İşlemci: Pentium-166 or
RAM: 32 MB
Ekran Kartı: 2 MB
HDD: 550 MB






Zeus: Master of Olympus, Impressions Games’in klasikleşen şehir kurma oyunlarının sonuncusu. Bu tür genel olarak SimCity’nin savaş ve diplomasi eklenmiş halini andırıyor. Zeus, serinin önceki oyunları olan Caesar ve Pharaoh’a bir takım yenilikler getirerek daha iyi bir oyun ortaya koyuyor.

Adından da anlaşılabileceği gibi bu oyundaki mekanımız Yunanistan. Oyun mantığı olarak serinin önceki oyunlarından fazla bir farkı yok. Amacınız düzgün işleyen bir şehir ortaya çıkarmak. Şehrinizin insanları için yeterli miktarda yiyecek sağlamalı ve diğer ihtiyaçlarını karşılamalısınız. Elinizde olmayan malları diğer ülkelerden getirmeli ve fazla üretimlerinizi de dışarıya satarak mali durumunuzu güçlendirmelisiniz. Aynı zamanda şehrinizde, gelecek tehlikelere karşı asker bulundurmalısınız. Kısacası bu şehirde tarım, işgücü, savunma ve ticaret tamamen sizin kontrolünüzde.

Oyuna başladığınızda önceki oyunlardan biraz farklı olduğunu göreceksiniz. Burada oynayacağız bölümler tek bir seri halinde değil, parça parça “maceralar” olarak bulunuyor. Her macera birbirinden bağımsız. Maceralara başladığınızda elinizde boş bir toprak bulunuyor. Başlangıç olarak sizden çok fazla şey istenmiyor. Düzenli işleyen bir şehir kurduktan sonra sonraki göreve geçiyorsunuz. Her geçtiğiniz görevden sonra sizden istenenler biraz daha zorlaşıyor. Aynı zamanda bir sonraki göreve geçtiğinizde kurduğunuz şehirden aynen devam ediyorsunuz. Bazı bölümlerde başka yerde ayrı bir koloni kurmanız isteniyor. Bunu kurduktan sonra da eski şehrinizi bıraktığınız gibi buluyorsunuz. Maceranın devamında da bu size bağlı koloniden her şekilde faydalanabiliyorsunuz. Sonlara doğru görevler birkaç şehri ele geçirmek şekline dönüşüyor.

Oyunda size 7 adet macera sunuluyor. Bu maceraların hepsi konusunu Yunan tarihinden veya mitolojisinden alıyor. Bir macerada Jason’a yardım ederken diğerinde Truva savaşlarını bulabilirsiniz. Maceraların uzunluğu 5 ile 8 bölüm arasında değişiyor. Ve macera boyunca aynı şehri yönetiyorsunuz. Ayrıca bu 7 maceraya ek olarak üç bölüm daha var. Birinde ekonomiye ağırlık verilirken diğerinde savaşa dayalı bir oyun var. Son bölümdeyse hiçbir sınırlandırma olmadan bir şehir kuruyorsunuz.

Oyuna başladığınızda ilk fark edeceğiniz yenilik büyük ihtimalle arayüzdeki değişiklik olacaktır. Bu tasarımıyla arayüz aradığınız bilgiye çok daha kolay ulaşmanızı sağlıyor. Başlarda önceki oyunlardaki danışmanları biraz aradım fakat alışınca işler bu oyunda daha rahat yürüyor.

Yönettiğiniz şehir Yunanistan’da olunca çevrenizde de pek çok tanrı olacaktır. Din kısmında önceki oyunlara göre bazı değişiklikler var. Caesar ve Pharaoh’da tapınaklarınızı tanrıları mutlu etmek için kuruyordunuz ama Zeus’da kurduğunuz tapınaklar sayesinde tanrılar size katılacaklar. Tapınaklarını yaptığınız tanrılara dua ettiğinizde şehrinize bazı faydalar sağlayacaklardır. Mesela Ares’in tapınağını yaptığınızda kendisi ve bir dragonu savunmanıza yardım etmek için şehrinize gelecektir ve dua ettiğinizde de bir sonraki savaşınızda size yardım edecektir. Athena’nın tapınağını kurduğunuzda zeytin ve yağ üretiminiz hızlanacaktır. Aynı zamanda Athena’nın kendisi de savaşlarda size yardımcı olacaktır.

Bir başka eklenti ise kahramanlar ve canavarlar. Bazen çeşitli sebeplerle şehrinize kaynağını mitolojiden alan canavarlar (cyclops, hydra, vs...) saldırabilir. Bu canavarları normal ordunuzla öldüremezsiniz. Her canavar için yine mitolojiden gelen bir kahraman mevcut. Canavarı öldürmek için o kahramanı çağırmalısınız. Canavar saldırdığında kahramanın evi, yapmanız için size sunuluyor. Evi yerleştirdikten sonra kahramanınızın sizden birkaç isteği oluyor. Bu istedikleri karşıladığınızda kahramanınız şehrinize ayak basıyor ve yaratığı öldürüyor. Bölümün geri kalanında da size yardımcı olmak üzere şehrinizde kalıyor. Ayrıca size savaşlarınızda yardımcı olan bir tanrınız (Apollo, Athena gibi) varsa kahramana ihtiyacınız olmayabilir. Her tanrı genelde bir yaratığı kendine yakın bulur. Bu yüzden bir yaratığı öldürdüğünüzde onun tanrısını da kendinize düşman ediniyorsunuz. Ve bu tanrı eğer yatıştırılmazsa, bir tapınakla, şehrinize saldırabilir. Bu durumda bu tanrıyı yenmek için ondan daha kuvvetli bir tanrının şehrinizde olması gerekir. Mesela deniz tanrısı Poseidon’u yenmek için Zeus’a ihtiyacınız olacak.

