Dinimizi Öğrenelim - İsraf Etmek

Malı parayı, dinimizin izin vermediği yerlere sarf etmek, izin verilen yerlere de harcarken israf etmek haramdır. Çirkin bir huy olup, büyük günahtır.

Abdestte ve gusülde, lüzumundan fazla su kullanmak israf olup haramdır.

Malını israf edene, haramda kullanana zekat vermek uygun değildir. Keza parasını israf edip harama harcayan kimseye sadaka verilmez.

Malı, dinimizin uygun gördüğü yerlere vermemek cimrilik, uygun görmediği yerlere dağıtmak da israftır.

İsraf kalbin kötü bir hastalığıdır. Allahü teâlâ buyuruyor ki: (İsraf etmeyiniz. Allah israf edenleri sevmez.)

Firavun, Kur'ân-ı kerimde (O israf edenlerden idi) diye kötülenmektedir.

Kıyamet günü herkes, dört suale cevap vermedikçe hesaptan kurtulamıyacaklar: Ömrünü nasıl geçirdi?, İlmi ile nasıl amel etti?, Malını nereden, nasıl kazandı ve nerelere harcadı? Bedenini, nerede yordu, hırpaladı?

Bütün İslâm büyükleri israf etmez, faydasız yere bir şey vermezdi.

İsrafın kötü olmasının birinci sebebi, malın kıymetli olmasıdır. Mal, Allahü teâlânın verdiği bir nimettir. Dünyada rahat olmak, ahireti kazanmak mal ile olur. Hac, cihad sevabı mal ile kazanılır. Bedenin sıhhat ve kuvvet bulması mal ile olur. Başkasına muhtaç olmaktan koruyan maldır. Sadaka vermek, akrabayı ziyaret etmek, fakirlerin imdadına yetişmek mal ile olur. Mescitler, mektepler, hastahaneler, yollar, çeşmeler köprüler yaparak, asker yetiştirerek insanlara hizmet de, mal ile olur. Sevgili Peygamberimiz, (İnsanların en iyisi, onlara faydası çok olandır) buyuruyor. Yine buyurulmuştur ki, (Veren el, alan elden üstündür.)

Malı israf, Allahü teâlânın nimetini hakir görmek, nimete kıymet vermemek, nimeti elden kaçırmak, kısaca küfran-ı nimet etmek, yani şükür etmemek olur.

Malı, denize, kuyuya ve ateşe atmak, elden çıkmasına sebep olmak, soğuktan, sıcaktan ve açlıktan kırmak, ağaçtan meyveyi toplamayıp çürütmek, tarlayı hasat etmeyip, ekinin helak olmasına sebep olmak, hayvanları soğuktan, düşmandan korunacak yere koymamak, soğuktan sıçaktan ve açlıktan ölmelerini önleyecek kadar yedirmemek ve örtememek de helak etmektir. Bunların hepsi israftır.

Herkes tarafından iyi bilinmeyen bazı israflar da vardır. Meselâ, meyve, sebze ve hububatı topladıktan sonra, bunları iyi saklamayıp veya ilâclamayıp kendiliklerinden bozulmaları, nem alarak çürümeleri; kurt, güve, fare, karınca ve benzeri canlıların yemeleri hep israftır. Ekmek, et suyu, peynir gibi gıdaların, hurma, karpuz ve soğan gibi yiyeceklerin, kuru incir, kuru üzüm, zerdali gibi kuru meyvelerin; buğday, arpa, mer cimek gibi hububatın; elbise, kumaş, kitap gibi eşyanın muhafaza edilmiyerek yok olmalarına sebep olmak israftır.

Ekmeğin pişkin yerini veya içini yiyip kenar ve kabuklarını atmak, yemek artıklarını dökmek, çatal, kaşık ve tabağı sıyırmadan yıkamak israftır. Sofra bezi veya masa üstüne düşen yemek artıklarını toplamayıp atmak israf olur. Fasulye, pirinç ve nohut gibi şeyleri yıkarken dökmek ve döküntüleri toplamamak israftır. Elbise, çorap, ayakkabı gibi giyim eşyalarını iyi kullanmayıp veya iyi saklamayıp çabuk eskitmek, yıkarken, suyu sabunu çok harcamak, lambayı elektriği, hava gazını, tüpgazı boş yere yakmak hep israftır. En büyük israf ise zamanın boşa harcanmasıdır. Hadîs-i şerifte buyuruldu ki: (Her çeşit israf haramdır). Yani İslâmiyete uymıyan israf haramdır. Mürüvvete uymıyan israf ise tenzihen mekruhtur.

Sayılamıyacak kadar çok olan bu israflar yüzünden milyonlar, milyarlar heba olmaktadır. Dinini, vatanını, milletini ve kendini seven bir insan, israf etmez ve başkalarının yaptığı israfları da önlemeğe çalışır.

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 518
favori
like
share