Göremezler… İzin vermezsem üzemezler… Çözemezler… Benim bir düşüm var ki asla bilemezler!

Kaderimse Çekerim Çilemse Güler Geçerim!

Üstü sende kalsın hayat… Artık benden alacağın kalmadı!

Öyle bir cümlesin ki nokta koyamıyorum!

Sen benim farkımı fark edemedin ya artık fark etsen de fark etmez! Çünkü benim farkımı fark edenler senden çok farklı!

Bir uçurumun kenarındayken bile sırf hayata gıcıklık olsun diye GÜLÜMSE!

Dünyada hiç kimseye güvenme… Çünkü beyaz gülün bile gölgesi siyahtır!

Ben sevdanın sokağında oturuyorum… Geceler hiç bitmiyor ben hiç uyumuyorum!

Boş ver hep aynı masal ‘Hayat ve Ben’ işte o kadar…

Yağmurlu sokaklarda hayatımı arıyorum!

Geçici heves değil hak edene nefes olurum!

Bu rüzgâra dayanabilmek için kaya mı olmalıyım?

Beyinde bir trafik yaralarım fiziksel değil psikolojik…

Akıllısı beni bulmaz delisi benden ayrılmaz!

Aranılan teselliler neden hep meşgule düştü?

Yine dert tasa keder her şey beni bulur hayatın anlamı bu mudur?

Ellerini bırak avuçlarımda kalsın sen ol yanımda yıllar ömrümü çalsın…

Bizi bizden başka kimse ilgilendirmez kimse de bizimle ilgilenmesin gerekmez!

Aşk mı dedin bana? Saçmaladın! Seni seviyorum diyene inanma yol ver! Beni bırakıp giden de beni her şeyden çok sevebilirdi… Boş ver!

Suskunluğum yenilgimden değil… Güç topluyorum ben! Boynumun bükük olduğuna aldanma…
Pusuda bekliyorum ben!

Erken düştü masken yüzünden… Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil bir hiçtin! Görüyorsun işte gittin ve bittin!

Kokunu da al giderken yaralarımı tuzlama madem… Arkana bakma giderken hiç sevmedin zaten!

Siyaha çalan mor düşlerim var benim…

Kopyala tarzımı yapıştır hayatına…

Biri ya zamanı durdursun ya da beni!

Karanlık olmadan aydınlık değersiz bir pırlanta…

Her şeytanla yaşadığım gün için bir melek kaybediyorum!

İnsana kıyamet veren ölümdür…

Kaç dost vardı? Hangisi kaldı?

Berduş eleştirdi sarhoş kınadı ağlarsın düştüğüm halleri bilsen!

İş işten geçmeden gel de söz dinle… Sen benim aşkımla baş edemezsin!

Sizin marka olduğunuz yerde etiketi ben koyarım!

Susmak verilmesi gereken en zor cevaptır konuşmaksa kolay olandır. Ben sustum isteyen konuşsun!

Acılar sevmenin ruh ikiziymiş…

Sonuna geldi verdiğin kum saati…

Yağmur sonrası güneşim ben…

Kimisinin mutluluğu bir resim… Kimisininki dört mevsim!

Gülüşümün tadını çıkarın… Ağladığımı görmeyeceğiniz için!

Özgürlük kazanılmaz… Hak edilir ve alınır.
Bana gülüyorsunuz çünkü farklıyım… Ben de size gülüyorum çünkü hepiniz aynısınız!

Kaprislerimin tadını çıkart… Kinlerimi boğar durumdayım!

Kırıldım aşka haberi yok!

Kalbimin odaları seninle doldu taştı…

Bir gün hayattan bıkıp çaresizce bir köşeye oturup hüngür hüngür ağlarsan; beni ara mendil satıyorum bir alana bir bedava!

Kan görmek istiyor gözlerim! Ya akmalı benden ya da aktırmalıyım bir yerden!

Engelledim hayatı çevrimiçi olduğumu görmesin!

Giden yolunu kalan yerini iyi bilir!

Kaderime rest çektim isyanlardayım!

Seni ne zaman unutacağımı sorma çünkü ne zaman öleceğimi bilmiyorum!

Hayat üç buçuk ile dört arasındadır; Ya üç buçuk atarsın ya dört dörtlük yaşarsın!

Bana aydınlığı unutturmayacak küçük bir ‘sen’ bırak…

Yalnızlıktan korkmuyorum da ya canım ellerini tutmak isterse?