Savaş sistemi ise önceki oyunlardaki saçma şekliyle burada da devam ediyor. Askerlerinizin yönetimi için iki seçeneğiniz var: elle ya da yapay zeka. Bilgisayar işi pek iyi yürütemiyor. Kendiniz yönetmeniz en iyisi ama bunda da pek kolay başarılı olamıyorsunuz. Askerlerinizi seçmek için Palace’ınızın yanındaki bayraklara tıklamanız gerekiyor. Hızlı olmanız gerektiğinde bu sorun oluyor. Ayrıca askerlerinizi direk düşmana saldırtamıyorsunuz veya onları takip etmelerini sağlayamıyorsunuz. Tek yaptığınız bir yere göndermek ve eğer orada düşman bulurlarsa saldırıyorlar. Burada küçük bir ayrıntıyı belirtmek gerek. Askerleriniz şehrinizde oturanlardan oluşuyor. Yani askerlerinizi saldırmaları için gönderdiğinizde pek çok işiniz çalışanları azalacağından aksayacaktır.

Size saldıran düşmanlarla başa çıkmanın en iyi yolu elinizin altında size yardım edecek birkaç tanrı ya da kahraman bulundurmak. Gelen askerler tanrı veya kahramanlar için fazla sorun olmuyor. Eğer elinizde böyle bir imkan yoksa rüşvet vermeyi teklif edebilirsiniz. Genelde işe yarıyor. Neyse ki doğrudan savaş çok sık karşınıza çıkmıyor. Savaş alanındaki bir yenilik de diğer şehirleri ele geçirebiliyor olmanız. Eğer yeterli askeri güce sahipseniz bir şehre saldırabilir ve kazanırsanız o şehri yönetiminiz altına alabilirsiniz. Yalnız bu savaşlar sizin yönetiminiz dışında sonuçlanıyor.

En kayda değer değişiklik ise diplomasi ve ticaret alanında. Bu oyunda Caesar veya Pharaoh’daki gibi bir krala bağlı değilsiniz. Haritaya baktığımızda anladığımız şey Yunanistan’ın şehir devletlerine bölündüğü. Bu şehirler ilişkileriniz yönünden üçe ayrılıyorlar: size bağlı olanlar, dost olanlar ve düşman olanlar. Size bağlı olanlar kurduğunuz koloniler ve fethettiğiniz şehirlerden oluşuyor. Bu şehirler size yıllık olarak vergi verirler. Dost şehirler ise size yakınlık duyan şehirlerdir. Düşman şehirler ise daha çok sizi kıskanan şehirlerdir.

Oyundaki diplomasinin kalbi hediyeler ve istekleri karşılamadır. Bir şehir bazen bir mala çok ihtiyaç duyar ve sizden ister. Bu isteği zamanında karşılamanız halinde size olan düşünceleri artı yönde artacaktır. Aynı zamanda bir şehre ihtiyaç duyulan mallardan gönderdiğiniz hediyeler de aynı yönde etki yapar. Eğer sizin hakkınızdaki düşünceleri yeterince iyiyse oradan hediyeler bekleyebilirsiniz. Hatta gerektiğinde askeri yardım da gönderebilir.

Grafiklere gelince, bu konuda oldukça uğraşıldığı belli oluyor. Oyuna dikkatli baktığınızda pek çok ayrıntıya gösterilen önemi rahatlıkla görebilirsiniz. Grafiklerdeki canlılık ve renklilik göze hoş geliyor. Animasyonlar da oldukça eğlendirici. Grafiklerdeki çizgi film havasının da sonucunda seyredilmesi zevkli bir hale geliyor. Özellikle bu tür oyunların çoğu zamanının seyretmekle geçtiği düşünülürse bu artı bir özellik.

Oyundaki problemli kısım ise yollarda gezenler üzerinde hiçbir yönetiminiz olmaması. Bunun için yolları bloke edebiliyorsunuz ama bu da tam bir çözüm sağlayamıyor. Yolları çok dikkatli düzenlemeniz lazım çünkü gezenler kavşağa geldiklerinde rasgele bir yön seçiyorlar. Her şeye rağmen saçma durumlarla karşılaşmanız mümkün. Mesela su taşıyıcılarınızın birkaç kez üst üste aynı yolu seçmeleri sonucunda diğer yoldaki evlerin en kötü hallerine geri dönmeleri rastlamayacağınız bir şey değil.

Impressions şehir kurma türündeki her oyunuyla kendisini biraz daha geliştiriyor. Yeni görev tasarımı sayesinde oyuna yeterince farklı bir hava vermiş. Buna ek olarak diğer yeniliklerle birlikte Zeus: Master of Olympus bilgisayarınızın başında eğlenceli saatler geçirmenizi sağlayacak potansiyele sahip.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 408
favori
like
share