[FONT="Franklin Gothic Medium"]Taassup - Taassubun ZararlarıTaassupsuzluk, kişinin, kendi düşünce ve inançları yanında, farklı düşünce ve inançların da varlığını hoşgörü ile karşılamaktır Taassup ise bir düşünce veya inanca bağlandıktan sonra, başka fikir ve inançların varlığına katlanmamak demektir,
Bağnazlık ve tutuculuk olarak da adlandırılan taassup, bilgisizlik¬ten kaynaklanan kötü bir tutumdur. Atatürk, taassuba karşı çıkmış, ve teakubun bilgisizlikten kaynaklandığını belirtmiştir. Taassubun ortadan kaldırılabilmesi için de halkın aydınlatılması gerektiğini söylemiştir.

"Taassupsuzluğun arzu edildiği gibi yaygınlaşması, huy haline gelmesi fikri terbiyenin yüksek olmasına bağlıdır: diyen, Atatürk, bir başka sözünde de görüşlerini şu şekilde dile getirmiştir:
'Taassupsuzluk o kimsede vardır ki vatandaşının veya herhangi bir insanın vicdani inançlarına karşı hiçbir kin duymaz, bilakis hürmet eder. Hiç olmazsa, başkalarının kendininkine uymayan inanışlarını duymaz¬lıktan gelir Taassupsuzluk budur."

a. Devletin Taassubu Etkisiz Hale Getirmesi

Toplumda taassup, yani tutuculuk varsa, devlet bu taassubu etkisiz hale getirmek için gerekli önlemleri almalıdır. Tutuculuğun etkisiz hale getirilmesi de halkın bilinçlendirilmesi ve bireylere hoşgörü kazandırılmasıyla mümkündür.
Devlet, vatandaşların hak ve özgü il ilklerini rahatça kullanabilecekleri ortamı hazırlar, bunu engellemeye çalışanlara karşı da yaptı¬rımlar uygular.

Atatürk: ^Türkiye'de hiçbir kimse fikirlerini zorla baş¬kalarına kabul ettirmeye kalkışamaz e böyle bir şeye izin verilemez,. diyerek bunu vurgulamıştır.
Atatürk'e göre devlet, vatandaşlarının birbirlerine hoşgörülü, bir¬birlerinin düşüncelerine saygılı olmalarını sağlamalıdır. Atatürk, bunun gerekliliğini şöyle dile getirmiştir "Taassup cahilliğe dayanır. Bundan dolayı taassubu olan cahildir. İlim mutlaka cahilliği yener, o halde halkı aydınlatmak lazımdır.

b. Taassubun Zararları

Tutuculuk, insanı hoşgörüsüz yapar, doğruyu kabul etmesine de engel olur
Tutucu insan, görüş ve düşüncelerini beğenmeyip saygı göster¬mediği insanlardan nefret etmeye başlar. Bu bakış da insanın, karşısındakilerde bulunan iyi ve güzel yönleri görmesine engel olur. Böyle bir ruh hali taşıyan insanlar, birbirlerine dostça yaklaşmazlar, aksine, bir¬birlerine kın ve nefret duyup düşmanlık beslerler.
Tutuculuğun en büyük zararı, insanların temel hak ve özgürlüklerinden olan düşünce ve inançlarını serbestçe ifade edebilmelerine engel olmasıdır. Özerinde çevrenin ve başkalarının baskısını hisseden insan, düşüncesini serbestçe ifade etmekten kaçınır, samimi davranmaz. Kendi dünyacında farklı, toplumdu farklı bir kişilik sergiler. Bu da o insanın kendi kendisiyle, yani iç dünyasıyla bir çatışma içerisinde olmasına ve sonuçta psikolojik sorunlarının ortaya çıkmasına yol açar. Öyleyse insan¬arın birbirlerine karşı daha hoşgörülü yaklaşmaları, birbirlerinin görüş ve düşüncelerine saygılı olmaları gerekir,

Alıntı-Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Lise Konuları-Hazırlayan Bilal Kırıkkaya

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2840
favori
like
share
zkzkzkzk Tarih: 25.04.2012 21:51
çok güzel olmuş ama taasubdan korunma yolları yok mu:18:
zkzkzkzk Tarih: 25.04.2012 21:49
çok güzel olmuş ama taasubdan korunma yolları yok mu
ultimatom Tarih: 07.05.2009 20:27
Emeğine sağlık ...