Bu mektubu zarfa koyup üstüne adres yazmaya, pul yapıştırıp postaya vermeye hiç gerek yok. Çünkü çok iyi biliyorum ki daha yazarken okuyacaksın bu mısraları satır, satır..
Hatta belki de bunu yaparken benim gözlerimi kullanacaksın utanmadan..
Aldığım her nefesi, yediğim her lokmayı sayıyorsun. Onunla da kalmıyor, Besmelesiz yediğim her lokmadan besleniyorsun. Biliyorum elinden gelse nefes almama izin vermez, bana hayat hakkı tanımazsın. Çünkü benden nefret ediyorsun.
İlk günahımla başladı tanışmamız. Gerçi anlatıyordu seni Kur'an, uyarıyordu bizi Peygamber (a.s) Ama bilmek başka, Hissetmek başka gerçekten. Taa içimde hissettim seni ve ürperdim..
Artık senin varlığından emindim, kendi varlığımdan emin olduğum gibi..

Savaş o gün başlamıştı..
Erkekliğe adım attığım o gün. Cinsellik en güçlü silahındı. Benim ise en zayıf yönüm. Bunu biliyordun ve beni en çok bu zaafımla yere yıkıyordun.
Kandırmıştın o akılsız nefsimi o da sattı beni iki paralık zevki uğruna..
Ve arkadan vurdunuz beni.
Aslında yeni değil bu savaş, asırlardır sürüyor.
Ben Adem (a.s) oldum Dost görünerek çıktın karşıma, sinsice zehirledin ve cennetten ettin beni.
Kaybım çok büyüktü. Ama senin gibi yaptığım hata küfrümü artırmadı. Hemen secdeye kapandım ve kanlı gözyaşları döktüm Rabbimin huzurunda..

VE ''BEN SECDE ETTİM'' SEN KAHROLDUN..

İyice artmıştı bana düşmanlığın. Büyüdükçe, büyümüştü kinin. Ne pahasına olursa olsun cehennemi benimle doldurmaya karar vermiştin. O gün bu gündür tüm gücünle, her koldan var gücünle saldırıyorsun bana.

Ben ''HABİL'' oldum, ''KABİL'' olarak çıktın karşıma, ve kahpece öldürdün beni,
''İBRAHİM''(a.s) oldum, ''NEMRUT'' olarak çıktın bu kez, Ateşlere attın,
''İSMAİL'' (a.s) oldum, Rabbime değil, sana kurban olayım diye uğraştın,
''NUH'' (a.s) oldum, Gemi yaptım Rabbimin emriyle, Tuttun içini pislikle doldurdun,
''YUSUF'' (a.s) oldum, kah kardeşlerim oldun kuyuya attın beni, kah Züleyha olup zindanlara attın.
''MUSA'' (a.s) oldum, bu kez ''FİRAVUN'' oldun, çıktın karşıma.
''MERYEM'' oldum zinayla suçladın beni,
''İSA'' (a.s) oldum, çarmıha gerdirmeye kalktın. Yapamayınca ''ALLAH'IN OĞLU'' (haşa) diye çamur attın.
Sonra
''MUHAMMED'' (a.s) oldum, uğruna tüm kainatın yaratıldığı..
Sen bu kez, ''EBU CEHİL'' oldun çıktın karşıma, amcam ''EBU LEHEB'' oldun çıktın.

Ama ne beni cennetten attırman tatmin etti seni, ne ''KABİL''i kandırıp ''HABİL''i öldürtmen. Ne ''NEMRUT'' olarak ateşe atman ''İBRAHİM''i, hatta ''NUH''un (a.s) öz evladını dahi saflarına çekmen dindiremedi öfkeni, ''YUSUF''u önce kuyuya, sonra zindana attırmakta yetmedi sana. Zavallı babasının gözlerinin ağlamaktan kör olması da dindiremedi öfkeni. ''MUSA''ya ve ''İSA''ya çektirdiklerin de. Hele ''ALLAH''ın en sevgili kulu HZ. MUHAMMED (a.s)'e yaptıkların.
İyice kudurmuş, kontrolden çıkmıştın. Ona olan kinin Ademe olan düşmanlığını da geçmişti. En çok ondan nefret ediyordun. Ademden bile çok..

Ademoğluna yaptığın hiçbir şey tatmin etmiyordu seni.
O EN SEVGİLİ (a.s) vefat edince bayram ettin. Artık daha rahat küfre sürükleyebilecektin insanoğlunu.
Var gücünle hırsla gene koyuldun işe.
Öyle şeyler yaptın ki akıllara zarar. Küfürde sınır olmadığını örnekleriyle gösterdin.
İktidar hırsıyla ana babayı evlada, evladı ana babasına öldürttün. Kardeş kardeşin katili oldu üç kuruşluk dünya menfaati için.
Ve son perdesine geldik oyunun.

Gene küfründe ve azgınlığında sınır tanımıyorsun. Ağzından salyalar akıtarak kuduz bir köpek gibi saldırıyorsun.
Kah güzel bir fahişe olarak çıkıyorsun karşıma, kah içkiye müptela bir sarhoş. Bazan öylesine azgınlaşıyorsun ki erkekleri kadın, kadınları erkek kılığına sokuyorsun. ''LUT''(a.s) lanetli kavminin yaptığını yaptırıyorsun senin safına geçen askerlerine. Ateist oluyorsun, hristiyan, Yahudi, Budist oluyorsun. Cinsellikle örtmüşsün tüm şuurları, Elinizdeki hazır zevklere bakın, ölüp toprak olacaksınız diyorsun. Sana uyan zavallıları perişan ettikçe zevkten dört köşe oluyorsun!

