1 - Maide 5:bugün temiz nimetler sizin için helal kılındı, hem kendilerine kitap verilen ümmetlerin yiyecekleri size helal, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir……….bu Ayetten şüphesiz Ehl-i kitabın kestiklerini yiyebileceğimizi açıkça anlıyoruz, ancak :1- ehl-i kitabın kestiğini yemek helal olsa bile , her kestiğini yiyemiyeceğimiz açıktır. mesela domuz kesebilir, ama biz onu yiyemeyiz . ehl-i kitabın kestiğini yiyebilmemiz için,Kur’an ın yalnız bu Ayetini değil,bütününü göz önüne almalıyız/alıyoruz( bu örnekte olduğu gibi) Kur’an ın diğer Ayetleri , bize domuzun haram olduğunu buyurmaktadır.( 5/3 )

2 - biz nasıl ki, ehl-i kitabın her kestiğini/ her yemeğini yiyemiyorsak ( Kur’an ın bütünlüğüne uygunluk arayıp , öyle yiyorsak), tıpkı bunun gibi, en’am 121 ve başka Ayetlerde buyrulduğu üzere , keserken ” yuzkerismullah ” - Allah’ın adının anılması- şartını da ,ehl-i kitabın kestiğinde / yemeğinde aramalıyız . aramızdaki ortak kelimeyi (Allah veya kendi dillerinde nasıl söyleniyorsa) keserken Allah’ı zikretme / Allah’ı hesaba katma şartını getiren Kur’an ın emri , burdada geçerlidir. bütün Ayetleri zincirleme şeklinde konuya müdahil yapmalıyız.


Kur’an bir emirde bulunuyorsa , diğer emirler geçerliliğini kaybetmiyor.bunu biz Kur’an daki diğer şartlar şeklinde düşünebiliriz. ehl-i kitab-ın yemeğini / kestiğini yiyebiliriz fakat Kur’an daki diğer şartları da gözeterek. öbür türlü düşünmek, Kur’an ın bütün şartlarını unutarak , ehl-i kitabın sofrasına kayıtsız şartsız oturmak olur.haşa o durumda sofrada domuz eti bile bulunabilir( demek kayıtsız şartsız değilmiş)

6 En’am 121 :

üzerlerine Allah ismi ( yüzkerismullah ) anılmamış olanlardan yemeyin; çünkü o , kat-i bir fısk tır.bununla beraber şeytanlar kendi yararına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka telkinatta bulunacaklardır; eğer onlara itaat ederseniz şüphesiz siz de müşriksinizdir.

adak için/ kurban için/ gıda için her ne sebeble olursa olsun kesilen hayvanın En’am 121 ve diğer Ayetlere dayanarak, salt Allah’ın adının anılması şartıyla yenebileceğine inanıyorum.Ayet, hayvan ne için kesilirse Allah adını anacaksın/anmayacaksın ,diye ayırmıyor. kesenin müşrik olması, eti haram yapmaz, yeterki tek başına Allah’ın adını ansın . bazı insanlar , dileğimiz kabul oldu, falan türbeye gidip adağımızı orda keselim deseler, açıkça Allah ile beraber o mezardakinin adını da (söylemeseler bile)dahil etmiş bulunduklarından , tabi ki haram olacaktır.(işledikleri şirk ayrı konu)

bunlar benim Kur’an dan çıkarsama yoluyla anladıklarım. şahsi görüşlerim olup , yanlışlanmaya açıktır.yine Kur’an a dayanarak kim yanlış olduğumu gösterirse, şimdiden teşekkür eder, Allah razı olsun derim.amacımız birbirimize galebe çalmak değil , cennete kavuşmanın yollarını bulup, o yola dahil olmaktır, İNŞAALLAH

2.

şu dört maddeye bir bakalım mı :1- müşrik olduğu halde , ALLAH diyen kişi , gerçekte ALLAH demiş sayılıyor mu ? ( eti keserken ALLAH diyor, gerçekte ALLAH demiş olmuyorsa, kestiği et haram olur)2-müşrik bir kişinin kestiği et, haram olmaz mı?3-salt ALLAH adının anılması yeterli midir?

4-müşriğin ,bilerek/bilmeyerek söylediği ” le ilehe illallah ” Tevhid cümlesini kabul edecek miyiz?

