Türkiyenin Kıyıları nelerdir - Türkiyenin Kıyıları hakkinda bilgiler

TÜRKiYE’NiN KIYILARI


Deniz kiyilarinin 8.333 km uzunlugundadir. Üç yandan ilik denizlerle kusatilmis olan ülkenin baslica özelligi, Kuzey Yariküre’de Ekvator ile Kuzey Kutup Bölgesi arasinda merkezi bir konumda olmasidir. Eskidünya’nin karalari arasinda yer almasina karsin denizlerle çevrilmis ve orta kusak iklim içinde bulunmasi tarih boyunca bu topraklarda yasamis medeniyetlere önemli üstünlükler saglamistir.

KIYI TIPLERI
Karadeniz’in Anadolu kiyilari, daglar kiyiya paralel uzandigindan genellikle dik ve yüksek kiyilar seklindedir. Boyuna kiyi tipi özelligindedir. Bu nedenle, Anadolu kiyilarinin gerçek uzunlugu ile kus uçusu uzunlugu arasindaki fark azdir. Daglar kiyiya paralel olarak uzandigi için kiyilar az girintili-çikintilidir. Bu kiyi tipine Boyuna Kiyi Tipi denir.
Tek dogal limani Sinop’tur. Arkasindaki daglarin ulasimi zorlastirmasi nedeniyle fazla gelismemistir. Buna ragmen Trabzon, Samsun gibi limanlar yapay olmasina ragmen ulasimlari sayesinde gelismislerdir.

Marmara Denizi kiyilarinda birden fazla kiyi tipi görülmektedir. Örnegin, Istanbul ve Çanakkale Bogazi kiyilarinda ria kiyi tipi, Izmit-Yalova arasinda enine kiyi tipi, kuzey kiyilarinda limanli kiyi tipi görülür. Karadeniz ne Kuzey Marmara kiyilari fazla girintili-çikintili degildir. Falez (Yaliyar) çok vardir. Fakat Güney Marmara kiyilari girintili-çikintilidir.

Izmit, Gemlik, Erdek ve Saros körfezleri vardir.Gelibolu, Biga, Kapidag, Armutlu, Çatalca-Kocaeli baslica yarimadalaridir.Gökçeada, Bozcaada, Marmara Adalari, Imrali, Istanbul Adalari ise baslica adalaridir.Istanbul ve Çanakkale Bogazlari Ria Tipi kiyilaridir.Kapidag Yarimadasi bir kiyi biriktirme sekli olan Tombolo’dur.
Ege Denizi’nin Edremit – Kusadasi arasi, daglar kiyiya dik uzandigindan enine kiyi tipindedir. Güneybati Anadolu kiyilari ise (Bodrum, Marmaris, Datça) ria tipi kiyilardir.
Ege Denizinin yerinde eskiden Egeid karasi bulunmaktaydi. Bunun çökmesi sonucunda bugünkü adalar meydana geldi. Bölge daglari kiyiya dik uzandigi için kiyi girintili-çikintili Enine Kiyi Tipidir.
Kiyida bir çok körfez, koy, yarmada ve buruna rastlanir. Edremit, Çandarli, Izmir, Kusadasi, Güllük, Gökova baslica körfezleridir.Resadiye, Bozburun, Dilek ve Izmir baslica yarimadalaridir.
Ege kiyilari girintili-çikintili oldugu için en uzun kiyimizdir. Mugla’da en uzun kiyiya sahip ilimizdir
Akdeniz’in Anadolu Kiyilari genlikle boyuna kiyi özelligindedir. Finike – Kas arasinda Dalmaçya kiyi tipi görülür.
Yurdumuzun batisinda alan bakimindan 5. büyük bölgemizdir. Kuzeyinde Marmara ,dogusunda Iç Anadolu ve güneyinde Akdeniz Bölgeleri vardir. Batisinda ise ismini aldigi Ege denizi bulunmaktadir. Bölgedeki yer sekillerinin bir kismi yer kabugu hareketleri ile olusan (Orojenez-Dag olusumu) kirilmalarla meydana gelmistir. Kirilma yerlerinde yükselen yerler Horst (dag), çöken yerler de Grabeni (çöküntü ovasi) olusturmustur. . Bölgenin batisinda daglar kiyiya dik uzanmistir. Bunun sonucunda; Girinti-çikinti fazladir. Bir çok koy ve körfez olusmustur.
Körfezler; Edremit, Dikili, Çandarli, Izmir, Kusadasi, Güllük ve Gökovadir. Iç kesimlere ulasim kolaydir. Limanlarin hinterlandi (ard bölgesi) genistir. Yani genis alana hitap eder. Deniz etkisi iç kesimlere kadar sokulabilir. Enine kiyi tipi olusmustur. Kita sahanligi (kiyidan 200 m derinlige kadar olan deniz) genistir. Bölgenin güney batisinda(Mentese yöresinde) daglarin uzanisi degismistir. Daglar burada K.bati-G.Dogu yönlüdür. Bu kiyilarda akarsu vadilerinin deniz sulari altinda kalmasi sonucu olusan kiyi tipine Ria tipi kiyilar denir.
Kiyilarin sekillenmesinde etkili olan belli basli kuvvetler sunlardir : Dalgalar - Akintilar - Gelgit - Akarsular - Buzullar - iç Kuvvetler - Daglarin uzanis sekli.

