ibrahim Yattara - ibrahim Yattara Hakkında - ibrahim Yattara Biyografi - ibrahim Yattara ResimleriYattara Trabzon'a demir attı
Yattara, ''Futbolu burada bıraktıktan sonra da Trabzonspor ile irtibatımı kesmek istemiyorum'' dedi.



Trabzonspor'un Gineli oyuncusu İbrahima Yattara, 6 yıldır Trabzonspor forması giydiğini ve 2 yıl daha mukavelesinin bulunduğunu hatırlatarak, ''Futbolu burada bıraktıktan sonra da Trabzonspor ile irtibatımı kesmek istemiyorum'' dedi.

Trabzonspor Dergisi'nin Mayıs ayı sayısındaki röportajında, ilk olarak Trabzonspor'a geliş hikayesini anlatan Yattara, Gine'deki futbol yaşantısından sonra Avrupa deneyiminin başladığını belirterek, ''Feyenoord'da beni deneyeceklerdi. Beni Avrupa'ya transfer edecek olan menajer Belçika'da oturduğu için önce oraya gittik. Antwerp de o yıl lige yeni çıkmıştı ve oyuncu arayışı telaşındaydı. Burada denemelere çıkmaya başladım'' diye konuştu.



Daha sonra denemelerde beğenildiğini ve 3 yıl Antwerp takımında kaldığını kaydeden Yattara, ''Sonra dönemin başkanı Özkan Sümer ve Adnan Demir geldi. Başka oyuncuyu izlemek için gelmişlerdi. Ben oyuna son 20 dakikada girdim. Önce bir gol attım sonra bir de asist yaptım. Maçı 2-1 kazandık. Maçtan sonra beni bir Türk kulübünün istediğini söylediler. Böyle başladı Trabzonspor hikayem'' dedi.

Yattara, babasının büyük bir futbolcu olduğunu ve Gine Milli Takımı'nda oynadığını ifade ederek, şöyle devam etti:
''İyi bir savunma oyuncusuydu. İlk ayağa kalkışım da futbol topunu görünce olmuş. Annem, öyle anlattı. Topu görünce onu tutmak için ayağa kalkmışım. Yürümeye de öyle başlamışım. Ailemdeki kimse futbolcu olmamı istemiyordu. Özellikle annem beni hep azarlıyordu. Çünkü çocuklarla sokakta futbol oynarken çok çalım yaptığım için sürekli kolumdan, bacağımdan yaralanıyordum. Annem de buna çok sinirleniyordu. Okula devam etmemi istiyordu. Ancak okul turnuvalarında beni izleyenler anneme sürekli benim futbolcu olacağım yönünde telkinlerde bulunuyorlardı.''

Küçüklüğünden beri futbolcu olmayı istediğini ve başka bir meslek düşünmediğini kaydeden Yattara, ''Bu hayatı futbolla kazanacağıma inanıyordum. Başka bir şey hiç düşünmedim. Küçükken yaşıtlarımdan çok daha iyi olduğumun farkındaydım. Bu yüzden bazen okula da gitmiyordum. Akşama kadar futbol oynuyordum. Yani futbolcu olmamda şans bilmiyorum ne kadar yardımcı oldu?'' diye konuştu.
HEDEFLERİMİ GERÇEKLEŞTİRDİM
Yattara, geriye dönüp baktığında hedeflerini gerçekleştirdiğini belirterek, ''Afrika'da bir futbolcu için ilk hedef profesyonel olabilmektir. Belçika'ya gittiğim o günden sonra hedeflerimi sırasıyla gerçekleştirdiğime inanıyorum. Trabzonspor gibi büyük bir kulüpte oynuyorum. Trabzonspor ile UEFA maçları ve Şampiyonlar Ligi ön eleme müsabakası oynadım. Afrika'da hedef Avrupa'da iyi bir kulüpte oynayabilmektir. Ben de kendi adıma tatmin edici deneyimler yaşadığıma inanıyorum'' dedi.
Maddi açıdan olağanüstü memnun olduğunu ifade eden Yattara, ''Afrika'da kendime ve aileme villa yaptırdım. Onlara araba aldım. Babam çok az para kazanıyordu. Beni Avrupa'ya göndermek için bir bilet alacak paramız yoktu. Şimdi geldiğimiz konuma bakınca şükür ediyorum tabi ki. Bundan sonrası için hedefim kazandıklarımı koruyabilmek olacaktır'' diye konuştu.

