Geçmişten günümüze baktığımızda hep bir otoriteye yani iktidara ihtiyaç duyan ve bu nedenle bir anlamda onu çağıran bir köle ruhu (acı çekmeye istekli), temsil eden bir kitlenin olduğunu görürüz.Çıkış noktası olarak da iktidarın tek taraflı bir dayatma olmadığını, eğer sınırlandırıcı bir yapı varsa bu sınırlandırmayı talep eden bir de kitlenin ya da öznenin olduğunu bilmemiz gerekir Sınırlandırılma ve bir üst irade ile yönetilme isteği tamamen insanların korkularına dayalı psikoloji’lerin den kaynaklanmakta olduğunu düşünüyorum. Bir acı çektirenin (efendinin) olduğu yerde bir de acı çeken (köle) her zaman vardır. İktidarı sınır koyucu, buyurgan nitelikte bir otorite olarak düşündüğümüzde bu otoriteye ihtiyaç duyan ve bu nedenle bir anlamda onu çağıran bir köle ruhu temsil eden bir kitlenin olduğunu da varsayabiliriz. Facoult’a göre İktidar her yerdedir ve farklı şekillerde ortaya çıkar. Örneğin Devletin bütün kurumlarında, Özel kurumlarda, Ailede ve günümüzde Sanat’da bile..
Toplumsal düzlemde düşündüğümüzde İktidar bir kavram olarak hükmetme isteği ve duygusunu içerir. Hükmetmek de kaçınılmaz olarak kendi karşıtını doğuracaktır: hükmedilme isteği.
Malesef ki hükmedilmeye meyilli ve iktidarı hep kabullenen bir toplumda yaşıyoruz.. İnsanlara dayatıldığı üzere her bir şeyimizin özelleştirilip topluma adeta bir meyve tabağı gibi sunulan bütün kuralları kabul ediyor ve bunu üzerine hayatımızı belli kalıplara sokup hiç bir şeyi bile sorgulamadan hayatımızı devam ettiriyoruz.
Toplumuzuza baktığımızda hep yönetilme isteği duyan ve iktidarı kabullenen insanlarımız kendilerini hayatta tutabilmeleri adına bütün bu saçmalıklarıları kabullenmişlerdir. Bence bu durum mazoşistçe bir tavırdır. Mazoşistler kendilerine zarar vermekten ve zarar veren her bir şey’den hoşlanırlar..
Heykellerim genellikle metal malzemerle oluşturduğum hayvan figürlerinden oluşmaktadır. Örneğin Dinozor heykeli; bana göre bir taht, bir güç simgesidir.. Biliyoruz ki iktidarlar da ellerine geçirdikleri gücü, sonsuza kadar ellerinde tutmak isterler. At ise; özellikle geçmişte insanların hep yardımcısı ve yanında olmuştur. Fakat her zaman insanların yanında olan bu varlık aynı zamanda iktidar simgesi olarak da güçlünün yanında yer de almıştır. Günümüzde de hala politik iktidar arayışlarının simge anlatımına dönüşmüştür. Sivrisinek de kan emici, sömürücülüğün yanında, egemenliğin, güçlü ve iktidar olmanın simge varlığıdır.
Oluşturduğum bu hayvan heykellerinin doğadakilerden farklı olarak küçük olan hayvanı devasa büyüklükte, büyük olanı ise çok küçük olarak biçimlendirdim. .Bunun nedeni ise doğaya ve gönderme yaptığım duruma zıt bir ilişki kurmaktır. Sanat, bana göre doğası gereği bir karşıtlık yaratan, alışıldık anlam ve işleyişi değiştiren bir güçtür. Kendisini ve toplumu alışılagelenin ötesine fırlatmayı çoğu zaman başarır. Sanat bu nedenle bireye ve topluma ivme kazandıran etkili bir güçtür.
Sergi Tarihi: 8-10 Mayıs 2009
Art Show Sanat Fuarı
Beşiktaş Çağdaş MKM

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 378
favori
like
share