AKDENIZ VE KIYILARI
Anadolu yarim adasinin güneyi Dogu Akdeniz havzasi icinde güney kiyilarimizda torlos daglarinin yer yer kiyiya parallel yer yer de bat kesimde oldugu gibt dik geldigi görülür.tororslar karadebiz daglar`inda oldugu gibi bat ve orta kesim haric kiyiyi yakindan takip etmezler ve boyuna yapili kiyilarin genelde meydana gelmesine neden olurlar.Kiyi boyunca iki büyük Körfez “Antalya ve iskenderun”dikkati ceker.Iki Körfez arasinda kiyiya yaklasan daglar kalankli kiyilari olusturur.Antalya körfezi gerisinde yer Alan traverten dolgusu kiyinin yüksek falezli bir görünüm almasini sagbar,buna bagli olarakta ova üzerinde yer alan Düden sulari`nin caglayanlar halinde denize ulastiklari görülür.Akdeniz dünya denizleri icinde oldukca yüksek (%39) tuzluluk oranina sahip bir deniz olarak bilinir.
Boyuna kiyilarin en önemli özelikleri sunlardir ;
a) Kiyida girinti ve çikinti azdir. Kiyi çizgisi düzdür.
b) Kiyida koy ve körfez sayisi azdir
c) kita sahanligi dardir
d) Dogal liman oldukça azdir

Kiyiya paralel olarak uzanan daglar Bati ve Orta Toroslar olmak üzere ikiye ayrilir. Bati Toroslar Antalya körfezi çevresinde yer alir. Antalya Körfezi’nin bati kesimine Teke Yöresi denir
Akdeniz ve Karadeniz kiyilarinda daglar denize paralel uzandigi için kiyilarda girinti ve çikinti azdir.

KARADENIZ VE KIYILARI
Batida Bulgaristan sinirindan baslayip,Gürcistan sinirina Kadar uzanal weh 1685 km. Uzunlugu bulunan karadeniz kiyilari IV. Zaman baslarinda meydana gelen cökmeler sonucu sekillenmistir .Daglar kiyiya paralel olarak uzandigi için kiyilar az girintili-çikintilidir.Bu kiyi tipine ”Boyuna kiyi tipi” denir.Karadeniz kiyilari genelde falezli,yüksek kiyilardir.Kiyinin gerisine uzanal daglar sahilleri yakindan takip eder.Kiyida derelerin agizlarinda kücük Delta ve kumsallar meydana Gelirken büyük irmaklarin agizlarinda genis deltaklar “Bafra ve Carsamba yer alir. Tek dogal limani Sinop’tur. Trabzon, Samsun gibi limanlar yapay olmasina ragmen ulasimlari sayesinde gelismislerdir.
Kuzey anadolu daglari`nin önünde yer Alan genis bir cöküntü alani icindeki su birikintisi ic deniz,Karadeniz olarak adlandirilir.Tuzu az(%18) bir deniz olarak dikkati ceken karadenizde derinlere dogru gidildikce tuzluluk artar(%23).ayrica Karadeniz `de 200 m. derinlikten sonraki alanlarda(HS) Hidrojen sülfürlü camur yiginlari dikkati ceker ki bunlar suyun kireclenmesine ve canli hayatinin hemen hemen bu derinlikten Sonra yok olmasina neden olur.

