adam yorulmuştu yalancı aşklardan yalancı dostlardan ve yalancı baharlardan..
bir şehir arıyordu saklanabileceği sığınacağı güvenli..
çok şehir gezdi aradığını bulmak için. hiç bir şehir olduğu gibi sevmedi onu.. hiç bir şehir koşulsuz kabul etmedi sınırlarından içeri adamı edenlerse yalancı çıktı..

umudunu kestiği bir anda terk edilmiş olan o şehri buldu.. evet yıkıktı evet talandı evet kuraktı.. ama çok sevdi adamı hiç bir şey beklemeden sevdi sakladı onu en kuytu köşelerinde..

adam mutluydu sevilmenin verdiği bir özgüven vardı üstünde.. başka şehirler görmek istedi yeni iklimler keşfetmek belkide..

ve yola çıktı arkasında yağmuru 365 gün dinmeyecek bir şehir bırakarak.. sarılan yaraları kan sızdırmaya başladı kırıklarını toplamayı bıraktı şehir vazgeçti çünkü herşey o adam içindi..

adam gezdi gezdi gezdi.. çok yoruldu çok aldatıldı çok mutsuz oldu..
yaşamaya başladığı şehirlerde o şehri aradı o şehrin kendine has kokusunu o güzel iklimini özledi..çok özledi..
özlem giderek büyüdü adamın içinde nefes alamaz oldu.. bitirmek istedi bu özlemi

anladıki o şehir kadar sevmedi diğer şehirler kendini.. o şehirde bulmuştu tek gerçek aşkı..
gitmekle ne kadar yanlış yaptığını anladı ve o şehri ne kadar çok sevdiğini..

yollara düştü tekrar.. giderken arkasında bıraktığı şehir bir damla yağmur bile düşürmedi gökyüzünden.. gözünde büyüttüğü şehrin aslında ne kadar küçük olduğunu fark etti adam.. göz yaşları bu sefer gerçek aşkı için akıyordu usul usul..

yürüdü ne kadar yürüdüğünü bilmeden.. bulmak istiyordu kavuşmak istiyordu sevdiği şehre..
aşıktı çok aşıktı ve bu aşk sanki yaşamasına engel oluyordu..
bitmek bilmedi yollar.. ' bu kadar mı uzaklaş mışım bu kadar mı vazgeçmiştim ondan ? ' diye düşündü..

en sonunda uzaktan da olsa gördü şehrini.. ordaydı işte tüm ihtişamıyla orada duruyordu.. eskisi gibi değildi şehir çok güzelleşmişti çok farklılaşmıştı iklimi daha ılık bitkileri daha yeşildi artık..

adam heyecanla koştu şehrine ancak dondu bir anda.. sevdiği şehir başka bir adamı sarmıştı kollarıyla.. bütün ılık rüzgarlar o adama doğru esiyordu.. adamda onun şehrine aşkla bakıyordu.. mutluluksa gözlerinden okunuyordu..

adam arkasına bakmadan uzaklaştı.. haketmiyordu o şehri çok geç kalmıştı geri dönmek için.. çok kırmıştı o şehri ve şimdi kırılan kendi kalbiydi sadece.. sessizce nereye gittiğini bilmeden uzaklaştı..

şehir ise o adam için son bir kez düşürdü toprağa yağmurlarını.. gidişini izledi tek sevdiği adamın.. diğer adamı bbu sefer sert rüzgarlarla uzaklaştırdı kendinden uzaklara itti..

yalnız kaldı artık bir harabeydi o adam ise kaldı hep olmayan kalbinde..

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 277
favori
like
share
uCuRuM ciCegi Tarih: 13.05.2009 11:40
rica ederim arkadaslar
Nehir Tarih: 13.05.2009 08:57
hikayeyi çok beğendim emeğinize sağlık....
şair cemil Tarih: 13.05.2009 00:25
[COLOR="Pink"]PAYLAŞIMIN İÇİN TEŞEKKÜRLER
uCuRuM ciCegi Tarih: 12.05.2009 10:25
rica ederim okuyan gozlerinize saglik
çalıkuşu Tarih: 12.05.2009 10:23
emeğine sağlık