Ortalık toz duman. Dışardan bakınca kazanan senmişsin gibi görünse de, sen gene memnun değilsin gelinen noktadan. Çünkü farklı görünse de tablo, sen biliyorsun gerçekleri.
Memnun değilsin; çünkü beni hiçbir zaman tam yenemedin.
Ayağıma taktığın her çelmede daha bir güçlenerek kalktım düştüğüm yerden.
Ve sen RABBİM'in gözünden düşürmeye çalıştıkça beni, ''SECDE'' ve ''TEVBE''yle bozdum oyununu.
Sen tam bu defa bitirdim diyordun, ben daha bir güçlenerek kalktım ayağa.
Ve daha güçlü sarıldım ''ALLAH'IN İPİ (Kur'an )''ne..
İşlediğim günah ne kadar büyük olursa olsun, hiç umutsuzluğa düşmedim.
Defalarca ''TEVBE''mi bozmamda yıldırmadı beni. Çünkü biliyordum,
''RABBİMİN RAHMET HAZİNESİ ÇOK GENİŞTİ'' O'nun rahmetinden ümidi kesmekti asıl tehlike. Ben senin dileğinin aksine bunu yapmıyordum. O cennetten kovulduğum ilk günden beri alnım ''SECDE''den kalkmıyordu. İşte buydu seni kahreden. Bir türlü anlam veremiyor, kabullenemiyordun.
Nasıl olur da bu topraktan yaratılmış, kendinden çok aşağı gördüğün insanoğlunu yenemez, yıldıramazdın.

Beni hiçbir zaman yenemedin..

Evet, Karanlık zamanlarım oldu. Ne zaman ki ''ALLAH'IN İPİ''nden elimi gevşettim, yüzükoyun düştüm, dosta düşmana maskara oldum zaman, zaman..
Ama dedim ya, yılmadım, vazgeçmedim hiçbir zaman.

''BEDİR''de ''ARSLAN'' oldum kükredim, kaçacak delik aradı askerlerin,
''UHUD''da ''ALİ'' (r.a) oldum, ''HAMZA'' (r.a) oldum, dünyayı dar ettim sana, ''Gazi''lerle, kahretti seni şehitlerim.
Ben ''Bedir de, Uhud'da, Çanakkalede (ALLAH RIZASI İÇİN) şehadete koşarken, sen kahrından çıldırıyor, küfründen kapkara oluyordun. Ben Allahın katında gazi, şehit rütbesi aldıkça sen acı çığlıklar atıyordun.

Asırlardır sürüyor bu savaş..

Ne yazık ki ilk günden bu yana teslim olup kaybedenler de var, ihanet edip senin safına geçenler de.
Düşenler oluyor, pes edenler oluyor.
Görünüşü insan olsa da senin askerlerin onlar.
Ama uyarıyorum seni, Boşuna zafer naraları atma,


Onlar ben değilim.

O düşüp'te kalkmasını bilmeyenler değil,
umutsuzluk girdabında yok olanlar değil,
Nefsine yenilip sana köle olanlar değil,
Düştüğü yerden kalkmasını bilen,
yılmayan, sarsılan ama yıkılmayan ben,

''ADEM'' im.

''RABB'İMİN'' yarattığı o ''EŞREF-İ MAHLUKAT'' yani..

Tüm çırpınışların boşuna, sen ağaç misali benim dallarımı budadıkça, gövdem yeni filizler verecek.
Ve (inşa-ALLAH) ALLAH'ın sevgili kulu, ''EN ŞEREFLİ KUL'' ünvanına sahip insanoğlu bu görevi başarıyla bitirecek..

Sana son sözüm şeytan, beni (inşa-ALLAH) yenemeyeceksin.
Sen, sana inananlarla git cehennemin dibine
Beni sürükleyemeyeceksin..

E. ABDULLAH
[url]http://tugrab.i8.com/ayet001.swf[/url]

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 570
favori
like
share
matrakSsS Tarih: 21.05.2007 13:01
Allah razı olsun
dogukan Tarih: 05.05.2005 17:03
bu bilgileri bizlerle paylaştığiçin hepinizden Allah razı olsun........gerçekten ço güzel bir yazıı eyvallah
HaVRaNLI Tarih: 03.05.2005 16:12
ALLAH razi olsun Paylasimin icin tesekkürler
alperen Tarih: 03.05.2005 15:53
Müthiş bir kompozisyon, paylaşan gönlüne ruhuna sağlık arkadaşım...
Sari Menekse Tarih: 03.05.2005 11:05
Melankol,Allah razi olsun,cok güzel bir mektup sunmussun.

Ne kadar cok insani kendine ceksede geldigi noktadan yinede memnun kalmayacak,cünki eninde sonunda Cehennemi boylayacak ama kendine cekemedigi Müslümanlari ,Allahin Kullari Cennete gidecek Insaallah!!


Sana son sözüm şeytan, beni (inşa-ALLAH) yenemeyeceksin.
Sen, sana inananlarla git cehennemin dibine
Beni sürükleyemeyeceksin..

Ya Rabbim ,huzuruna Imanla gelmeyi nasip eyle !Amin!!

Serdar1453 Tarih: 03.05.2005 01:42
Ellerine Dert Görmesin Arkadaşım Allah Razı Olsun.