YERYÜZÜNÜN ŞAHİTLERİ m.IŞIK

İnsan ne zaman bir olaya, bir duruma şahit olsa, artık o işin içinde sayılır. Şahitlik ettiği her ne ise, artık o hayatının bir parçası olmuştur. Ona şahitliğinden ötürü bir görev yüklenmiş ve o görevi yerine getirinceye kadar, şahitlik vasfı mevcut sıfatlarına eklenmiştir. Hatta denilebilir ki, en önemli vasfı şahitlik olmuştur.

Allah Tealâ'nın insana yüklediği yegane görev sayılan şahitlik, aynı zamanda insanın dünyaya bırakılış gayesidir. İnsan, Allah'ın birliğine, peygamberlerine, meleklerine, kitaplarına, hayrın ve şerrin O'ndan olduğuna şahitlik etmek, buna inanmak ve bunu doğrulamak için gönderilmiştir. Şahitlik görevini yerine getirenler "müslüman" olarak isimlendirilmiştir.

Şahitlik bununla sınırlı değil. Bütün olarak bakıldığında şahitlik, müslümanlar olarak bizim diğer insanları, olayları ve karşılaştığımız ne varsa hepsini, günü geldiğinde Allah'ın huzurunda bize sorulduğunda doğrulamak üzere kaydını tutmamızdır.

Allahu Tealâ, Peygamber s.a.v. Efendimiz'i bize şahit olarak göndermiş. Efendimiz s.a.v. de Veda Haccı'nda ümmetinin kendinden memnuniyetine Allah Tealâ'yı şahit tutmuştur. Allah Tealâ bizi de, Rasulü'nün takipçileri olarak, insanlara şahit olmamız için "müslüman" ismiyle isimlendirmiştir:

"Allah yolunda hakkını vererek cihad edin (elinizden gelen bütün gayretinizi seferber edin). O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi. Babanız İbrahim'in dininde (de böyleydi). Rasul'ün size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bunda (Kur'an'da) size "müslümanlar' (Allah'a teslim olanlar) ismini O verdi. Öyle ise namazı en güzel şekilde kılın, zekâtı verin ve Allah'a sımsıkı sarılın. O sizin mevlânızdır (efendiniz, dostunuzdur). O ne güzel Mevlâ, ne güzel yardımcıdır." (Hac, 78)

Evet; Hz. Peygamber s.a.v. bize şahitlik etti. Kur'an'ı en güzel şekilde yaşayarak hakikatlerin şahidi oldu. O'nun takipçileri olarak bize "müslümanlar" ismini veren Rabbimiz, insanların önünde hakikatlerin şahidi olmamızı istiyor. Namazımızı en güzel şekilde kılarak, zekâtımızı vererek, Allah'a sımsıkı sarılarak O'nun seçtiği, razı olduğu bir hayata şahitlik etmemizi istiyor. İşte dünyada şahitliğimizi bu şekilde ispat edebilirsek, ahirette de şahitliğimizin bir kıymeti olacak.

Bize bir numune olmak üzere yeryüzünde bu şahitliği nasıl olması gerekiyorsa öyle yapan gönül adamları var. Şükür ki kıyamete dek eksik olmayacaklar.

Onlar dünyada bütün insanlığa ilâhi hakikatlerinin canlı şahitleridirler. Görevini unutmuş, gevşemiş bizim gibi müslümanların da toparlanmamız ve kendimize gelmemiz için Cenab-ı Mevlâ'nın bize açtığı kurtuluş kapısıdırlar.

Biz onların vazifelerini yaptığına şahidiz. Ya onlar bizim için ne diyecekler?



İnşaAllah Gorevını yerıne getırmıs Şahitlerden Oluruz.. :1:

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 532
favori
like
share
matrakSsS Tarih: 21.05.2007 12:57
Allah razı olsun
yunus Tarih: 12.05.2005 09:40
dostum çok doğrusun herkes bu dünyada mutlaka şahitlik yapmıştır.Önemli olan o şahitliği Allah'ın rızasını kazanmak için olsun