MARMARA VE KIYILARI
Karadeniz ile Ege Denizi arasında Çanakkale ve İstanbul Boğazı ile bu denizlerden
ayrılan küçük bir iç deniz olan Marmara Denizi 11.350 km . alan kaplar. Üçüncü zaman sonu ile dördüncü zaman başlarında yer kabuğunda meydana gelen çökmeler sonucu teşekkül eden Marmara Denizi'nin orta kesiminde 1000-1200 m. derinlik-
leri bulan çukurlar yer alır. Bu bakımdan deniz ve yakın çevresi zamanımızda da yer sarsıntılarının şiddetli olduğu bir alandır.Marmara Denizi güney ve kuzey kesimlerinde oldukça genişşelf sahasına sahiptir ki bu kesimlerde çok sayıda adalar yer alır. Marmara Denizi'nin kıyıları genelde alçak kıyılar olarak dikkati çeker. Ancak kıyılarda geniş kıyı ovalarına rastlanmaz. Sadece güney kıyıları üzerinde Edincik-Biga arasında genişçe bir kıyıovasıile karşilaşilır. Marmara Denizi'nde yüzeyde sular az
tuzlu (%22) olurken derinlere inildikçe bu değer (%37) artar. Marmara Denizi'nde yüzeyde Karadeniz'den Ege Denizi'ne doğru bir akıntı görülürken dipte ise akıntı
ters yönde Ege'den Karadeniz'e doğrudur.
Kuzeyde yer alan ve bir eski akarsu vadisi olan İstanbul Boğazısonradan deniz basması ile bugünkü görünümünü almıştır. Boğaz, 30 km.'yi aşan uzunluğu ile çok önemli bir su yoludur. 660 m. ile 3 km. arasında değişen genişliğe sahip olan boğazın
derinliği ise 40 m. ile 90 m. arasındadır. Kıyılar çogu yerde fazla eğimli bir şekildedir. Boğazda yüzeyde Karadeniz Marmara Denizi yönünde yer yer ve zaman zaman 6-7
millik akıntıya karşilık dip akıntısı ise ters yöndedir.
Güneyde yer alan ve Marmara Denizi'ni Ege Denizi'ne bağlayan Çanakkale Boğazı ise İstanbul Boğazı'ndan iki kat fazla uzunluğa sahiptir (61 km.). Genişliği 7 km. ile 1200 m. arasında değişen boğazın derinliği yer yer 100-105 m.'yi bulur.

EGE VE KIYILARI
Balkan yarimadasi ile anadolu yarimadasinda yer alan ege denizi III. Zaman sonu ile IV. Zaman basinda siddetli yer hareketleri sonucu meydana gelen cokmeler Ile cukurluklarin sular altinda kalmasi neticesinde ortaya cikmistir.Cok sayida ada ve takimadalar yaninda sayisiz koy ve korfezleri ile dunyanin en girintili cikintili denizlerinden biri olan Ege Denizi tuzluluk orani (%39) bir denizdir.Anadolu yarimadasi`nin bat;güneybati kesiminde reliyef kiyiya dik olarak uzanir ve horst ile grabenlerden olusan bir yapi dikkati ceker.Buna bagli olarak kiyi yapisida degisiktir,genelde eine kiyi yapisi görülmekle baraber Karaburun-Urla-Izmir körfezi cevresinde satranc,güneybati ria ve dalmacya tipi kiyilar ile de karsilasilir.Ege denizi kiyilari 2600 km.`yi gecen uzunlugu ile èlkemizin en uzen kiyilarini teskil eder.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4637
favori
like
share
hayat ve doğa Tarih: 30.11.2010 15:29
Özellikleri
Osmanlı sultanları giyime oldukça önem veriyordu. Sarayda oluşmuş; ölen sultanların kıyafetlerini bohçalama geleneği, bugün dönemlerin sosyal tarihini ortaya koyuyor. Kaliteli giyinmeyi seven sultanlar saray bünyesinde dokuma atölyeleri kurdurmuşlardı. Hassa nakkaşları tarafından hazırlanan desenler bu atölyelerde özenle dokunurdu. Saray atölyeleri yetersiz kaldığında İstanbul ve Bursa’daki atölyeler devreye girerdi. Özellikle Bursa bu konuda önemli bir merkezdi; İran’dan ithal edilen ham ipek burada dokunurdu.

15. yüzyılda Osmanlı sarayı, başkent İstanbul’un giyim kuşamını yönlendiren bir merkez konumundaydı. İstanbullular gösterişli, pahalı kıyafetler giyerken, Anadolu ve Rumeli’nin köylerinde, kasabalarında halk sade kumaşlar ve süsten uzak kıyafetlere yöneliyordu.