Yattara, en çok kişiliğinden memnun olduğunu anlatarak, saçlarını televizyonda gördüğü bir model nedeniyle sarıya boyattığını ve o günden sonra da hiç değiştirmediğini söyledi.

Saat, gözlük, ayakkabı, cep telefonu gibi eşyalara ilgi duyduğunu ve çok sayıda satın aldığını belirten Yattara, ancak bunun koleksiyon derecesinde olmadığını, 5 bilgisayar ile 10 tane de telefonunun bulunduğunu, eşi Aminata'nın da kendisine kızarak bunların 1'i hariç diğerlerini topladığını ifade etti.

İki erkek çocuğundan küçük olan Amadou'nun sol ayağının çok iyi olduğunu vurgulayan Yattara, ''Toplara iyi vuruyor. Evde sürekli oynuyorlar. Belki ileride benden daha iyi olabilirler. Eşim Aminata da onları tribünden izlemek istiyor'' dedi.
FUTBOL AKADEMİSİ KURACAĞIM
Yattara, Gine'de bir kulübünün bulduğunu ve bunu çok önemsediğini belirterek, şunları söyledi:
''Orada bir futbol akademisi oluşturmak istiyorum. Senegal'de var ama Gine'de yok. Bu nedenle Gine'deki oyuncular Fransa'ya gitmek zorunda kalıyorlar. Benim erkek kardeşim de Fransa'ya gitti bu nedenle. Gine'de futbol akademisi kurarsam bu yöndeki eksiği gidermiş olacağım. Hatta Trabzonspor'a da bu projeyi önermeyi planlıyorum. Çünkü orada böyle bir yer kurulursa büyük faydası olur. Gine'deki tek altyapı olacak burası. Oyuncuların öncelikli olarak Trabzonspor'a gelmesi sağlanabilir. Bunu ciddi ciddi düşünüyorum.''

Kariyerinin büyük bölümünü Trabzon'da yaşadığını ifade eden Yattara, ''Açıkçası futbolu da burada bırakmak istiyorum. Trabzon'da en uzun süre forma giyen yabancı futbolcu olmak bana büyük mutluluk veriyor. Altıncı yıldır buradayım. İki yıl daha mukavelem var. Futbolu burada bıraktıktan sonra da Trabzon ile irtibatımı koparmak istemiyorum'' diye konuştu.
Taraftara şimdilik verebileceği tek mesajın, şampiyonluğu dilemek olduğunu kaydeden Yattara, ''6 yıldır buradayım ve neredeyse Trabzonspor'un bütün tarihini öğrendim. Bu kadar uzun süre şampiyon olamayan Trabzonspor'a bu sevinci yaşatmaktan başka bir şey istemiyorum'' dedi.
ROBERTO CARLOS ZOR OYUNCUYattara, ''Çalım atmakta zorlandığın oyuncu var mı?'' yönündeki bir soruya, ''Şöyle bir şey var. Durarak oynayan, üzerine gelmeyip de geri geri giden oyunculara karşı zorlanıyorum. İstiyorum ki benim üzerime gelsinler ve beni ateşlesinler. Roberto Carlos, bu yüzden zor bir oyuncu. Top benim ayağımdayken üzerime gelmiyor ve bekliyor. Benim onun üzerine gelmemi beklediği için hoşuma gitmiyor'' yanıtını verdi.
Çalım attıktan sonra bazı oyuncuların komik duruma düşmesine üzülmediğini ifade eden Yattara, ''Onların görevi beni durdurmak, benim görevim ise onları geçmek. Hatta benden topu almak için tekme atıyorlar. Benden topu aldıklarında bana üzüldüklerini düşünmüyorum. Bu nedenle ben de onları geçince üzülmüyorum. Oynadığımız maçlara dikkat ederseniz, benim kanadıma üç oyuncu veriyorlar. Beni durdurduklarında hücum gücü de önemli ölçüde azalıyor. Karşımdaki oyuncular sert oynuyorlar. Bundan fazlasıyla şikayetçiyim'' diye konuştu.
Son dönemlerde daha garanti oynamayı tercih ettiğini vurgulayan Yattara, ''Bu sezon şöyle bir durum var. Geçmeyen bir sakatlıkla oynuyorum. Hocam benden özellikle bunu istedi. Çalım attıktan sonra topla çok fazla oynamadan pas vermemi ya da içeriye göndermemi istiyor. Zaten iki-üç hareket üst üste yaptığım zaman ağrıyı hissetmeye başlıyorum. Allah korusun bir de darbe alırsam sakatlık tekrarlar. Sezonun bitmesine fazla kalmadı. Tedaviye başlayacağım, ancak sakatlanmayı göze alarak oynuyorum'' ifadelerini kullandı.

