Elektronik cihazların neden çoğunlukla tam garantisi bittiğinde arızalandığını hiç merak ettiniz mi?


Bir cihaz alırsınız ve severek kullanmaya başlarsınız. Ama bir gün arızalanır. Aklınıza hemen garantisi gelir. Garanti kâğıdını bulduğunuzda ise sizi bir şok bekler: Garanti geçen hafta bitmiştir.

Birçoğumuzun karşılaştığı bu durum ne bir "Murphy kanunu" ne de şans: Sadece biraz psikoloji ama aslen de üretim uygulamaları.

Cihazlarımızın tam garanti bittiğinde arızalanmasın sebebi aslında onların böyle tasarlanmış olması. Yani onların garanti dışında arızalanması aslında beklenen bir durum. Sonsuza kadar sağlam kalacak cihazların kârının düşük olduğunu fark eden üreticilerin geliştirdiği bu yaklaşım cihazların garanti süresince sağlam kalmasını, ama garanti biter bitmez arızalanmasını öngörüyor. Bu garanti süresi ise tüketicinin "parasının karşılığını aldığını düşündüğü süre" olarak tanımlanıyor.

Çoğu büyük şirket en uygun garanti süresini, yüzlerce uzmanın ortaklaşa çalışarak ürettiği formüllerle belirliyor. Bu formüllerde termodinamikten en yüksek kârlılığa kadar her değişken mevcut. Öyle ki kimi elektronik firmaları cihazlarının arızalanacağı zamanı saatine kadar bilebiliyor.

Çoğumuzun bu tür anıları olmasının bir diğer sebebi de psikolojik. Yani her 366 günlük ya da 2 yıllık iPod'un başında hemen bir Azrail belirip iPod'unuzu bir metal yığınına dönüştürmüyor. Garantisi biter bitmez arızalanan bir cihaz, garanti kâğıdını kaybettikten sonra arızalanan bir cihazdan daha fazla akılda kalıyor. Bu yüzden Murphy kanunları – sadece – sizin bakış açınızdan gerçek oluyor ve cihazlarımızın hep garantisi bittiğinde arızalandığı hissine kapılıyoruz.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 322
favori
like
share