Osmanlı kıyafetlerinin en önemli genel özelliği bol dökümlü, örtülü ve uzun olmalarıydı. Kadınlar şalvar, hırka, gömlek, entari; erkekler şalvar ve çarık giyerlerdi. Her meslek grubunun kendine ait bir kıyafeti bulunuyordu. İmparatorluk her türlü sanat ve zanaatte olduğu gibi giyim kuşamda da 16. yüzyılda en yüksek düzeyine ulaşmıştı. 17. yüzyılda imparatorluğun ekonomik durumuna paralel olarak dokumaların kalitesi düşmeye başladı. Aynı dönemde kıymetli madenlerin kullanımı yasaklandı…

--------------------------------------------------------------------------------
Nerqish Tarih: 09.05.2009 12:59
Enine kiyilarin en önemli özellikleri sunlardir ;
a) Kiyida girinti ve çikinti fazladir
b) Kiyida koy ve körfez sayisi fazladir
c) Kita sahanligi genistir .
d) Kiyiya yakin irili ufakli bir çok ada bulunmaktadir.
e) Bir çok dogal liman bulunmaktadir.

KIYILARIN SINIFLANDIRILMASI VE KIYI TIPLERI
Kiyi siniflandirilmasinda göz önüne alinan esaslar. Günümüzde yapilan siniflamalar. Kiyilarin morfolojisine göre yapilan siniflamalar. Kiyi siniflamasinda göz önüne alinan esaslar: Yapilan siniflandirmalarin çogu kiyilardaki genel görünüme ve kiyinin asli morfolojik karakterine baglidir.Dogru olan da budur.Ancak tek tek yerel bir takim özellikler göz önüne alinirsa siniflama karmasik olur. Günümüzde yapilan siniflamalardan 3 tanesi geçerliligini korur.Bunlar:
1-Suess tarafindan yapilan, yapi ile kiyi çizgisi arasindaki iliskiye dayali olan Pasifik ve Atlantik tipi kiyilardir.
2-Shepard’a ait görüs:Asli sekil ile gelisim sonrasi ortaya çikan sekli ayirt etmeyi tercih etmistir.Sirri Erinç de bu görüse dahildir. Zaman,yapi,seviye degisikliginin yönü ve kiyinin asli morfolojik karakteri mutlaka dikkate alinmalidir.
3-De Martonne, kiyilari cografi olgu öncelikli olaraktan, morfolojik özellikleri ise daha geri planda siniflandirmistir.
Kiyilarin morfolojisine göre yapilan siniflamalar: Yapilan çalismalar kiyi siniflandirmasinda önce yapisal,sonra da genetik olgularin göz önünde bulundurulmasi gerektigini ortaya koymustur.Bugün bazi kiyi birimleri morfolojideki gelisim durumuna göre siniflandirilir. Bu siniflamada 10 çesit kiyi ortaya konmustur.
Bunlar:
RIA TIPI KIYILAR: Bu tip kiyilarda agizz kisimlari deniz istilasina ugramis çok sayida derin akarsu vadisi yer alir.Denizin bu akarsu vadilerini istila etmesiyle kiyida derin koy ve körfezler meydana gelir. Bu türden koy ve körfezlere Iber Yarimadasinin kuzeybati kösesi Galisya’da Ria denir. Rialar genellikle eski kütleler içinde kazinmis akarsu vadileridir. Olusumunda kiyi haline geçen sahanin jeomorfolojisi önemlidir. Bretanya, Ispanya, Çin, güneybati Irlanda, güneybati Türkiye kiyilarinda görülür. Örnek Çanakkale ve Istanbul Bogazi ile Güneybati Anadolu kiyilari ve Istanbul'da yer alan Haliç(Altinboynuz).
HALIC TIPI KIYILAR: Bu kiyi tipinde deniz riali kiyilarda oldugu gibi irili ufakli çesitli kollar halinde karalarin içine sokulur.Çünki bunlar da riali kiyilar gibi akarsularla parçalanmis bir sahanin deniz istilasina maruz kalmasiyla olusur. Deniz bu olay sonucu akarsularin asagi yataklarini isgal etmis ve kara içine sokulan kollar haliçler meydana getirmistir. Bogulmus akarsu vadileri rialar kadar derin ve sarp yamaçli degildir. ABD’nin Atlas okyanusu kiyilarinin kuzeyinde Dalaware körfezi, Madagaskar adasinin kuzeybati kiyilari, Ingiltere’nin dogusunda Thames,Humber,Fransa’nin kuzeyinde bulunur.
