PSV Eindhovenın bu sezon Şampiyonlar Liginde elde ettiği başarı sürpriz olarak tanımlanıyor.

Bu, takımı sadece dışarıdan izleyenlerin yorumu değil. Takımın teknik patronluğunu yapan Guus Hiddinke göre de alınan sonuçlar sürpriz ama muhteşem bir olay. Şampiyonlar Ligi yarı finalinde Milana deplasmanda 2-0 yenilen PSV, Hollanda Liginde lig bitmeden şampiyonluğunu ilan ederken, Hollanda Lig Kupasında da final oynayacak. Bu başarının mimarı Guus Hiddink, futbolculuk kariyerinde sadece bir sezon formasını giydiği PSVyi teknik adam olarak başarıdan başarıya koşturuyor.

8 Kasım 1946 doğumlu Guus Hiddink, futbolculuk kariyerine doğduğu şehir Varsseveldin yerel takımında başladı. 21 yaşında De Graafschapa transfer olduğunda yıl 1967ydi. Yıllar sonra teknik adam olarak geleceği PSVye 1970de transfer olurken, Aralık 1971de geldiği kulüp De Graafschapa geri döndü. Futbolculuk kariyerinde sıradan bir oyuncu portresi çizen Hiddink, NEC formasıyla Hollanda Ligine veda ederek ABDde futbol kariyerine son noktayı koydu. Teknik adam olarak seçtiği takım ilk göz ağrısı De Graafschaptı. PSVye yardımcı antrenör olarak 1983te gelen Hiddink, 16 Mart 1987de teknik patronluk koltuğuna oturdu. Bu tarihten itibaren ise Hollanda Liginde PSV fırtınası estirdi. Üç lig şampiyonluğunu, 1988deki Şampiyon Kulüpler Kupasıyla taçlandırdı. Avrupanın zirvesine çıktığı bu yılda tek yenilgisini deplasmanda 2-0 yenildiği Galatasaray karşısında aldı.

Uluslararası başarıların adamı

Hiddink, Hollandadan sonra teknik adam olarak yurt dışına çıkarken, ilk durağı Türkiye oldu. 1990da Fenerbahçeye imza atan Hiddinkin İstanbul serüveni sadece 11 ay sürdü. Alınan başarısız sonuçlardan dolayı görevine son verilince ülkesine dönmeyip rotasını İspanyaya yönelterek Valencianın başına geçti. 1991-94 yılları arasındaki İspanya macerasında kayda değer bir başarıya imza atamazken, en büyük başarısı Valencianın maçlarını oynadığı Meballa Stadından ırkçı tezahüratları silmesi oldu. 1995-98 arasında Hollanda Milli Takımını çalıştıran Hiddink, ülkesini Fransa 98de dünya 4.lüğüne taşıdı. Ardından Real Madridin başına geçerek PSV dışında ilk kupasını burada kazandı. Real Madridle Kıtalararası Kupayı kaldıran Hiddinkin İspanyadaki bir başka durağı da Real Betis oldu.

Yurt dışında çalıştırdığı 4 takımın üçünde görevine son verilen Hiddink, 2000 yılında rotasını Güney Koreye çevirdi. Dünya Kupasında 6 kez Asya kıtasını temsil eden Güney Kore, turnuvalarda hiç galibiyet alamamış bir takımdı. Hiddinkle şahlanan Güney Kore, ev sahipliği yaptığı 2002 Dünya Kupasında 4. olarak inanılması zor bir başarıya imza attı. Güney Korede milli kahraman ilan edilen Hiddinkin kupa sonrası döndüğü yer tekrar PSV oldu. Dünya Kupasında hem Hollanda hem de Güney Koreyi 4.lüğe taşıyan Hiddink, Güney Koreden PSVye getirdiği Lee ve Parkı Avrupa futbolunun vitrinine çıkardı.

Guus Hiddinkin başarısının altında, her oyuncuyla kolay diyalog kurması yatıyor. Teknik adam-oyuncu uyumunu mükemmel sağlayan Hiddink, oyuncularını maça bir psikolog titizliğiyle hazırlıyor. Futbol bilgisi konusunda kimsenin şüphesi bulunmayan Guus Hiddink, her görüşe saygı duyup karşısındakini dinleyerek egoist olmadığını gösteriyor. Gittiği ülkenin kültür ve tarihini kısa sürede öğrenerek uyum sorununu kısa sürede çözüyor. Saha kenarında takımı yönetirken takım elbisesinden de taviz vermeyen Hiddink, sürekli düşünen bir teknik adam potresi çiziyor.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 376
favori
like
share
puslukurt Tarih: 08.05.2005 16:09
PSV'nin yari finale kadar çıkması gerçekten büyük bir sürpriz. Paylaşım için teşekkürler..