Temel Fadime'yle tiyatro gişesine gitmiş:
- Pize içi pilet lütfen.
- Leyla ile Mecnun için mi?
- Hayir Fadime'yle penum için.

****************************************************
Nasreddin Hoca bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş.Ağaçta bulunan biri de onu izliyormuş. Namazı bittikten sonra namazımın kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış.

-Allahım sen namazımı kabul et.
Ağaçtaki adam:
-Etmem diye cevap vermiş.
Hoca şaşırmış.Tekrarlamış.
-Alahım sen kıldığım namazı kabul et.
-Etmem.
Hocanın şaşkınlığı iyice artmış.Yine:
-Allahım sen namazımı kabul et demiş.
Ağaçtaki adam tekrar:
-Etmem deyince hoca sinirlenmiş.
-Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım.

--------------------------------------------------------------------------

Aganin biri dunyayi gezip goreyim demis. Her yolculugundan sonra koyluyu,
kahvede etrafina toplayip, gezip gorduklerini anlatirmis ki marabasinin da
vizyonu genislesin.
Yine bir yolculuk sonrasi kahvede koylusunu etrafina toplamis. Koylu
baslamis sormaya
- Agam bu sefer nere getti?
- Afrike ye getmisem
- Agam efrike de ne yaptin?
- Safari ya çikmisem.
- Hele bu sefari ne ola ki?
- Hele arabaya biniysen. Araziye ovaya çihiysen,nerde bi heyvan goriysen,
pesinden arabayi suriysen.Heyvana yetisip tufek ile vuriysen.
- Agam sen hiç heyvan vurdiin?
- Heee vurdim
- Ne vurdin?
- Zebra vurdim
- Agam hele bu zebra ne ola ki?
- Esegi biliysen?
- Hee..
- Aha, esegin siyah beyaz cizgili olani
- Abov..Agam baska ne vurdin?
- Zurefa vurdim.
- Hele bu zurefa ne ola ki?
- Esegi biliysen?
- Hee..
- Aha, esegin bacaklari iki metre, boynu 3 metre olani
- Abov..Agam baska ne vurdin?
- Gergedan vurdim.
- Hele bu gergedan ne ola ki?
- Esegi biliysen?
- Hee..
- Aha, esegin derisi biraz kalin olani, bir de burnunda iki tane boynuz
vardir
- Abov..Agam baska ne vurdin?
- Piton vurdim?
- Agam bu piton ne ola ki?
- Esegi biliysen?
- Hee.
- Esegin aleti biliysen?
- Heee..
- Aha, onun 4 metre olani. Ama esek yoktir...

********************************************

Çinli'nin biri of'da bir kahvehaneye girer yüksek bir sesle
- İçinizde bana yan bakan delikanlı varmı diye sorar,
Tabi bizim sazan Temel,
- Ben varım diye atlar,
İkisi beraber dışarıya çıkar, aradan beş dakika geçer ve Temel gözü morarmış bir halde kahveden içeri girer, hemen ardından giren Çinli'de kasıla kasıla Temel'i göstererek
- Ona yokohamanın tekmesi tekniğiyle vurdum der,
Ertesi gün çinli yine kahveye gelir, herkese meydan okur, Temel tekrar kalkar, dışarıya çıktıktan beş dakika sonra Temel burnu kırılmış diğer gözü morarmış bir vaziyette içeri girer, arkasından içeri giren Çinli yine Temel'i göstererek
- Bu kez ona ejderin yumruğu tekniğiyle vurdum der
Üçüncü gün Çinli'nin restini yine Temel görür, ikisi beraber dışarı çıkarlar, herkes Temel'i beklerken, Çinli ağzı burnu kırılmış, üstü başı kan revan içinde içeri girer, hemen arkasından kasıla kasıla kahveye giren Temel, eliyle Çinliyi işaret ederek
- Ona Toyota'nın kirikosuyla vurdum

--------------------------------------------------------------------------

Temelin bir gün canı sıkılır ve sahilde yürüyüşe çıkar.Birde ne görsün adamın biri
denize düşmüş ama onu kurtarmaya çalısan kimseyi göremez.Temel insanlık öldümü be deyip denize atlar ve adamı kurtarır. Temel'e bu yaptığından dolayı büyük bir tezahürat gelir. Akşam olur Temel yatağına girer ve sabaha doğru Temel' in kapısı çalınır. Temel " Ula uşaklar ne oldu hepiniz ağlarsınız ? " der.
" Hiç sorma " derler senin kurtardığın adam intihar etmiş, kendini ağaca asmış." Temel hemen atlamış " Yapma yav ben onu kurusun diye ağaca asmıştım da " demiş

--------------------------------------------------------------------------

Ekonomik kriz yüzünden büyük para problemi olan Temel, çocuk kaçırıp fidye istemeye karar vermiş. Şehrin büyük bir parkında çocuğun birini gözüne kestirmiş. Önce bir not yazmış :
"Çocuğunu kaçırdım.Bunu yaptığım için üzgünüm ama kusura bakma çünkü gerçekten paraya ihtiyacım var. Yarın sabah saat 7'de falanca parktaki filanca ağacın altına bir siyah çantada 5 milyar getir.
İmza: Laz."
Çocuğun yanına gitmiş, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söylemiş. Ertesi sabah parka geldiğinde söylediği ağacın altında, söylediği renkteki çantada içinde 5 milyar olan emaneti bulmuş. Paraların yanında bir de not varmış :
"Paran purada ama bir Laz hemşehrisine nasıl peyle bir şey yapar inanamayrum."

