Yavru kedi Minnoş ile yavru kirpi Tontoş arkadaş olmuşları. Onlar geniş çiftlikte yaşıyorlardı. Orada tavuk, kaz, inek, ördek gibi hayvanlar da yaşıyordu. Yavru Minnoş ile dikenli küçük Tontoş daha çok geceleri buluşuyorlardı. Çünkü kirpi gecelerden hoşlanıyordu. Yavru Minnoş gündüzleri diğer hayvanlarla oynuyordu.
O daha çok civcivleri, tavukları, yavru ördekleri seviyordu. Bazen yalnız kalınca çiçekli bahçeye çıkıyor, otlarla, böceklerle vakit geçiriyordu. Yavru Minnoş kimi zaman civcivlerin yakınına sokulur oynamak isterdi. Ana tavuk buna çok kızardı. Çünkü civcivlerini kıskanırdı. Yavru Minnoşun onlara kötülük yapacağını sanırdı.
Bir akşamüzeri dikenli Tontoş saklandığı yerden çıktı. Yavru Minnoş’u aramaya başladı. Bir süre bahçede çiçekler açılmış, havada renk renk kelebekler uçuyordu. Yavru Minnoş bahçenin öbür tarafında yalnızdı. Kendi kendine koşuyor oynuyordu. Bir yandan da Tontoş’un gelmesini bekliyordu.
Güneş inmiş hava kararmıştı. Bu saatler Tontoş’un çok hoşuna gidiyordu. Minnoş ile Tontoş birlikte samanlığa doğru yürüdüler. Orada iki yavru baykuş, onlara akşamın olduğunu söylüyordu. Tontoş gibi geceyi baykuşlarda seviyordu. Karanlık basınca onların gözleri yıldız gibi parlıyordu.
Tontoş korktuğu zamanlar içine kapanıyor, tıpkı dikenli bir topa benziyordu. Yavru Minnoş ile sık sık gezintiye çıkıyor, bahçede dolaşıyorlardı. Çimenleri, çiçekleri ikisi de seviyordu. Tontoş en çok insanlardan ve hayvanlardan çekiniyor, bir tehlike karşısında hemen tesbih gibi dürülüyor, diken yumağı haline geliyordu. Böylece hiç kimse ona zarar veremiyordu.
Bir gün Minnoş ile Tontoş bahçede dolaşıyorlardı. Karşılarına birdenbire iki tane baba hindi çıktığını gördüler. Tontoş o güne kadar hiçbir hindi görmemişti. Çok korkmuştu, hindilere kuşku ile baktı. Hindilerden yavru Minnoş da çok korktu. Hemen bir kütüğün üzerine çıktı. Oysa korkulacak bir şey yoktu. Zamanla birbirlerine alıştılar.
Minnoş ile Tontoş hindilerin yanından ayrıldılar. Bu kez de az ötede duran bir tay ve bir danayı gördüler. Daha sonra aynı yerde otlayan üç tane kuzuyu gördüler. Minnoş bu hayvanlardan çekinmiyor. Tontoş ise kuzulardan bile korkuyordu. Kuzular da Tontoştan korkuyordu. Şaşkın şaşkın birbirlerine bakıyorlardı. Hem Minnoş hem de Tontoş yoruldular. Bahçede duvarın dibine oturdular. Az sonra Minnoş’un uykusu geldi. Gözleri kapandı. Onu görünce Tontoş da esnemeye başladı. Çok geçmeden o da uyudu. İkisi de derin uykuya daldılar. Akşam yakındı. Hava kararmaya başladı. Gökyüzünde ay ve yıldızlar pırıl pırıl parlıyordu. Minnoş ile Tontoş, derin uykuya dalmışlar, tatlı rüyalar görüyorlardı.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 868
favori
like
share