araf suresi hakkında-cumartesi yasağı

Kur'an ayetleri çok ince sırlarla ve derslerle doludur.Bazı hakikatler Kur'anda kıssalar ve tarihi olaylar olarak anlatılır.Kur'an bir tarih kitabı değildir.Ancak tarihi kıssalar ve olaylarla kıyamete kadar bizlere yol gösterir ve her asrın insanlarına özellikle müslümanlarına yaşadıkları sıkıntılardan çıkış yolları gösterir.Bu nedenle de Kur'an ayetlerinden peygamber kıssaları ve tarihi olaylara nasıl bakacağımızı,bu ayetlerden nasıl dersler çıkaracağımızı asrımızın vazifeli müceddidi Bediüzzaman'ın eselerinden öğreniyoruz.Bizlerde Afar suresi 163 ile başlayan ayetleri buraya alarak tefekkür edelim istedik.Çünkü bu ayetlerde çok ince dersler var.Önce ayetleri alalım.

163- Bir de onlara deniz kıyısındaki şehri(n uğradığı sonucu) sor. Hani onlar cumartesi (yasağını çiğneyerek) haddi aşmışlardı. 'Cumartesi günü iş yapma yasağına uyduklarında', balıkları onlara açıktan akın akın geliyor, 'cumartesi günü iş yapma yasağına uymadıklarında' ise, gelmiyorlardı. İşte biz, fıska sapmaları dolayısıyla onları böyle imtihan ediyorduk.

164- Onlardan bir topluluk: "Allah'ın kendilerini helak etmek veya şiddetli bir azaba uğratmak istediği bir kavme ne diye öğüt veriyorsunuz?" dediğinde "Rabbinize karşı bir özür için ve bir ihtimal sakınabilirler, diye" dediler.

165- Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında ise, biz de kötülükten sakındıranları kurtardık. Zulmedenleri yaptıkları fısk dolayısıyla pek zorlu bir azab ile yakaladık.

166- Onlar, kendisinden sakındırıldıkları 'şeyi yapmada ısrar edip başkaldırınca' onlara: "Aşağılık maymunlar olunuz" dedik.

167- İşte o zaman Rabbin, onlara en kötü azabı yapacak kimse(leri) kıyamet gününe kadar üzerlerine mutlaka göndereceğini bildirdi. Şüphesiz, Rabbin (ceza ile) sonuçlandırması pek çabuk olandır ve gerçekten O, bağışlayandır, esirgeyendir.

168- Onları yeryüzünde ayrı ayrı topluluklar olarak paramparça dağıttık. Kimileri salih (davranışlarda) bulunuyor, kimileri de bunların dışında olan aşağılıklardır. Onları iyiliklerle ve kötülüklerle imtihan ettik, ki dönsünler.

169- Onların ardından yerlerine kitaba mirasçı olan bir takım 'kötü kimseler' geçti. (Bunlar) Şu değersiz olan (dünya)ın geçici-yararını alıyor ve: "Yakında bağışlanacağız" diyorlar. Bunun benzeri bir yarar gelince onu da alıyorlar. Kendilerinden Allah'a karşı hakkı söylemekten başka bir şeyi söylemeyeceklerine ilişkin Kitap sözü alınmamış mıydı? Oysa içinde olanı okudular. (Allah'tan) Korkanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ akıl erdirmeyecek misiniz?


[COLOR=paleturquoise]Kısaca ayetlere dayalı olarak müfessirlerin kitaplarında geçen ayrıntılrı paylaşalım.

[COLOR=paleturquoise]Şimdi burada, İsrailoğulları tarihinden, yukarıda zikredilen Allah'ın lütuf ve ihsanlarına karşılık, yapmış oldukları ve sonunda onları yavaş yavaş en feci yıkıma görüten bazı ihanet ve isyan olayları anlatılmaktadır.

[COLOR=paleturquoise]Araştırmacılar burada adı geçen yerin, yeni İsrail devletinin aynı isimle inşa ettiği bir limanı bulunan ve Ürdün'ün meşhur Akabe limanına yakın bir mesefadeki Eileh, Elat (veya Elot) yerleşim bölgesine işaret ettiği görüşündedirler. Bu liman şehri Sina Yarımadası'nın doğusu ile Arabistan'ın batısında, Akabe körfezinin ucundadır. Burası İsrailoğulları'nın parlak dönemlerinde çok önemli bir ticaret merkezi idi. Ve Hz. Süleyman (a.s.) bu şehri Kızıldeniz'deki donanması için merkez liman yapmıştı.

[COLOR=paleturquoise]Burası ile alâkalı olay, Yahudilerin ne dinî, ne de tarihî kitaplarında zikredilmemiş fakat, Kur'an-ı Kerim'in burada ve Bakara suresinde anlattıkları onun Kur'an'ın vahyi sırasında, İsrailoğulları arasında bilinen bir şehir olduğunu göstermektedir. Bundan dolayı, Medine Yahudileri, Yüce Peygamber (s.a)'e her konuda karşı gelme fırsatını hiçbir zaman kaçırmadıkları halde, bu haberin doğruluğu konusunda itiraz edemediler.

[COLOR=paleturquoise]Sebt (Cumartesi)" İsrailoğulları için, haftanın kutsal günüdür. Rabb, Musa'ya "İsrailoğullarına söyle, benim sebt günlerimi gerçekten tutacaksın, çünkü o, sizinle benim aramda nesillerdir süren bir alemettir... Onu bozan muhakkak öldürülecektir, o günde her kim iş işlerce o can, kavminin içinden atılacaktır... Ve nesillerince sebti ebedi bir ahit olarak İsrailoğulları tutacaklar." Fakat evlerde ateş yakarak, kölelerini ve cariyelerini kullanarak ve dünyalık herhangi bir iş için verilen ölüm cezalarını bu günde ifa ederek bu anlaşmaya karşı geldiler. O kadar ki, Peygamber Yeremya (M.Ö. 628-586)'nın devrinde yüklerini bilhassa cumartesi günü Kudüs'ün kapılarından geçirerek taşırlardı. Ve bu yüzden Yeremya peygamber "Eğer beni dinlemezseniz, o zaman onun kapılarında ateş tutuşturacağım ve Yeruşalim saraylarını eritip bitirecek ve sönmeyecek" diyerek onları tehdit etmek zorunda kalmıştı. Aynı şekilde peygamber Hezekiel (M.Ö. 595-536)'da tüm bir ulus olan Yahudilerin Rabbın sebtine karşı gösterdikleri hürmetsizliği "milli bir cürüm" olarak ilân etmişti. Bu alıntılardan da anlaşılıyor ki, Kur'an'ın bu ayetinde mevzubahis olan Sebt gününe karşı lakaytlık büyük bir ihtimalle bu dönemde olmuştur.

[COLOR=paleturquoise]Allah, kullarını çeşitli şekillerde imtihan eder. İnsanlardan bir kısmının, ilâhî kanuna itaatten yüz çevirdiğini, küfr ve itaatsizliğe karşı eğilimin daha da arttığını ve bunların sayılarının da çoğaldığını gördüğünde Allah, bu kimselerde çok cazip gelen iğva edici ve saptırıcı şeylere götüren kapıları önlerine açar. Böylece onların, kötü niyetleri açığa çıkar ve sadece gerekli fırsat ve imkân bulamadıklarından bir türlü yapamadıkları bu tip suçları işlerler.


alıntıdır

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4323
favori
like
share
pikaro Tarih: 17.05.2009 01:23
ellerine saglık güzel konulara degindigin için teşekkürler