Almanca Konuşma - Sözlük Konuşma - Almanca Öğrenmek - Almanca Kelimeler - Almanca Çeviri - Almanca Sayılar

ALMANCA: SAYILAR

• sıfır - null [nul]
• bir - eins (ein,eine) [ayns]
• iki - zwei [tsvay]
• üç - drei [dray]
• dört - vier [fi:r]
• beş - fünf [fünf]
• altı - sechs [zeks]
• yedi - sieben [zi:bın]
• sekiz - acht [aht]
• dokuz - neun [noyn]
• on - zehn [tse:n]
• on bir - elf [elf]
• on iki - zwölf [tsvölf]
• on üç - dreizehn [draytse:n]
• on dört - vierzehn [fi:rtse:n]
• on beş - fünfzehn [fünftse:n]
• on altı - sechzehn [zehtse:n]
• on yedi - siebzehn [zi:btse:n]
• on sekiz - achtzehn [ahtse:n]
• on dokuz - neunzehn [noyntse:n]
• yirmi - zwanzig [tsvantsih]
• yirmi bir - einundzwanzig [aynundtsvantsih]
• otuz - dreißig [draytsih]
• kırk - vierzig [fi:rtsih]
• elli - fünfzig [fünftsih]
• altmış - sechzig [zehtsih]
• yetmiş - siebzig [zi:btsih]
• seksen - achtzig [ahtsih]
• doksan - neunzig [noyntsih]
• yüz - hundert [hundert]
• bin - tausend [tauzınt]
• bir milyon - (eine) million [aynı milyo:n]

ALMANCA: YÖNLER

• Sol - links [links]
• Sağ - rechts [rehts]
• Düz - geradeaus [gıra:dıaus]
• Aşağı - hinunter [hinuntır]
• Yukarı - hinauf [hinauf]
• Uzak - weit [vayt]; fern [fern]
• Uzun - lang [lang]
• Yakın - nahe [na:]
• Kısa - kurz [kurts]
• Harita - die Landkarte [lantkartı]
• Turizm Danışma Bürosu - das Fremdenverkehrsbuero [fremdınverkırsburo:]

ALMANCA: SELAMLAŞMA - TANIŞMA

• Merhaba - Guten Tag [gu:tın ta:g]
• Güle güle - Auf Wiedersehen
[auf vi:dırze:ın]
• Görüşürüz - Bis nachher. [bis na:hhe:r]
• Günaydın - Guten Morgen
[gu:tın morgın]
• İyi günler - Guten Tag [gu:tın ta:g]
• İyi akşamlar - Guten Abend
[gu:tın a:bınt]
• İyi geceler - Gute Nacht [gu:tı naht]
• Evet - Ja [ya]
• Hayır - Nein [nayn]
• Teşekkürler - Danke [dankı]
• Bir şey değil - Bitte schön [bitı şö:n]
• Lütfen - Bitte [bitı]
• Pardon; affedersiniz - Entschuldigen Sie
[entşuldigın-zi:]
• Anne - die Mutter [mutır]
• Baba - der Vater [fatır]
• Eş; karı - die Frau [frau]
• Eş; koca - der Mann [man]
• Erkek çocuk - der Sohn [zo:n]
• Kız çocuk - die Tochter
[tohtır]
• Arkadaş - Freund (e) [froynt],
Freundin (k) [froyntin]
• ... konuşuyor musunuz -
Sprechen Sie ... [şprehın-zi:]
• İngilizce - Englisch [engliş]
• Almanca - Deutsch [doyç]
• İspanyolca - Spanisch [şpa:niş]
• Fransızca - Französisch
[frantso:zış]
• Çince - Chinesisch [hineziş]
• Ben - Ich [ih]
• Biz - Wir [vi:r]
• Sen - Du [du:]
• Siz (tekil) - Sie [zi:]
• Siz (çoğul) - ihr [i:r]
• Onlar - sie [zi:]
• Bu [Almanca] nasil soylenir? - Wie heißt das auf [Deutsch]?
[vi: hayst das auf doyç]
• Tuvalet nerede? - Wo ist die Toilette? [vo: ist di-tualetı]
• Adınız nedir? - Wie heißen Sie? [vi: haysın zi:]
• Tanıştığımıza memnun oldum - Sehr erfreut. [ze:r erfroyt]
Freut mich. [froyt mih]
• Çok teşekkürler - Vielen Dank [fi:lın-dank]
• Anlamıyorum - Ich verstehe nicht. [ih ferşte:ı niht]
• Nasılsınız? - Wie geht's? [vi:-ge:t-s]
• İyi - Gut [gu:t]
• Kötü - Schlecht [şleht]
• Şöyle böyle - Es geht. [es ge:t]