Yattara, takımda Göksu, Barış, Mehmet ve Yasin gibi genç oyuncularının olduğunu belirterek, ''Bu futbolculara önem verilmeli. Göz ardı edilmemeliler. Yani erken fark edilmeliler. Daha önce altyapımızdaki Denizlisporlu Çağlar'ı göremedik. Çağlar, Türkiye'deki en iyi sol beklerden birisi'' dedi.
MİLLİ TAKIM İÇİN DÜŞÜNDÜKLERİDaha önce Fransız Milli Takımı'nı desteklediğini, ancak Türkiye'ye geldikten sonra Türk Milli Takımı'nın başarılı olmasını istemeye başladığını ifade eden Yattara, şöyle devam etti:
''Bu imkanları bulduğum için şükrediyorum. Bundan sonra hayatımın geri kalan kısmında Türk Milli Takımı'nı desteklemeye devam edeceğim. Türkiye'nin sürekli Avrupa ve dünya kupalarında olmasını istiyorum. Bunu hem bu ligde oynadığım arkadaşlarımın performansından mutluluk duyacağım için, hem de onların mutluluğu için istiyorum. Dünya Kupası için şans azaldı. Ancak yine de umudu kesmemek gerek. İşler hiç beklemediğiniz anda değişebilir. Daha önce Gine Milli Takımı'nda oynamasaydım kesinlikle Türk Milli Takımı'nda oynamak, o formaya aday olmak isterdim.''

Yattara, Gine Milli Takımı Teknik Direktörü Partice Neveu'nun göreve geldiğinde 'Yattara benim sistemime uygun bir oyuncu değil, onu kadroda düşünmüyorum' dediğini anımsatarak, ''Ben de bunun üzerine kulübümde kalıp buradaki işlerime odaklanırım demiştim. Aramızda üstü kapalı bir anlaşma olmuştu. Şimdi yaşanan sakatlıkların ardından beni çağırıyorlar. Ben de bunu kabul etmeyince kamuoyu önünde beni suçlamaya başladı. Büyük olasılıkla beni FIFA'ya şikayet edecek'' diye konuştu.
KOLBASTI'YI SEVEREK OYNUYORUM
Yattara, Kolbastıyı severek oynadığını ve daha önce takımda forma giyen Hasan Üçüncü'den öğrendiğini belirterek, şunları söyledi:
''Hasan Üçüncü ile çok iyi arkadaşız. O kolbastıyı duyunca hemen oynamaya başlıyordu. Önceleri onu taklit etmek için oynuyordum. Bir de göz tiki vardı onun, onu da taklit ediyordum. Taklit ede ede ben de oynamayı öğrendim. Bir gün oturup konuşurken bir golden sonra bunu oynayalım diye planladık. İki yıl önceydi. Samsunspor'a attığım golden sonra birlikte oynadık. Aslında bana göre maçlardan sonra oynadığımız Kolbastının başlangıç noktası da o maçtı. Kolbastı'ya o kadar alıştım ki Gine'de gezerken arabamda Kolbastı çalıyor. Ama Aminata'ya benim oynamam komik geliyor. Song, bunun Afrika dansına benzediğini söylüyor. Geleneksel dansımıza yakın bir dans. Ancak şimdi Gine'de gençler diskolarda eğlenirken Amerikan dansları yapıyorlar.
İbrahim Yattara Resimleriİbrahim Yattara
İbrahim Yattara Kolbastı
Yattara Kolbasti Show
Kolbastı Yattara Şow
Kolbasti Yattara

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1833
favori
like
share
ultimatom Tarih: 07.05.2009 03:50
Çok güzel bilgiler ben yattarayı çok severim ...