Doğumların Yüzde 42’si Sezaryen

2007’de doğan 1 milyon 126 bin bebeğin yüzde 42.5’i sezaryenle dünyaya geldi.



'Her gebeye normal doğum şansı'

Sağlık Bakanlığı, sezaryen doğum oranını düşürmek için ‘Her gebeye normal doğum şansı’ sloganıyla çalışma yapıyor. Program kapsamında anne adaylarının da doğum korkusuna karşı eğitilmesi planlanıyor.

2007’de doğan 1 milyon 126 bin bebeğin yüzde 42.5’i sezaryenle dünyaya geldi. Sezaryen oranı özel hastanelerde yüzde 59, devlet hastanelerinde yüzde 36.4, üniversite hastanelerinde yüzde 56...

Rakamlar artışın kanıtı

Türkiye’de geçen yıl yapılan hastanelere kayıtlı 1 milyon 126 bin canlı doğumun yüzde 42.5’i sezaryen, yüzde 57.5’i normal doğum. Bu veriler, Türkiye’de sezaryenle doğum oranlarındaki hızlı artışın da göstergesi.

Son zamanlarda tartışma konusu olan sezaryenle ilgili istatistikleri açıklayan Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü Kadın Sağlığı ve Aile Planlaması Daire Başkanı Dr. Rukiye Gül, bu yöntemin başlarda anne adayının hayatını kurtarmak için ‘umutsuz’ yapılan bir ameliyat, sonralarında bebeğin yaşamını kurtaracak ‘düşük riskli bir operasyon’ken, şimdilerde ‘anne adayının istediği ve hekimin hayatını kolaylaştıran bir tercih’ olduğunu söyledi.

Epidural seçenek olabilir mi?

Gül, normal doğumdan hemen sonra bebekle doğrudan tensel ve duygusal iletişim mümkünken, sezaryende bu ilişkinin ertelendiğini belirterek, “Annenin ağrı korkusu sezaryen isteğini artırıyor. Ağrısız doğum olarak bilinen epidural anesteziyle yapılan doğumları artırmak amacıyla programlar düzenlenmeli” diye konuştu.

Hedef yüzde 25’lere indirmek

Avrupa’da da son 10 yıl içinde Türkiye’deki gibi sezaryen oranlarında ciddi artış görülüyor. Tüm doğumlar arasındaki sezaryen oranları İngiltere’de 1990’da yüzde 11.2, 2005’te yüzde 14.1 ve 2002’de yüzde 21.6; Fransa’da 1990’da yüzde 13.9, 1995’te yüzde 14.9 ve 2003’te yüzde 18.7; Almanya’da 1990’da yüzde 15.7, 1995’te yüzde 17.2, 2003’te yüzde 24.8; ABD’de 2002’de yüzde 21, 2003’te yüzde 27.6 ve 2006’da yüzde 31.

Gül, Türkiye’deki artışı da şöyle anlattı:

“Beş yılda bir yapılan Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’na göre 1998’de tüm doğumlar arasındaki sezaryen oranı yüzde 14, 2003’te yüzde 21.4’ken, hastane doğumları arasındaki sezaryen oranı 2005’te yüzde 40.7, 2006’da 40.3, 2007’de yüzde 42.5.”

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tüm doğumlar içinde sezaryen oranını yüzde 5 -15 olarak belirlemesine rağmen Türkiye’de devlet hastanelerinde yapılan doğumların yüzde 36.4’ünün, özel hastanedekilerin yüzde 59’unun ve üniversite hastanelerindekilerin yüzde 56’sının sezaryenle yapıldığını belirten Gül, “Sağlık Bakanlığı olarak şu an yüzde 42.5 olan sezaryen oranını yüzde 25’lere indirmek istiyoruz. 2007 verilerine göre 81 ilin 40’ında sezaryenle doğum oranları Türkiye ortalamasının üstünde” dedi.

Sağlık Bakanlığı, 1 Eylül’de yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi’nde sezaryen oranlarını da kurumsal performans kriterleri arasına koymuştu. Bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20’yi, diğer hastanelerde ise yüzde 15’i geçmemesi gerekiyor.

Doktorlar: Hastalarla çatışma çıkar

Sezaryen oranlarına kısıtlamayı eleştiren uzmanlık dernekleri temsilcileri ise kararın hekime bırakılmasından yana. Türk Perinatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Turgay Şener, çok sayıda normal doğum da yaptırdıklarını ve bu önlemlerle sezaryen oranlarının düşürülemeyeceğini belirtti: “Zorla kısıtlamalar hekim ve hasta çatışmasını kaçınılmaz kılacaktır. Hasta en ufak bir sorunda acaba normal doğumdan mı oldu diye soracak, hekimse üzerindeki baskıdan dolayı normal doğum olmaması gereken hallerde bile
normal doğuma yönelecektir.”

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, performans sisteminin hastanedeki kadın doğum uzmanlarıyla diğer hekimleri karşı karşıya getireceğini savundu: “Bir hastaneye sizin hastanenizde sezaryen doğum oranı şu kadarsa performans puanlarınızı düşüreceğim demek hastanedeki bütün uzmanların alacağı parayı düşürmek demektir. Yani kadın doğum uzmanları üzerinde baskı artacaktır.”
Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Acar Koç: “Bakanlık normal doğumu teşvik etmek istiyorsa reklamlarını yapmalı. Biz hekim olarak vazifemizi yaparız.”

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 288
favori
like
share