ALMANCA: ALIŞ - VERİŞTE

• Kapalı - geschlossen [geşlosın]
• Açık - Auf [auf], offen [ofın]
• Posta kartı - die Postkarte
[postkartı]
• Pul - die Briefmarke [bri:fmarkı]
• Bir az - etwas [etvas]
• Kahvaltı - das Frühstück [frü:ştük]
• Öğle yemeği - das Mittagessen
[mita:kesın]
• Akşam yemeği - das Abendessen
[a:bıntesın]
• Vejeteryen - vegetarisch [vegıtariş]
• Ekmek - das Brot [das bro:t]
• İçecek - das Getränk [gıtrenk]
• Kahve - der Kaffee [kafe:]
• Çay - der Tee [te:]
• Meyve suyu - der Saft [zaft]
• Bira - das Bier [bi:r]
• Su - das Wasser [vasır]
• Şarap - der Wein [vayn]
• Tuz - das Salz [das zalts]
• Biber - der Pfeffer [pfefır]
• Et - das Fleisch [das flayş]
• Dana eti - das Rindfleisch [rnndflayş]
• Domuz eti - das Schweinefleisch
[şvaynıflayş]
• Balık - der Fisch [fiş]
• Kümes hayvanı - das Geflügel
[geflü:gıl]
• Sebze - das Gemüse [das gımü:zi]
• Meyve - die Frucht [fruht]
• Patates - die Kartoffel [kartofıl]
• Salata - der Salat [zala:t]
• Tatlı - das Dessert [desert]
• Dondurma - das Speiseeis
[şpayzı-ays]
• Bu ne kadar? - Wieviel kostet das? [vi:fi:l kostıt das]
• Bu ne? - Was ist das? [vas ist das]
• Alıyorum. - Ich nehme es. [ih ne:me es]
• Almak istiyorum ... - Ich möchte ... kaufen. [ih-möhtı ..... kaufın]
• ... var mı? - Haben Sie ... [ha:bın-zi:]
• Şerefe! - Prost! [prost]
• Kredi kartı kabul ediyormusunuz? - Akzeptieren Sie Kreditkarten?
[aktsepti:rın zi: kreditkartın]
• Lütfen hesabı getirin. - Zahlen, bitte. [tsa:lın bitı]