DALMAÇYA TIPI KIYILAR: Daglarin kiyiya paralel olarak uzandigi yerlerde ,deniz suyunun daglar arasindaki çukur alanlara dolmasi sonucunda olusmaktadir. Kiyinin hemen gerisinde kiyiya paralel olarak uzanan adalar yer almaktadir.Örnek Adriyatik denizi kiyilarinda yer alan Dalmaçya kiyilari , Türkiye'den Akdeniz bölgesinde Teke yarimadasinda bulunan Finike - Kas kiyilari.
LIMANLI KIYILAR : Yüksekligi az olan kiyilardaki derin ve genis vadilerin sular altinda kalmasiyla olusur. Derinligin azligina bagli olarak kiyi setleriyle olusmus dogal limanlarla dolu bir kiyi özelligi gösterir.Alçak kiyilarda genis vadilerin deniz sulari altinda kalmasiyla olusur. Bu tip kiyilarda tombolo,kiyi oku , kiyi kordonu ve lagün gibi sekiller yaygindir. Marmara denizinin kuzey kiyilarinda görülmektedir. B. ve K.Çekmece Kiyilari örnek olabilir.
FIYORTLU KIYILAR: Çok parçalanmis, girintili çikintili bir görünüm gösteren yüksek kiyilardir. Dalli budakli bir sekilde kara içine km.lerce uzanabilen deniz kollarýný teþkil eder. Kiyinin bu görünümü, Norveç’te fiyort adi verilen, yan yana siralanmis ve deniz istilasina ugramis eski buzul vadilerinden veya teknelerinden ileri gelir. Boyuna profillerinde egik veya sürgülerle , bunlarin arasinda asiri oyulma çanaklari bulunur. Kaynak noktalarina dogru içlerinde yer yer göller bulunan, terk edilmis buzul vadileri özelligindedir. Enine profilleri U sekillidir. Boyuna profillerinde ise egik veya sürgülerle, bunlarin arasinda asiri oyulma çanaklari bulunur. Norveç, Izlanda, Iskoçya, Grönland adasi ve Lobrador kiyilarinda ,Alaska’nin güneyi ve güney Sili kiyilarinda tipik örneklerine rastlanir.Yan yana siralanmis çok sayida buzul vadisi vardir.
SKAYERLI KIYILAR: Fiyortlu kiyilar gibi çok parçali ve girintili çikintilidir. Deniz karaya, kanallar ve koylar halinde sokulmustur. Kanallar ve koylar fiyortlu kiyilarda oldugu gibi derin degildir.Rölyef önemsizdir. Olusumunda sular altinda kalan ve kiyi haline geçen bölgelerin morfolojik özellikleri rol oynamistir. Inlandsislerin kenar kisimlarina karsilik gelirler ve buzul topografyasina ait asindirma ve biriktirme sekillerini içerir. Arka arkaya siralanmis cephe morenleri, drumlinler, eskerler, hörgüç kaya kümeleri, tünel vadiler gibi sekillerin sular altinda kalmalari kiyiya karakteristik görünüm kazandirmistir. Isveç ve Finlandiya’da örnekleri görülür.
VOLKANIK KIYILAR: Kiyinin volkanik patlamalar sonucunda sekillenmesiyle olusur. Havai ve Endonezya kiyilarinda görülür. Türkiye'de örnegi yoktur.


DENIZLERDE HAREKET
Dalga: Rüzgarlarin etkisi ile deniz veya göl yüzeylerinde olusan salinim hareketlerine dalga adi verilir.Dalgalarin boyu ve siddeti rüzgarin hizina bagli olarak degisir. Rüzgarin siddeti arttikça dalgalarin boylari ve dalgalarin asindirma gücü artar.Rüzgarlar disinda denizlerde meydana gelen volkanizma ve deprem olaylari da dalga olusumuna neden olur. Bu dalgalara tsunami dalgalari adi verilir.Bu dalgalarin boylari depremin siddetine bagli olarak degisir , kimi zaman çok yüksek boylu olan bu dalgalar bir çok kisinin hayatina mal olur.
Dalgalar dik ve yüksek kiyilarda asindirma , alçak ve basik kiyilarda ise biriktirme yapmaktadir. Örnegin Karadeniz ve kiyilarinda asindirma sekilleri Ege kiyilarinda ise biriktirme sekilleri daha yaygindir.

