Biyoteknoloji ve Gen Teknolojilerinin Stratejik Önemi

Moleküler Biyoloji, Hücre Biyolojisi, Genombilim ve benzeri alanlardaki bilimsel ilerlemeler sayesinde,
Dünyada özellikle sağlık ve tarım sektörlerindeki biyoteknolojik uygulamalarda bir patlama yaşanmaktadır.
“Modern Biyoteknoloji” veya “Yeni Biyoteknoloji” olarak tanımlanan bu gelişmelerin insanlığa daha sağlıklı bir
yaşam için eşi görülmemiş fırsatlar yarattığı aşikardır. Bu fırsatlar ABD gibi ülkelerde aynı zamanda ekonomik
faydaya dönüştürülmüş, sağlık ve tarımla ilgili biyoteknoloji sektörü ABD ekonomisinin itici güçlerinden birisi
haline gelmiştir. Benzer gelişmeler sadece Avrupa Birliği ve Japonya gibi gelişmiş endüstriyel toplumlarda
değil, aynı zamanda Güney Kore, İsrail, Hindistan, Çin gibi ekonomisi büyümekte olan ülkelerde de
yaşanmaktadır.
Türkiye, dünyadaki bu gelişmeler karşısında henüz tutarlı bir tavır alamamıştır. Sağlıkta biyoteknoloji sadece
ekonomik boyutları ile değil, sosyal devlet anlayışı çerçevesinde de ihmal edilemeyecek bir konudur. AB
adaylığı ile ivme kazanan toplumsal değişim hareketi, genelinde “bilim ve teknoloji”yi, bu rapor kapsamında
ise “Sağlık, Tarım, Hayvancılık ve Endüstriyel Üretim alanlarında Moleküler Biyoloji Bilimini ve Biyoteknoloji
alanlarını”' kucaklamak zorundadır. Bu alanlarda gerekli adımlar zamanında atılmadığı takdirde, Türk
insanının sağlığı ve Türkiye ekonomisi, ulusal olarak planlanamayan ve sadece dış dinamiklerin etkisiyle
şekillenen bir yapıya dönüşecektir. Bu ve benzeri nedenlerle, Türkiye biyoteknolojinin özellikle sağlık ve tarım
alanlarında kullanımı konularında acil olarak tavır almak ve kendi “Ulusal Biyoteknoloji Strateji ve
Programları”nı oluşturarak bir an önce hayata geçirmek zorundadır.
Biyoteknoloji ve Gen Teknolojileri Strateji Grubu, raporunu hazırlarken, Vizyon 2023 Öngörü Çalışması
sonuçlarını da dikkate alarak, ancak bu sonuçlarla kendisini sınırlamadan, Biyoteknoloji ve Gen Teknolojileri
stratejik alanında, ulusal, bölgesel ve küresel boyutları da içine alarak, bilimsel, teknolojik, sosyal ve
ekonomik parametrelerin ekseninde çalışmaya özen göstermiştir.
Biyoteknoloji ve Gen Teknolojileri Strateji belgesi, dört ana sektöre odaklanmıştır. Bunlar sırasıyla, sağlık,
tarım, hayvancılık ve endüstriyel biyoteknoloji sektörleridir.
İlgili sektörlerde belirlenen somut hedeflerin, öngörülen yol haritalarına sadık kalarak gerçekleştirilebilmesine
bağlı olarak, Türkiye 20 yıl gibi kısa bir dönem içinde Moleküler Biyoloji, Biyoteknoloji ve Gen Teknolojilerinde
küresel bir güç haline gelme şansına sahiptir. Böyle bir güç, Türkiye'ye yirmibirinci yüzyılın teknolojisi olarak
tanımlanan biyoteknoloji alanında sadece insanının refah düzeyini yükseltmekle sınırlı olmayan, ekonomik ve
teknolojik bir üstünlük sağlayacaktır. Ülkemiz bu gücün ve üstünlüğün işaretlerini 5-10 yıl gibi kısa bir
dönemde, özellikle sağlık ve tarım sektörlerinde görmeye başlayacaktır. Gelişen dünya içinde, geniş tarım
alanlarına sahip, ulusal varlıklarını teknolojiyle değerlendiren ve insanının sağlığını gözeten bir toplum olarak
Türkiye’de, biyoteknolojinin sağlık, tarım ve hayvancılık alanlarındaki hedeflenen gerçekçi başarıları, uzun
vadede daha cesur ve kapsamlı hedeflere yönelebilecektir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 528
favori
like
share