ALMANCA: YOLCULUK - SEYAHAT

• Tren - die Bahn [ba:n], der Zug [tsu:k]
• Otobüs - der Bus [bus]
• Metro - die U-Bahn [u:ba:n]
• Hava limanı - der Flughafen
[flu:kha:fın]
• Tren istasyonu - der Bahnhof
[ba:nho:f]
• Otogar - der Busbahnhof
[bus-ba:nho:f]
• Metro istasyonu - der U-Bahnhof
[u:ba:nho:f]
• Kalkış - die Abfahrt [apfa:rt]
• Varış - die Ankunft [ankunft]
• Kiralık araba şirketi - Autovermietung
[auto-fermi:tunk]
• Otopark - Parken [parkın]
• Hotel - das Hotel [hotel]
• Oda - das Zimmer [tsimır]
• Rezervasyon - die Reservierung
[rezervi:runk]
• Pasaport - Reisepaß [rayzı-pas]
• Kule - der Turm [turm]
• Köprü - die Brücke [brükı]
• Tuvalet - die Toilette [tualetı]
• Banka - die Bank [bank]
• Postane - die Post [post]
• Müze - das Museum [muzeum]
• Polis karakolu - Polizeiwache
[politsay-vahı]
• Hastane - das Krankenhaus
[krankınhaus]
• Eczane - die Apotheke
[apote:kı]
• Dükkan - das Geschäft
[gışeft]
• Lokanta - das Restaurant
[restoran]
• Okul - die Schule [şu:lı]
• Kilise - die Kirche [kirhı]
• Cadde - die Straße [ştra:sı]
• Meydan - der Platz [plats]
• Dağ - der Berg [berk]
• Tepe - der Hügel [hü:gıl]
• Göl - der See [ze:]
• Okyanus - der Ozean [otsean]
• Nehir - der Fluß [flus]
• Yüzme Havuzu - das Schwimmbad
[şvimba:t]
• ... nerede? - Wo ist ...? [vo-ist ...]
• Bilet ne kadar? - Wieviel kostet die Fahrkarte? [vi:fi:l kostıt di: fa:rkartı]
• ... e bir bilet, lütfen. - Eine Fahrkarte nach ..., [aynı fa:rkartı na:h]
• Nereye gidiyorsun(uz)? - Wohin gehen Sie? [vohin gehın zi:]
• Nerede oturuyorsun(uz)? - Wo wohnen Sie? [vo vonın zi:]
• Bu akşam için boş odanız var mı? - Haben Sie noch ein Zimmer frei?
[ha:bın-zi: no:h ayn tsimır fray]
• Boş yer yok. - Ausgebucht [ausgebuht]

ALMANCA: ZAMANLAR - TARİHLER

• Gün - der Tag [ta:k]
• Hafta - die Woche [vohı]
• Ay - der Monat [mo:nat]
• Yıl - das Jahr [ya:r]
• Pazartesi - Montag [mo:nta:k]
• Salı - Dienstag [di:nsta:k]
• Çarşamba - Mittwoch [mitvoh]
• Perşembe - Donnerstag [donırsta:k]
• Cuma - Freitag [frayta:k]
• Cumartesi - Samstag [zamsta:k]
• Pazar - Sonntag [zonta:k]
• İlkbahar - der Frühling [frü:ling]
• Yaz - der Sommer [zomır]
• Sonbahar - der Herbst [herpst]
• Kış - der Winter [vintır]
• Ocak - Januar [yanuar]
• Şubat - Februar [fe:bruar]
• Mart - März [merts]
• Nisan - April [april]
• Mayıs - Mai [may]
• Haziran - Juni [yu:ni]
• Temmuz - Juli [yu:li]
• Ağustos - August [august]
• Eylül - September [zeptembır]
• Ekim - Oktober [okto:bır]
• Kasım - November [novembır]
• Aralık - Dezember [detsembır]
• Bugün - heute [hoytı]
• Dün - gestern [gestırn]
• Yarın - morgen [morgın]

ALMANCA: SAAT KAÇ?

• Saat kaç? - Wie spät ist es? [vi:şpe:t ist es]
• Saat kaç? - Wievel Uhr ist es? [vi:fi:l-u:r ist es]
• 7:13, Yedi on uç - 7.13, dreizehn nach sieben [draytse:n na:h zi:bın]
• 3:15, Üç on beş - 3.15, drei Uhr fünfzehn [dray u:r fünftse:n],
fünfzehn nach drei [fünftse:n na:h dray]
• 3:15, Üçü çeyrek geçiyor - 3.15, viertel nach drei [firtıl na:h dray],
viertel vier [firtıl fi:r]
• 11:30, On bir otuz - 11.30, elf Uhr dreißig [elf u:r draytsih],
Dreißig nach elf [draytsih na.h elf]
• 11:30, On bir buçuk - 11.30, halb zwölf [halp tsvölf]
• 1:45, Bir kırk beş - 1.45, ein Uhr fünfundvierzig [ayn u:r fünf-und-fi:rtsih],
fünfundvierzig nach eins [fünf-und-fi:rtsih na:h ayns]
• 1:45, İkiye çeyrek var - 1.45, viertel vor zwei [firtıl fo:r tsvay],
dreiviertel zwei [drayfirtıl tsvay]

