Nemli Gözler - Duran Çelik

Büroda akşama kadar çalıştı, çok yorulmuştu. Bir an önce eve gidip dinlenmek istiyordu. Arabasına binmek üzereydi ki, karşıdan gelen uzun boylu bir kız dikkatini çekti! Çok güzel ve çok alımlıydı. Onunla göz göze geldiğinde, öylece donup kaldı, kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu..

Kendisinden beklenmeyen(!) ani bir kararla, arkasından takip etmeye başladı! Otobüs durağında orta yaşlı bir kadın ve bir erkekle buluştu. Herhalde annesi ve babasıdır diye düşündü. Yanılmamıştı, otobüs yaklaşırken “Buna bineceğiz babacığım!” dediğini duymuştu. Nereye gittiğine bile bakmadan aynı otobüse atladı. Gözü hep O’nun üzerindeydi. İçinde ılık bir şeyler hissediyordu. Hiç böyle bir şey yaşamamıştı.Yoksa aşık mı oluyordu?.

Yaklaşık yarım saat sonra bir durakta inip yakındaki bir düğün salonuna girdiler. Bir anlık tereddütten sonra arkalarından içeriye daldı. Bir köşeye çekilip izlemeye başladı. Şimdi de, müziğin ritmine uymuş döktürüyor, vücudunu saran siyah dekolte kıyafetiyle bütün güzelliğini sergiliyordu. Salonun en güzel kızıydı! Hep böyle birisiyle evlenmeyi düşünmüştü…

Ailesi de mürüvvetini görmek için uzun süredir evlendirmek istiyorlardı zaten. Çevresinin baskılarına ve yaşı otuzu geçmiş olmasına rağmen evlenmeyi hiç düşünmemiş; tanıştırıl dığı hiçbir kızdan etkilenmemiş, hiçbirine sıcak bakmamış tı. Ama bu farklıydı?!..

Ancak; kim olduğunu, nerede oturduğunu nasıl öğrenecekti? Konuşmak için uzun süre fırsat kolladı, ama O’nu bir türlü yalnız yakalayamadı. Bir şeyler yapması gerekiyordu! İşte tam bu sırada, babası sigara içmek üzere kapıya doğru yönelmişti.Her şeyi göze alıp Onunla konuşmaya karar verdi. affedersiniz efendim! diyerek söze başladı! Sesi titriyor du! Avukatlık yaptığını, kızlarını görür görmez çok etkilen diğini, eğer nişanlı veya sözlü değilse, kendileri de uygun görür ve izin verirlerse tanışmak istediğini, niyetinin çok ciddi olduğunu, mahcup bir ifadeyle bir çırpıda söyledi. Nasıl bir tepkiyle karşılaşacağını hiç düşünmemişti bile…

Adam şaşırmıştı! Karşısında ezilip büzülen, kızarıp bozaran eli yüzü düzgün delikanlıya bakıyordu. Konuşmasından ve tavrından etkilenmişti.Kısa bir sorgulama yaptıktan sonra ;"Allah! Allah! Bunda da bir hayır vardır!” diyerek kızının telefonunu ve hemşire olarak çalıştığı özel hastane nin adresini verdi.

İstediğini kısmen de olsa elde etmişti, geç saatlerde eve doğru yol alırken, aklı fikri hep O güzeldeydi. Acaba tanışmayı kabul edecek miydi? Ya arkadaşım var derse! Ya beğenmezse! Kendiside yakışıklıydı ama belli mi olurdu? O yeşil gözlerin; kaçamak ve davetkâr bakışlarından biraz da olsa cesaret alıyordu. Gece boyunca gözüne uyku girmedi.

Ertesi gün öğle saatlerinde O’nu arayıp kendini tanıttı. İş çıkışında buluşmak üzere anlaştılar. Sesi de güzelliği kadar etkileyiciydi. İşin bu kadar kolay olacağını tahmin etmiyordu. İçi içine sığmıyordu! Öylesine heyecanlı!Öylesine mutluydu ki!..

İlk buluşmaları beklediğinden de güzel geçmişti. Çok sıcakkanlı ve çok neşeli biriydi. Böyle biriyle bir ömür değil, bin ömür geçirilirdi! İşte hayatının aşkını bulmuş tu! Artık O’nu görmeden duramıyordu. Arkadaşlıkları kısa sürede öyle ilerledi ki, daha fazla beklemeden evlenmeye karar verdiler.

Zaman geçirmeden durumu ailesine anlattı, mutluluktan uçuyor gibiydi! Anne ve babasının bazı şüpheleri olsa da(!) mutluluğuna engel olabilecek hiçbir söz ve davranışta bulun mak istemediler.Çünkü tek varlıkları olan evlatlarını yıl lardır böyle mutlu ve evlenmeye istekli görmemişlerdi.

Tanışmalarının üçüncü haftasında nişan yüzükleri takılmış, bir ay sonrada görkemli bir düğünle dünya evine girmişler di.Çok mutluydular…

Aradan aylar geçtikçe, birbirlerini daha iyi tanımaya ve bazı şeyleri fark etmeye başladılar! Eşi, eğlenceyi, pahalı giyinmeyi çok seviyor, ailesini ve çevresini hiç umursamı yordu. Çok sorumsuz ve dağınık olduğundan ev işlerinin çoğunu kendisi yapıyor, sevdiği için her şeye katlanıyordu. Ancak; eski arkadaşlarıyla görüşmesine(!) gece nöbete git mesine asla tahammül edemiyor, aşırı derecede kıskanıyordu. Kazancının ikisine de bol bol yeteceğini ileri sürerek, çalışmasını istemiyor, ama bir türlü ikna edemiyordu. Bu yüzden aralarında şiddetli tartışmalar çıkıyor, birbirleri ni kırıyorlardı. Çok sevmelerine rağmen artık ikisi de mutlu değildi. Evlilikleri cehennem hayatına dönmeye baş lamıştı. Nerede hata yaptığını düşüyordu.

Her türlü fedakârlığa rağmen hiçbir şey düzelmiyordu. Böyle devam edemezdi! Ailelerinin de etkisiyle, hayatının en zor kararını verirken, içinde büyük bir acı hissetti! Sevgi dolu nemli gözlerle, Billur gibi damlaların süzüldüğü, O yeşil gözlere son kez baktı !…


Gerçekten, sevene hayat çok kısa!
Gerçekten sevenler, hep mutlu olsa…


Duran Çelik

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 663
favori
like
share