DALGA ASINDIRMA SEKILLERI
FALEZ (YALIYAR): Kiyinin dik ve yüksek oldugu yerlerde dalgalarin yamacin altini oymasi ve üst kismin çökmesi sonucunda olusmaktadir. Asindirma sonucunda içeriye dogru genisleyen oyugun üst kisminda onu destekleyecek bir yer kalmaz ve agirliginin etkisi ile çöker. Türkiye'de Karadeniz ve Akdeniz kiyilarinda , özellikle Dogu ve Bati Karadeniz ile Antalya kiyilarinda ayrica Tekirdag -Istanbul arasinda yalivarlarin en güzel örneklerine rastlanmaktadir.

DALGA BIRIKTIRME SEKILLERI
KUMSAL (plaj): Dalgalarin asindirarak tasidigi malzemeleri sig kiyilarda biriktirmesiyle olusan kum depolaridir. Dalgalar deniz tabanlarindan sürükledikleri kumullari deniz ile karanin birlesim çizgisinde biriktirmesi ile plajlar meydana gelmektedir.

DALGA VE AKINTILARIN BIRIKTIRME SEKILLERI
KIYI OKU (KIYI KORDONU): Dalga ve akintilarin , kiyi boyunca sürükledikleri kumullari kiyidan denize dogru biriktirmeleri ile olusur. Kiyi kordonlarina Köycegiz yakinlarinda Dalyan kordonlari , Çukurova deltasinda bulunan kiyi kordonlari örnek olarak gösterilebilir.
LAGÜN ( DENIZ KULAGI): Dalga ve akintilarin birlikte olusturdugu kiyi oklarinin bir koy veya körfezin önünü kapatmasi sonucunda olusan göllerdir. Bu göllerin bir çok yerde deniz ile baglantisi kesilir. Bu göllere örnek olarak ; Marmara denizinde yer alan Küçük ve Büyük Çekmece gölü ile Terkos gölü verilebilir.
TOMBOLO (SAPLIADA) : Kiyinin açiklarinda bulunan bir adanin kiyi oklari ile karaya baglanmasina tombolo adi verilir. Türkiye'den verilebilecek en güzel örnek Marmara Denizinin güneyinde yer alan Kapidag Yarimadasidir.

GEL- GIT (MED CEZIR)
Ay'in ve Günes'in Dünya üzerindeki çekim etkisi ile su kütlelerinin belirli periyodlarla kabarma ve çekilmelerine gelgit denir.Gelgit okyanus kiyilarinda kenar denizlere ve iç denizlere göre daha fazladir. Ülkemiz iç denizlerle çevrili oldugu için gelgitin etkisi yok denecek kadar azdir Gelgitin etkili oldugu kiyilarda haliç adi verilen yer sekli olusmaktadir. Bu kiyilarda akarsu birikim sekillerinden olan delta kesinlikle olusmaz.