ALMANCA: GENEL KONUŞMALAR
• Bundan emin değilim. - Ich bin nicht ganz sicher. [ih-bin niht gants zihır]
• Bilmiyorum. - Ich weiss nicht. [ih-vays niht]
• Bir bakalım. - Mal sehen. [ma:l ze:ın]
• Sanmıyorum. - Ich glaube nicht. [ih-glaubı niht]
• Olur böyle şeyler. - Das kommt vor. [das komt fo:r]
• Saçma. - Unsinn. [unzin]
• Tamam işte! - Eben. [e:bın]
• Tabii! - Selbstverständlich! [zelpstferştentlih]
• Sahi mi? - Wirklich? [virklih]
• Fena değil - Nicht schlecht [niht şleht]
• Müsaade eder misiniz? (otobüste vb.) - Gestatten Sie? [gıştatın-zi:]
• Nasıl isterseniz. - Wie Sie wollen. [vi: zi: volın]
• İyi şanslar. - Alles Gute! [alıs gu:tı]
• Ne istiyorsunuz? - Was wollen Sie? [vas volın-zi:]
• Ben buranın yabancısıyım. - Ich bin fremd hier. [ih-bin fremt-hi:r]
• Dikkat! - Achtung! [ahtung]
• Acelem var. - Ich habe es eilig. [ih-habe es eilig]
• Hiçbir şey anlamıyorum. - Ich verstehe nichts. [ih ferşte:ı nihts]

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3076
favori
like
share
Aytenn20 Tarih: 01.02.2011 18:09
selam.indirdim ben acilmadi yalniz ne yapmam gerek....aslinda internetden bir sey indirince acilmiyo bilgisayara proqram mi indirmem lazim???bunun icin yardim etseniz sevinirim.......onceden tesekkur ederim.....
Vendetta Tarih: 14.01.2011 18:16
prima!
ayxan v Tarih: 10.01.2011 23:57
Danke schön...
zalyan Tarih: 02.12.2010 21:44
zalyan Tarih: 02.12.2010 21:44
danke you very much
muratg Tarih: 10.11.2010 18:53
Esasında Almanca çok kolay bir Dil; tamamı mantığa dayanıyor (bazı istisnaların dışında); bu mantığı aktarabildikten sonra, Cümle kurmalarda hep aynı mantık işlediği ortada; ortak bağlantıları görebiliyorsun; Cümleleri ezberlemek ile öğrenielemez; örnek ve benzer cümleler ile bu mantık kolayca anlaşılır. Ancak bu mantığı ortaya sunacak kişi hem almanca'ya hemde türkçe'ye hakim olmalı. Herkesin anlayabileceği bir şeffaflıkta örneklerini vermeli; gerisi patır patır gelir o zaman....
Messela: elf ve zwölf kelimelerinin haricinde, 10-19 arası rakamlarda hep önce 1-9 arası rakam öne, arkasınada direkt zehn kelimesi eklenir; ancak 20-29 rakamlarından itibaren ise, ilk 1-9 arası rakam öne, sonra und kelimesi eklenir, akabinde ise zwanzig eklenir. Yüzün üzerinde ise, önce Ein kelimesi, sonra hundert kelimesi, akabinde 1-9 veya zehn / zwanzig ... eklenir...bu böyle milyon ve milyarlara kadar da gider...
Öğrencilere yeni 3. cü Dil olarak Latince öğretiyorlar; bu da ezberlendiğinden, cümleler arasında bağlantılardaki mantık da pek algılanamıyor kanısındayım. Burada Reform gerekir derim...Boşverin ezberletmeyi, herşeyde daima mantığına yöneltmeyi öğretin...
bessemer Tarih: 07.11.2010 15:41
paylasim icin tsk
hukumdar63 Tarih: 09.09.2010 17:59
eline saglik
xxayşenurxx Tarih: 31.05.2009 17:28
danke