İşte buradayım! Şimdi söyle diğer iki dileğin nedir?

Belki sana sevmeyi öğretemem ama sen de bana unutmayı öğretemezsin!

Giden gitmiştir gittiği gün bitmiştir. Ben gideni değil giden beni kaybetmiştir!

Giden bir gün geri dönmek ister bırakın dönsün. Ne kaybettiğini görsün!

Duanla doğmadım ki bedduanla öleyim!

Hiçbir zaman mutlu olmamış insan nasıl hissediyorsa ben de öyle hissediyorum!

Senin hayatıma girişinle her şey değişti… Ama gidişinle ise…

Bir nasihat: Kendine dikkat et.
Bir rica: Sakın değişme!
Bir dilek: Beni unutma.
Bir Yalan: Seni hiç sevmiyorum.
Bir Gerçek: Seni çok özlüyorum.

Hayatta tek kural ve önemli olan tek şey; Bir insanın yaptığıdır yapamadığı değil…

Böyleyim… Nedeni ben ve benden uzak insanlar… Kalbim eski fabrika ve yok artık o çalışanlar!

Acının çalısı battı… Ömrün yarısı aktı… Gözkapaklarımda malubiyet faslı…

Lütfen! Yerlere tükürmeyiniz tükürecek o kadar surat varken!

Dal rüzgârı affetse de kırılmıştır bir kere…

Kaybettiğinin yerine ne koysan dolmaz. Boş bırakacağım yerini hep bomboş…

Ben böyle kadere darılmaz mıyım?

Ben hayatı çevrimdışı yaşıyorum hayat beni engellese ne olur?

Düşünüyorum da; düşüncelerin en güzeli senin beni düşünüp düşünmediğini düşünürken düşünüyor olmanı düşünmek galiba…

Benim yüreğimden geçenlerin yeri yok kimsenin yüreğinde!

Dışını süsler içini takmaz olmuşsun!

Farklı olma çabası içinde olmadığımdan ötürü farklıyım!

Kuzular için ağlayan kurtlar da vardır hayatta!

İnsanlık öldü! Katili; menfaat!

Silemiyorsan karalayacaksın!

Kalbim kırıla kırıla kırmayı da öğrenecek!

Geçmiş gibi uzak ama bir nefes kadar yakın…

Acıyı mı görmek istiyorsun? Gözlerime bak… Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüzünlü şiir’ini oku… Kirpiklerimden sıyrılıp yanaklarıma düşen dizelerimde!

Eğer yapabiliyorsan acı çektir bana! …ama kimsenin çekmediği acıları çektir CANIM ACISIN!

Gideni seyretmekte saklıdır asıl acı!

Bugün gerçek olan tek gün… Dün geçti… Yarın ise meçhul…

Hayat; Giriş Gelişme Sonuç… Giriş; nedensiz… Gelişme; ümitsiz… Sonuç; gereksiz…

Sürüden ayrılan idealist kuzu…

Yine başa sardı aynı kaset…

Her zaman her yerde gerçek ol gerçek… Gerçek değilsen ellerini çek…

Yanımda olup uzak olanlardansan uzakta olup içimde olmayı becerebilir misin?

Aşk kolaya itibar etmez gönül zora tutsak…

Söyleyin dünyadan en son çıkanlara ışıkları söndürsün!

Gözlerim ağlak gecelerim sağnak kafam allak bullak…

Zaman gibi sessiz uyu bu dünya dipsiz bir kuyu…

Bir kâğıt bir kalem vereyim sana ne yazmak istiyorsan kendin yazsana silgi mi? Boş ver mektup değil bu kader!

Giden bir gün geri dönmek ister bırakın dönsün ne kaybettiğini görsün!

Kişinin hayatı düşü’nün rengine boyanmıştır!

Varlığımın değerini bilmeyeni yokluğumla imtihan ederim!

Gülü gülene sevgiyi bilene nefreti hak edene kalbi taşıyabilene vermeli…

Ayyaşa sormuşlar neden içkiyi bıraktın diye… Demiş şerefine içilecek aşk yok satılmış bütün sevgiler!

Seven unutmaz! Unutan sevmemiştir! Seven unutmuşsa sevmesini bilmemiştir…

Düşman kelimesinin anlamını arkadaş sıfatını taşıyanlarda öğrendim!

Bu hayat bana her gün yapılan bayat ve kötü bir espri!

İskeletler diyarında bir et parçasıyım…

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2243
favori
like
share