karaman efsaneleri - karaman efsanesi



YEDİ KARANFİL EFSANESİ

Bundan 800 yıl evvel Kızılgeçid’in (I) yukarı geçidinde, Şeyh Zekeriyya adında bir ermiş yaşarmış. Burada yaşayan gavurlar bu Şeyh’e çok eziyet ederlermiş. Onu bir gün kova kova, dere kenarının yukarılarında bir ine katmışlar. Ardından, inin ağzına çalı çırpı koyup ateşlemişler. "Yakıp kurtulalım" demiş gavurlar. Emme, Şeyh Zekeriyya adındaki büyük zat, elindeki asasını yere bir vurmuş ki... Bir gümbürtü olmuş ve su fışkırmaya başlamış. İn önündeki ataş söğünmüş.

Birgene kalesi (2) gavurları, Şeyh Zekeriyya ile başa çıkamıyacaklarını anlayınca onun gönlünü almak için, bir tekke, bir de su değirmeni yapıvermişler. “Sen burada, bu değirmenin başında otur, biz sana karışmayız.” demişler.

Karamanlı Mehmet Bey’in soyundan yedi gardaş varmış ki, bunlar Karaman’dan çıkmışlar. Ermenek, Gülnar, Anamur, Antalya-Silifke’ye kadar feth etmişler. Duymuşlar ki, Birgene kalesinde bulunan gavurlar, ora halkına zulmediyorlar. “Bu kaleyi alalım, ya müslüman olurlar, ya da kılıçtan geçiririz.” demişler.

Ayaş’ı almışlar, dağ yolundan Birgene kalesi önündeki Şeyh Zekeriyya’nın değirmen ve mescidine gelmişler. “Şeyh Zekeriyya Dede burada Birgene kalesi varmış. Demir kapılı, öter çanlı bu kalede gavurlar yaşarmış. Müslüman halka zulmederlermiş. Bu kaleye nasıl çıkıp, nasıl feth edeceğiz?” demişler.

Şeyh Zekeriyya : “Yedi at torbası ağaç çivi düzüp, kayanın kıble yüzüne çaka çaka merdiven yaparak, en önde büyük garadaşınız olmak üzere sıra ile çıkacaksınız. Ortaya varınca bir zımbırtı, gümbürtü duyacaksınız. Sakın arkaya bakmayın. Bakarsanız düşersiniz. Oraya çıkınca, ezan-ı Muhammedi’yi okuyun. Gavurlar korkularından şaşkınlığa düşüp, Birgene kalesini feth idersiniz.” demiş.

Yedi gardaş, yedi at torbası ağaç çivi düzüp, en önde büyükleri olmak üzere, çakarak çıkmaya başlamışlar. En küçüklerinin kalbi bozulmuş. “Gayaya hiç çivi geçer mi?” diyormuş kendi kendine. Kayanın tam ortasına vardıklarında, bir zımbırtı olmuş, küçük gardaş arkaya dönüp bakmak istemiş emme... Yuvarlanıp düşmüş ve parça parça olmuş.

Tepeye tırmandıklarında, bakmışlar ki, küçük gardaşları yok. En büyükleri, Ezan-ı Muhammedi’yi okumuş. Bunu duyan gavurların nöbetçileri, birbirlerine çarparak düşmeye başlamışlar. Bu sırada, Birgene kalesi önünde Kral’ın kızı un eliyormuş. Kral kızına aşık olan çoban, oradan geçerken, Kral kızına şu beyitleri çalıp söylemiş:

Gayacılar gaya keser
Gurumundan yiller eser
Gara köpek ganlar gusar
Vardır gral kızı, Karaman uşağı

Kral kızı babasına: “Baba bak, çoban ne söylüyor” demiş. Kral ise kızına, “Senin çobanda gönlün var. Ben çobanın dilinden anlamam, anlarsan sen anla” demiş.

Bu arada pek çok gavurlar korkularından ölmüşler. Böylece Birgene kalesini, Karaman uşakları feth etmişler.

Buradan kurtulan, kırk kadar kadın erkek, katır sığacak kadar bir mağara yolu ile, izleri süre süre demir kapıdan çıkmışlar. Karaman’ın Kızıllar, şimdiki adı ile Taşkale kasabasına yerleşmişler.

Son parağraftaki, izleri süre süre kaçışlarını, Taşkale'li öğretmen, M. Remzi Eryiğit babasından aktararak şöyle anlatır:

“Bu kırk kişi karlı bir günde kaçarlarken, tek sıra ile, önde gidenin bastığı ize, basa basa yürüyorlar, en sondaki adam da ilk başlatılan ize ters yönde basa basa ilerliyor.”

Bu kırk kişinin peşinde düşenler, iz karışıklığı sebebiyle, kırkların gittikleri yönden ters yönde araştırma yapıyorlar.”

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

(I) Kızıl Geçit, Silifke’nin Mara ve Karaman hattı üzerindedir. Burada, Lamaz çayı üzerindeki değirmen ve tekke, Şeyh Zekeriyya adı ile halen anılmaktadır. Bu dolaylardaki halkın içtiği su da Şeyh Zekeriyya’nın asasını vurarak çıkarttığı su imiş.
(2) Birgene kalesi, de Şeyh Zekeriyya tekkesinin üst kısımlarında her insanın cesaretle çıkamayacağı sarp bir yerdedir.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2069
favori
like
share
nis_2 Tarih: 15.05.2009 13:09
çok güzel tşkLer cnm