Balkona çıktı. Titriyordu. Üşümesinin sebebi havanın serinliği değildi. Yapabilecek miydi?

- Bu zamana kadar hiç uçamadın. Bu sefer başar uğur böceğim, dedi. Kendini bırakıverdi içindeki gibi karanlık boşluğa.



Gözünü açtığında başucunda biri vardı. Yüzünü tam seçemedi ama duruşundan genç olduğu belliydi. Gülümsemek istedi. Yüz kasları buna izin vermedi. Kolunu oynatabildiğini fark etti ama elini kaldıramadı. Genç sıkıca tutmuştu ellerini sanki onun yaşamasını istediğinin göstergesi ne kadar güçlü sıktığına bağlıymış gibi. Vücudunun her yeri ağrırken kalbine küçük bir mutluluk yerleşti. Takatinin kesildiğini hissedince son bir kez daha gözlerini açtı ve ellerini hapseden ellere baktı. Kendinden geçerken ellerin mi yoksa ölenlerin gördüğü varsayılan tüneldeki ışığın mı beyazlığını görüyordu emin değildi.


Hastane odası beyazdı. Zaten hiç başka türlü hayal edilemezdi. Gamze bakışlarını beyaz duvarlardan beyaz kapıya oradan da beyaz çarşaflara yöneltti. Bu kadar çok beyazlığın içinde aradığı yoktu. Ellerine baktı. Artık daha güzellerdi sanki. Annesinin sesi ile irkildi.

- Kızım, meleğim. İyi misin annem?

Kendisine “Annem” diye seslenmeyeli ne kadar da çok olmuştu. Gülümsemek istedi ama içinde bir burgu kalbini delmek ister gibi dönmeye başladı. Gülmedi, gülemedi.

- Makyajsız çok daha güzelsin anne. İşe gitmeyecek misin bugün?

Selma Hanım cevap vermedi. Alay mı ediyordu yoksa çocuksu bir samimiyet mi vardı bu sözlerde anlayamadı. Gözyaşlarını gizlemek için dışarı çıktığının anlaşıldığını bilmesine rağmen cep telefonu ile konuşuyor numarası yaparak odadan ayrıldı.


Babası yoktu yine yanında. Her zaman böyleydi zaten. 18 yaşına gelmişti ama daha bir kere bile derdini paylaşmamıştı daha doğrusu babasının onu dinleyecek kadar vakti olmamıştı. Yine toplantıdaydı kesin. Bu düşüncelerle boğuşurken Mehmet Bey içeri girdi. Kızına koşarak yaklaştı ve sımsıkı sarıldı. Mutlu mu görünmeye çalışıyordu yoksa mutlu muydu?

- Baba bacakları olmayan bir kızı severler mi? Engelliler de âşık olabilir mi?

Mehmet Bey bocaladı. Kızını yıllardır ihmal etmişti. Bu soru ile tüm o geçmiş zamanın intikamını almak istiyordu sanki. Gamzenin alacağı cevabı merak ettiğini sanmıyordu. Mehmet Bey eşi gibi rol yapma ihtiyacı bile duymadan odayı terk etti. Pişmandı, üzgündü.



Gamze şimdi 38 yaşında. 18 yaşındaki oğlu Umut ile arası çok iyi. Tekerlikli sandalyede anne olmanın zorluğunu anlatmak en az bu çileyi yaşamak kadar zor. Gamze bir kere bile pişman değil yaşadıklarından. Soranlara diyor ki:

- Allah benden değerini bilmediğim bacaklarımı aldı yerine benim kıymetimi bilen bir çift pamuk beyazı el verdi.


Yüzünü bile görmeden âşık olduğu genç artık “Umut” un babasıydı.



ALINTIDIR!!:79:

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 274
favori
like
share
gamzelinur Tarih: 14.05.2009 23:43
Nehir Tarih: 14.05.2009 21:31
Emeğine sağlık ....paylaşım için teşekkürler..