Terk Etmek mi Terk Edilmek mi

Ayrılık acısı, atlatılması uzun süren ve zor bir süreç. Acaba bu dönemi atlatırken ayrılık şeklinin bir önemi var mıdır? Terk etmek mi, terk edilmek mi daha zor?

Terk Etmek Mi, Terk Edilmek Mi?

Hiçbir ilişkinin bitmesi insanı mutlu etmez. Sonunda kurtulduğunu düşünen, sevinen birisini gördüğünüzde bile, bilin ki yaşadığı mutluluğa rağmen, neden o hale geldiğine dair ciddi üzüntüler geri planda çalışmaya devam ediyordur.
Hepimiz bir şekilde ayrılık senaryosunun içinde bulunmuşuzdur. İster çok aşık olun, isterseniz hiç umurunuzda olmayan, değersiz ve basit bir şey yaşamış olun; ayrılık aklınızın köşesinde yazılı kalır. Bırakın bir insandan ayrılmayı, iki gün baktığınız kedi, köpek yavrusu bile gittiğinde içiniz sızlar.
Ayrılık hikayelerini dinlerken, olaylara uzaktan baktığınızda, insan egosunun, en üzüldüğü durumlarda bile devreye girdiğini görürsünüz. “Kimse beni terk etmedi, hep ben ayrıldım!” veya “Onu terk ettiğimden beri kendini toparlayamamış!” gibi cümleler, eskiyen aşkların ardından en sık söylenenlerdir.
Neden bir ilişki bittiğinde terk edilmiş olmak bizi ağır yaralar? Zaman zaman ayrılığın kendisinden daha ağır bir acı olur terk edilmek. İşe yaramaz, yetersiz, vasıfsız, tercih edilmemiş olma düşünceleri beynimizi doldurur sanırım. Benliğimizi saran, nasıl olur da terk edilirim, kıymetimi bilemedi, ben zaten ona kaç beden büyük geliyordum cümleleri ile acımızı hafifletmeye çalışırken, içimizde gittikçe büyüyen ve patlamaya hazır hale gelmiş bir bomba ile yaşadığımızı nasıl fark edemeyiz?
Ne kadar severek bırakmış olsak da, terk ettiğimizde bu acının oranı biraz daha hafif mi olur? Aşk, dünyanın en özel duygusu olmasına rağmen, üstünlük savaşının altında ezilir mi? Her şeyi yenen bu muhteşem his, kendi egosunu yenemez mi? Kadın ve erkek arasında süren bu ezeli kavga, acaba tamamen terk etme ya da edilme olgusu üzerine kurulmuş olabilir mi?
Bu duyguları aşkın dışına taşırsak, tüm ilişki biçimleri için geçerli olmaz mı? Küçüklüğünde annesi veya babası tarafından terk edilen bir çocuk, erişkin olduğunda bu psikolojik durumu üzerinde taşımaya devam etmez mi? Hayatındaki tüm detayları yoluna sokmuş, başarılı ve para kazanan, daha ileri gidersek, şan ve şöhret sahibi bile olan bir birey olsa dahi; terk edilme psikolojisini üzerinden atmayı başaracak kaç kişi vardır?
Egolarımızdan, sosyal kimliklerimizden, sıfatlarımızdan, üzerimize yüklenmiş veya seçtiğimiz rollerden sıyrılarak bakabilsek aşka; gerçekten önemli midir kimin gittiği? İlişkiye harcanan zaman ve emek karşılığında, elinizde koca bir acı kalmışsa; aşk harcanıp gitmişse, her ayrılık ile kendinizden bir parçayı bırakmışsanız hayat tünelinde, terk etmek üzerine yapılan her söylem aslında komik değil midir?
Sen terk ettin, ben terk ettim, şimdi ikimiz de galibiz! Bir yüreği susturmanın yolu, ağlayan çocuğun eline şeker verir gibi, kendimize terk etme başarısını vermek midir? İster siz ayrılın, ister karşı taraf, herkes için tek bir gerçek vardır: Aşk kaybetmiştir!

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1338
favori
like
share
DİDEM Tarih: 17.05.2009 19:43
en güzeli karşılıklı konuşup saygı çerçevesinde iki tarafında karar verip ayrılması
durum böyle oluncada her iki tarafta ben terkettim diyemez , birlikte alınmış bir karar vardır çünki
MeLaNkOLiK Tarih: 15.05.2009 00:46
O kadar emek, çaba, özveri ve sonunda ayrılık...
Ama en acısı bunların farkında olmana ragmen GİT demektir bence
Gittiğinde ne kadar büyük acılar çekecegini bile bile...
nrqL Tarih: 09.05.2009 22:51
yerine göre
Ghost Rose Tarih: 07.05.2009 10:52
İster siz ayrıLın, ister karşı taraf, herkes için tek ßir gerçek vardır: Aşk kaybetmiştir!
FazLa söze ne hacet
söyLenmesi gerekeni en sonda söyLemişLer zaten..
çalıkuşu Tarih: 07.05.2009 10:48
herkes için tek bir gerçek vardır: Aşk kaybetmiştir!



güzel paylaşım teşekkürler...
Sylar Tarih: 07.05.2009 09:52
Kim ayrılırken ben bıraktım diye daha az üzülür ki...
Gerçi lafı geldiğinde ben bıraktım. Ben terkettim denir denir de acı farklı değil sanki...

Ve evet kaybeden Aşk oluyor burda.