EGE BÖLGESINDEKI TURISTIK YERLER:
Ege kiyilari Türkiyenin en güzel yerlerindendir. Büyüleyici bir sahil seridi ve temiz sulara sahiptir. Etrafi zeytin bahçeleri, çam agaçlari ve kayaliklarla çevrili plajlari vardir. Bölgenin 5000 yildan fazla olan geçmisi, kültürü, mitolojisi, popüler tatil köyleri, eski uygarliklarin kalintilari vb. her türlü insanin ilgisini çekecek bir yer mevcuttur. Sahil yolu boyunca her zevke ve bütçeye uygun barinma yerleri vardir. iste bu essiz bölgemizde bulunan turistik yerler :
Ayvalikda bulunan, • Sarimsakli Plajlari ilçe merkezine 5 km uzakliktaki genis kumsalli uzun Sarimsakli Plajlari, bes yildizlidan pansiyona kadar her siniftan konaklama tesisi, orta kalitedeki lokantalarindan küçük büfelerine kadar Ayvalikin en önemli turistik yöresidir. Denizi sig ve kumsali güzeldir. • Cunda (Ali Bey ) Adasi Adi ada olmasina ragmen karayolu baglantisi bulunan Cunda, Ayvalik aksamlarinin en canli yeridir. Deniz kiyisinda açik alanlari bulunan bir dizi balikci lokantasi yan yana siralanir. Cunda güzel lokantalari yaninda zeytin agaçlari ve çamlar arasinda doga yürüyüsü yapma imkani saglamaktadir.
IZMIR Uzun ve dar bir körfezin basinda bulunan, gemiler ve yatlarla çevrelenmis bir sehirdir. Iklimi iliktir, yazlari denizden gelen serin rüzgar yazin bunaltici sicakligini azaltarak rahatlatici bir hava meydana getirmektedir. Bahçelerde, balkonlarda, kapilarin ve pencerelerin önünde, her yerde çiçekler vardir, Izmir kadar çiçekli bir kentimiz yoktur. Güney duvarlari ve bati burçlari ayakta olan kadife kale Hellen ve Roma dönemi tas iþçiliginin izlerim tasir
. Kiyilarin sekillenmesinde kiyi akintilarinin etkisi oldukça fazladir
kiyimiza nasil sahip çikacagiz!
Kiyi Ve Deniz Jeolojisi Sempozyumu
* Denizlere komsu kiyi alanlarimiz, jeomorfolojik, jeolojik, biyolojik, arkeolojik ve turizm özellikleri açilardan tasidiklari degerler nedeniyle, bilimsel, kültürel ve ekonomik olarak çok önemli yerlerdir. Ülke nüfusumuzun yaklasik % 70'inin kiyilarda yasadigi düsünüldügünde, bu alanlardan saglanacak çesitli yararlar (turizm, tarim, sulak alanlar, çesitli dogal güzellikler vb gibi konularda) ile bu bölgede yasayan insanlarin içinde bulundugu tehlikelerin (sözgelimi, deprem, tsunami, tarim alanlarinin yok olmasi, yer alti sularinin denetimsiz kullanimi, yer alti suyunun tuzlulasmasi, dogal alanlarin yok edilmesi, çarpik kentlesme vb gibi) verecegi zararlarin, bilinmesi, çözümlerin gelistirilmesi kisacasi planlamasi için merkezi ve bagimsiz bir örgütlenmenin zorunlu oldugu açikça görülmektedir.
* Liman, dalgakiran ve benzeri deniz yapilarinin insasi sirasinda kullanýlan dogal taþ olan anrosman malzemelerin standartlari düsürülmekte ve insa edilen yapinin uzun süreli dayanikliligi riske sokmaktadir. Uluslararasi ve ulusal standartlara geri dönülmeli.
* Kiyilarda yapilacak olan yapilar (sözgelimi, köprüler, barajlar, liman yapilari, tüneller, boru hatlari, enerji nakil hatlari, nükleer santraller, dogal gaz depolama tesisleri, tamami yer altinda bulunan yapilar ve binalar) deprem yönetmeliginin kapsami disinda birakilmistir. Bu yapilarin proje ve yapim asamalarinda ilgili idarelerce kapsamli analizler istemeli ve daniþman kullanmada daha titiz olunmali.
* Kiyilarda yapilan liman, iskele, tersane ve mendirek gibi önemli bayindirlik yapilari yapilirken kiyilari biçimlendiren ve degistirmeyi sürdüren dalga, akinti, rüzgar, vb dogal etkenler bilinmedigi, yeterince arastirilip incelenmedigi ve düzenli olarak izleme ve gözlemeler sonucunda derlenen veri dagarcigi bulunmadigi için, bu yapýlarda yapim sirasi ve sonrasinda önemli sorunlar yasanmaktadir.
* Kiyi alanlarimizda yerlesim bölgelerini ve turizm alanlarini tehdit eden erozyona karsi korunmak için betonarme yapilar tek çözüm kaynagi degildir. Gelismis ülkelerde Ilimli Mühendislik (soft-engineering) adi altnda kiyinin jeolojik, jeomorfolojik, ekolojik ve dalga dinamigine uygun kisacasi dogayla barisik bütünüyle dogal kaynaklarla planlanan çözümler agirlik kazanmaktadir. Sözgelimi, turistik ve jeolojik olarak çok önemli kiyilardaki erozyon sonucu asinmis gitmis plajlar dogal kaynaklarla yenilenmektedir.