1- : şirk in anlamının: Allah’ a aid sıfat ve yetkilerin, birini veya birkaçını , hem Allah’a, hemde Allah’tan başka biri / birilerine vermek demek olduğunda , sanırım hemfikiriz. dikkat edilirse ,”hem Allah’a ”, dediğimize göre, aslında tüm müşrikler Allah’ı kabul etmiş oluyorlar. kabul etmediği Allah’a nasıl ortak yapabilirki? misal: kendisini tanıyıp kabul etmediğim bir işyeri sahibine, nasıl ortak olabilirimki?onunla ortak olabilmem için, öncelikle onun şahsiyetini tanımam/ kabul etmem lazım. onun şahsiyetini/özelliklerini/sıfatlarını yanlış tanımlamış olmam o kişiyi tanımıyorum anlamına gelmez. gereği gibi tanımıyorum anlamına gelir.” Müşrikler Allah’ı gereği gibi tanıyamadılar”AYET ilk başta tanıdığım dükkan sahibinin adı ” Ali ” ise , onun kişilik özelliklerini yanlış tanımış olmam, onun ” Ali ” olması gerçeğini değiştirmez. yani, tek Allah’a ait olan sıfat ve yetkileri, hem Allah’a ; hemde başka birisine veren müşrikler, Allah’ı tanıyorlar ve Allah derken de Allah demiş oluyorlar. eğer Allah dememiş olsalardı, ona ortak ta yapamazlardı.sonuç olarak rahatlıkla diyebiliriz ki: müşrikler Allah derken Allah demiş oluyorlar :39 Zümer 38 :celalim hakkı için onlara : ” o gökleri ve yeri kim yarattı ?diye soracak olsan : ” elbette Allah diyeceklerdir ” o halde gördünüz ya Allah’tan başka çağırdıklarınızı ! Eğer Allah bana bir zarar murat ederse ,onlar , onun zararını giderebilirler mi? Yahut bana bir Rahmet murat ederse , onlar , onun Rahmetini durdurabilirler mi? ” BANA ALLAH YETER ” mütevekkil olanlar hep ona dayanırlar, diye söyle.

evet,dikkat edilirse, bu Ayet’e göre müşrikler ” Allah ” diyor. ve Allah onların ” ALLAH ” kelimesini söylediklerini kabul ediyor. sadece ona ortak koştukları için itiraz ediyor/ suçluyor.demek ki,müşrikler ” Allah ” derken ” Allah ” demiş oluyorlar.


2- müşrik bir kişinin kestiği et haram olmaz mı?3- salt Allah adının anılması yeterli midir?en’am 118 :o halde eğer O’nun Ayetlerine inanan Mü’minler iseniz , üzerlerine ” Allah ” ismi anılmış olanlardan yiyin.

en’am 121 :

üzerlerine ” Allah ” ismi anılmamış olanlardan yemeyin ; çünkü o kat-i bir fısktır.bununla beraber şeytanlar kendi yararına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka telkinatta bulunacaklardır; eğer onlara itaat ederseniz , şüphesiz siz de müşriksinizdir.

bu Ayet leri , objektif / ön kabülsüz bir şekilde okuduğumuzda , tek şartın ” Allah ” adının anılması olduğu açıkça görülecektir. eti kimin kestiği ile ilgili , kesinlikle bir bilgi yoktur.( siyak ve sıbakında da yoktur) o halde eti , ”müşrik keserse haram olur ” demek , kanıtsız bir söylem olacaktır.

eti , Müslüman bir kişinin kesmesi gerektiğine dair, bir Ayet getirilebilirse , tabi ki bize düşen : ” e semi’ne ve a’ta’ne ” duyduk ve itaat ettik demektir.” vesselam.

4- Müşriğin, bilerek / bilmeyerek söylediği Tevhid cümlesini , kabul edebilir miyiz?daha önce, hayvan kesimini meşru yapan tek kuralın :” yüzkerismullah” ”Allah adının anılması” olduğunu belirtmiş, bu tartışma içinde, müşriklerin ” Allah ” söylerken yine ” Allah ” demiş olduklarınıda ilave etmiştim.işte bu tartışmada, bir arkadaşımız : madem ki ”Allah ” lafızlarını kabul edeceğiz, Tevhid cümlelerini de kabul edecek miyiz? diye sormuştu…müşriklerin, ” Allah ” söylerken ” Allah ” demiş sayılmaları , müşriklerin söylediği Tevhid cümlesini kabul etmemize yetmiyor. bu iki olay birbirinden çok farklı. müşrik, her ne kadar ” Allah” derken yine ”Allah ” demiş olsa bile, Allah’a sıfat ve yetkilerinde ortak/ ortaklar yapıyor. Allah’a ait sıfat ve yetkileri , hem Allah’a ,hemde bir başkasına uygun görüyor.yani Tevhid cümlesi, ondan Allah’ı birlemesini isterken , müşrik ise tam zıttını yapıyor, ona şerikler / ortaklar buluyor.sonuç olarak diyebilirizki, müşriklerin kullandığı Tevhid cümlesini onlardan kabul edemeyiz.ancak ” Allah ” adını anarak, kestiklerini yiyebiliriz.

Muhabbetle

hasan öktem

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1365
favori
like
share