, çocuk felci, epilepsi, kafa veya beyin travmaları gibi sağlık sorunları çocuğun pek çok fonksiyonunu olumsuz şekilde etkilemektedir. Bundan dolayı engelli anne-babası kadar engellinin diğer yakınları da çocuğun bakımının getirdiği zorluklardan etkilenebilir. Engelli çocuklar bir yerden bir yere gitmek, yemek yemek su içmek gibi sıradan işler için bile anne-baba veya yakınların ilgi ve desteğine muhtaçtır. Bu da engelin derecesine göre ailenin bir üyesinin; genelde annenin zamanının çoğunu çocuğuyla geçirmesi sonucunu doğurmaktadır. Örnek olarak annenin bir mesleği varsa bu sebeple işini bırakmak zorunda kalabilir. Tedavi ve rehabilitasyon çalışmaları çeşitli sağlık kuruluşlarına gitmeyi, tıpta ve ilgili diğer bilim dallarındaki ve uygulamadaki gelişmeleri takip etmeyi gerektirmektedir.

Anne-babanın zamanının çoğunu engelli çocuğuyla geçirmek zorunda kalması sosyal hayattan kopmasına da yol açabilir. Yetişkin olduktan sonra engelli olan bireyler de vardır ve bu durumda eş ve çocuklar da etkilenmektedir. Bu gibi sebeplerden engelli ailesinde (anne-baba, kardeşler, eş ve çocuklarda da) stres yoğunluğu ve zorlanma sebebiyle bazı psikolojik veya organik sorunlar görülebilmektedir. Bunlar tedavi edilmezse engellinin de gelişimini olumsuz şekilde etkileyebilir. Bu sebeple engelli ailesinin diğer ailelerden daha çok desteğe ihtiyacı vardır.

Bununla beraber duygusal travmayla karşılaşan herkes psikolojik sorun yaşamamaktadır. Psikolojide bu durum için yeni bir kavram olarak travma sonrası büyüme yani "olgunlaşma" terimi (Post-trauma Growth) gittikçe sık kullanılmaktadır. Bu tür birey ya da ailelerde "travma sonrası stres bozukluğu" yaşansa da engelli ailesinde daha sonraki aylar veya yıllar içinde insan ilişkilerinde iyimser olma, aile içi dayanışma, dinî duygularda artış vb. yönlerde olumlu bir gelişme görülebilmektedir. Bu engelli ile daha çok beraber olan annelerde, babalara göre daha çok olmaktadır.

Engelli ailesi olmak kolay değildir. Fakat bazı ailelerin bu zorlukla daha iyi başa çıkmasında şu gibi durumlar etkilidir:

Engelli ile meşgul olan kişinin psikolojik sağlığı. Psikolojik sağlığı daha önce bozulmamış kişiler bundan az etkilenmektedir.

Travmanın getirdiği zorluğun derecesi.

Ailede başka yardıma muhtaç kişinin bulunması.

Problem konusunda bilgi sahibi olup olmamak.

Ekonomik durumun iyi olup olmaması

Engelli yakınının kişiliği

Mücadeleci oluşu ve çözüm arayışı.

Tahsil ve kültür seviyesi.

Sahip olunan bir özelliğin veya organın eksikliği o özelliği veya organın fonksiyonunu daha iyi anlamaya yardımcı olmaktadır. Kişinin sadece bir tek eksikliği hayatını bu kadar etkilediğine göre "sahip olunan özellikler ne kadar değerlidir" şeklinde düşünmesi ve tefekkür etmesi, hayatı, insanı anlama çabası, Yaratana yaklaşması, ondan sağlık, güç ve dayanma gücü dilemesi, dua etmesi, engelli ailesinin iç dünyasını zenginleştirip problem karşısındaki dayanıklılığını, engelliye karşı şefkat ve sevgisini artırmaktadır. * Psikolog

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 638
favori
like
share