* Özellikle son yillarda büyük ekonomik girdiler yaratan kiyi alanlarimizdaki turizm çabalari kiyi özellikleri gözetilmeden bilinçsizce gerçeklestirildiginden kiyilar ciddi bir sekilde tahris edilmektedir.
* Yürürlükte olan Kiyi Yasasi ve Yönetmeligi'nde kamuya ait kiyi zonu, birbiriyle iliskili olan kiyi þsekillerinin tamamini kapsayacak sekilde tanimlamistir. Buna karsilik uygulamalarda Kiyi Kenar Çizgileri olmasi gerekenden çok daha dar biçimde çizilmektedir. Bilgi eksikliginden kaynaklanan bu durum istemeyerek te olsa kiyilarin talanina yol açabilir. Bu nedenle, yönetmelikte adi geçen kiyi sekillerini ve sinirlarini hava fotograflari üzerinde ve arazide belirlemek için kiyi dinamigi konusunda deneyimli Jeoloji Mühendisi, Jeolog ve Jeomorfologlar çalistirilmali, Bayindirlik ve iskan Bakanligi'na basli "Kiyi Grubu" gerek eleman gerekse arsiv ve makine donanim yönünden güçlendirilmelidir.
* Kiyilardaki sergilenebilir güzelliklerin toplum için yerinde düzenlemelerle egitsel, bilimsel ve kültürel olarak degerlendirilmelidir. Bu yeni turizm anlayisinin adi jeoturizmdir. Yine dag, yayla, vadi, magara, kiyi, ekoloji turizmi jeoturizm kapsaminda ele alinmaktadir. Buralarda, gezi rotalarin belirlenmesi, rehber kitaplarin hazirlanmasi, ilgili panoramik yerlerde açiklamali plakalarin konulmasi, dogayi bilen rehberlerin yetistirilmesi gibi düzenlemelerle hem yöresel halkin ve bölgeye gelen çesitli yas gruplarindaki turistlerin kiyi koruma bilincini artacak, hem de ekonomiye arti bir katma deger yaratilacaktir.
* Denizlerimiz petrol ve gaz varligi açisindan umut vericidir. Denizlerimizde petrol ve gaz aramaciligi Türkiye Petrolleri Anonim Ortakligi (TPAO) ve ortaklari tarafindan sürdürülmektedir. Denizlerimizdeki bu varligin jeolojik ve jeofizik verilerle ortaya koymak ana hedeftir. TPAO yillarca denizlerimizde sürdürdügü yogun çalismalarin ürünlerini almaya baslamistir.
* Denizlerimizin bir baska degerli kaynagi ise su ve metan gazinin uygun isi ve basinç kosullarinda kristalleserek (donarak) molekül bazinda birlesiminden olusan gazhidratlardir. Teknolojik ve ekonomik kisitlar nedeniyle gazhidratlar günümüzde ekonomik olarak isletilememektedir. Ancak teknolojik gelismeler, denizlerdeki petrol/dogalgaz arama ve üretim faaliyetlerinin giderek daha derin sularda yer alan daha derin rezervuarlara yönelmesi, arama-üretim maliyetleri ve artan- yüksek petrol fiyatlari gazhidrat yataklarinin gelecekte ekonomik hidrokarbon kaynagi olarak isletilmesini olanakli kilabilecektir.
* Deprem ve Tsunami kiyi ve denizlerimizde her an etkili olabilecek önemli dogal tehlikeler arasindadir. Tarihsel kayitlar bu bilgileri destekler niteliktedir. Bu tür dalgalarin günümüzde olusma olasiligi deðerlendirilmeli, kiyi belediyeleri, endüstri, yat, balikci limanlari ve küçük tekne barinaklarinin kullanicilari ve denizcilere yönelik bilgilendirme programlari gelistirilmelidir.
* Deprem, çarpik yapilasma, kiyilarin degisimi, kirlenme, erozyon, tarim alanlari, dogal yasam alanlari, kiyilardaki kumlarin talani gibi basliklar altinda toplayabilecegimiz konularda kiyilarimizin önemli sorunlari bulunmaktadir. Bu sorunlarin asilmasinda bilgi birimi teknolojik donanimla da güçlendirilmelidir. Sözgelimi, uzaktan algilama ve küresel konumlandirma (GPS) gibi uydu yöntemleriyle kiyilarin düzenli gözlem altinda tutulmasi, denetlenmesi ve planlamasi gelismis ülkelerin sikça uygulandigi yöntemlerdir.
* Türkiye, jeolojik konum açisindan günümüze kadar kalabilen Dünyanin en yasli (190 milyon yil) denizi olan Akdeniz, Orta yasli (100 milyon yil) olan Karadeniz ve Dünya'nin en genç denizlerinden biri olan Ege denizi ile çevrilmistir. Bu farkli jeolojik geçmislerinden dolayi tüm denizlerimiz birbirinden farkli dinamik özellikler tasimaktadir. Bu konularda bilimsel arastirmalarin desteklenmesi çok önemlidir.