EDEP


Rahman ve Rahim olan yüce Kudret'in adıyla …

EDEB; başlı başına bir güzellik ve sahibini ayrıcalıklı kılan kemal bir haslettir.

Öyle ki diken gibi pek bir çekiciliği olmayan bir nesnenin gülle taçlanması durumunda, hoş görünmesine ve kabul olmasına vesile olur. İşte edepte aynen gül gibidir, sevildiği için sevdirir ve zarif olduğu içinde zarafet katar.

Bu yüzdendir ki tasavvufta edebe çok önem verilmekte ve temel taşı olarak kabul edilmektedir, sevgili sultanımız seyyid Muhammed Raşit hz.leri rahmetullahi aleyhi şöyle buyurmuşlardır “Nakşibendi tarikatı edep üzerine inşa edilmiştir” temel edep vurgusundan sonra buradan çıkarmamız gereken ders çok önemli ve çok değerlidir. Her adımımızın ve her hareketimizin temeli edep olması gerektiği noktası vurgulanmıştır. Nasıl ki; temelsiz bir bina inşa edilemeyeceğini veyahut temelsiz yapıların ne kadar cılız ve zayıf olacağı idrak edebiliyorsak, yaptığımız her amelin de çürük yapılar gibi olmaması için sağlam bir zemin üzerine oturtmak gerekmektedir. Öyleyse bizde yolumuzun rehberlerinin işaret ettiği gibi her işimizi edep nakışıyla süslemeli ve ona göre hareket etmeliyiz ki, murad olunanın hasıl olması için ; muratdan kasıt tam istifadedir. Bu büyük kapıdan tam istifade için edeple girilmesi gerekir. Büyüklerimizin buyurduğu gibi “edeple gelen lütufla döner”.

Hz. Mevlana çok daha derin ifade etmiştir edebi: “Kalbim ‘iman nedir’ diye aklıma sordu. Aklım da kalbimin kulağına ‘iman, edepten ibarettir.’ diye fısıldadı. Onun için edepsiz kimseler, yalnız kendisine kötülük etmiş olmaz. O belki edepsizliği yüzünden bütün dünyayı ateşe vermiş olur. Büyüklerden bir zat edebin önemini çok daha farklı bir boyutunu dile getirmiş, çok güzel bir vecizeyle şöyle buyurmuştur: “Edep bir taç imiş nur’i hüda dan, giy o tacı emin ol her beladan”. Demek ki insan günlük hayattaki yaşantısını edep kalkanıyla çevrelediği zaman, daha güvenli ve daha rahat edeceği ifade edilmektedir. Edeb'in; sırf insanın uhrevi hayatına değil, aynı zamanda dünyevi hayatına da faydası ve bereketi vardır. Bu nedenle insan mutlu ve rahat bir hayat istiyorsa 'edeb'i; dünyevi hayatının mutluluğu ve rahatı için hayatına tatbik etmeli ve ona göre hareket etmelidir.

Yunus Emre’nin şu sözleri konumuzun toparlanması açısından çok güzel bir dörtlük: ''İlim meclisine vardım, kıldım talep/ İlim ta gerilerde kaldı, illa edeb, illa edeb". Görüldüğü gibi "illa edeb, illa edeb". İki cihanda bahtiyar olmanın sırrı, edebi hayatımızın her anına, her tarafına yaymakla ancak mümkün olur.

Rabbim bizi edep ve takva sahiplerinden eylesin.


S. Enis EROL

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 742
favori
like
share
Bi_iznillah Tarih: 05.06.2009 21:12
[COLOR="Pink"]amin inşaallah...

yüceler yücesi mevlam sizlerden de razı olsun....

selam ve dua ile....
1sidelya Tarih: 05.06.2009 00:10
Emeğinize sağlık arkadaşım Allah razı olsun...
İclal.Ecrin Tarih: 04.06.2009 22:56
Rabbim razı oslun inşAllah.. emeğinize sağlık..
teking06 Tarih: 03.06.2009 21:20
emeğine sağlık
Bi_iznillah Tarih: 25.05.2009 18:36
bende teşekkür ederim okuduğunuz için...
yüceler yücesi mevlamızın selam ve rahmeti üzerinize olsun....
fatma0658 Tarih: 25.05.2009 00:41
ermiş bir zat'a ders esnasında müritlerinden biri sormuş efendim ede'bi nereden öğrendiniz cavabı edep'sizden demiş onun içindirki insan insanın aynasıdır teşekkürler paylaşım için
Bi_iznillah Tarih: 12.05.2009 15:55
amin inşaallah...
yüceler yücesi mevlam sizlerdende razı olsun....
cennetine girip cemalini görenlerden eylesin....
paye Tarih: 12.05.2009 11:24
paylaşım için teşekkürler, Allah razı olsun
byHaktan Tarih: 12.05.2009 08:36
Amin...Allah razı olsun...