--------------------------------------------------------------------------

Trafik polisi arabayı durdurmuş ve eğilip “ehliyet ruhsat lütfen” demiş. Şoför “Tabi buyurun” demiş ve ehliyet ve ruhsatını polise uzatmış. Polis bakmış bir problem yok.
- Peki demiş polis, çevre vergisi pulunu sormuş.
- Burada, buyurun demiş adam.
- İlk yardım çantanız var mı? demiş polis.
- Tabi deyip bagajı açmış adam. Polis bakmış içinde eksik yok.
- Yangın söndürücü?
- Burada buyurun.
- Zincir?
- Derhal çıkarayım buyurun.
Polis daha sonra tekrar sormuş :
- Mezdeke kaseti var mı?
Şoför çok şaşırmış.
- Evet var buyurun demiş.
Polis : Tamam siz onu takın teybe, sesini de açın demiş ve başlamış oynamaya.
Şoförün şaşkınlığı daha da artmış ve dayanamamış sormuş.
- Hayrola memur bey?
Polis cevap vermiş :
- Ee eşek değilsin ya artık takarsın bir 20 milyon...

--------------------------------------------------------------------------

Temel, şikayette bulunmak için kitapevine gelir.
"Geçen hafta sizden bir roman aldım, der. Haçan kitap öylesine uzun ve sıkıcıydı ki. Hem kitap da o kadar çok insanlar vardı ki, konuyu anlamakta çok zorlandım, da."
Satıcı şöyle bir bakar ve
"Geçen hafta yanlışlıkla Telefon Rehberimizi götüren demek sizdiniz," der.

--------------------------------------------------------------------------

Adamın biri birgün şehir dışında yolda kalmış.Saat gecenin 2siymiş ve arabaların nadir geçtiği ıssız bir yolmuş burası.Kış mevsimi olduğundan aşırı derece soğuk,fırtınalı,kar yağışlı ve bir metre ötenin bile görünemeyeceği kadar sis hakimmiş.Adam saatlerce yürüdükten sonra yanından yavaşça bir arabanın geçtiğini farketmiş ve bu işkenceye bir son vermek için koşarak arabanın ön kapısından içeri girmiş.Kafasını sola çevirmiş,(Gözlerine inanamamış)şoför koltuğunda kimse yokmuş.Tam bunun şokunu yaşarken ileride bir uçurumun belirdiğini farketmiş ve korkudan ne yapacağını şaşırmış son duasını etmeye başlamış.Bir de bakmışki direksiyonda sadece bir el var ve direksiyonu çeviriyor.Adam bu kadarına da dayanamıyarak arabadan dışarıya atlayarak hızla hiç bilmediği bir yöne doğru koşmaya başlamış ve ağaçların arasında olduğunu farkettiği küçük bir kahveye sığınmış.Bir çay içip kendine geldikten sonra kahvedekilere başından geçenleri anlatmış.Kahvedekileride bir korku sarmış ve kimseden çıt çıkmıyormuş.Derken birden kahvenin kapısı açılmış içeriye iri yapılı,yorgunluktan perişan olmuş,üstübaşı yırtılmış,kanter içinde kalmış iki adam girmiş.herkes hiç ses çıkarmadan onlara bakarken;adamlardan biri yanındakine hitaben ( göz işaretiyle bizimkini göstererek) :"Lan Osman,şurda oturan adam biz arabayı itmeye çalışırken içine oturan şerefsiz değil mi lan." demiş.

--------------------------------------------------------------------------

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 396
favori
like
share
wolverine Tarih: 13.05.2009 19:31
harika fıkralar gülmekten kriz geiçirdim
rüzgarınkızı Tarih: 13.05.2009 19:20
:21:çok tşkler hepsi birbirinden güzelmiş gerçekten ama ilk fıkraya bayıldım gülmekten:72:
Asi Çaykaralı61 Tarih: 13.05.2009 14:46
Paylaşım için tesekkürler.TRABZONSPORLU FANATİK.
TeBeSsÜm Tarih: 09.05.2009 14:24
teşekkürler
Nehir Tarih: 05.05.2009 17:07
emeğinize sağlık
dumanalti Tarih: 05.05.2009 15:15