Dereotunun Koruyucu Gücü - Dereotu Faydaları

Her bitkinin kendine özgü kimyası var. Eğer bu kimyayı iyi bilirsek amacımıza uygun bir şekilde kullanabiliriz.



Faydalarından haberdar mıyız?

Günlük yaşamımızda tükettiğimiz meyve, sebze, bakliyat veya baharat, belli bir müddet öngörülen hazırlama ve uygulama şekliyle düzenli olarak alınırsa bunların hastalıklara karşı önleyici, koruyucu ve yardımcı tedavi gücünden faydalanabilinir.

Her bitkinin kendine özgü kimyası vardır. Eğer bu kimyayı iyi bilirsek amacımıza uygun bir şekilde kullanabiliriz.

Bugün sizlere sofralarımızdan eksik olmayan bir bitkiden dereotundan bahsetmek istiyorum. Dereotu (Anethum graveolens), taze bakla yemeğinin vazgeçilmesidir. Beslenme kültürümüzde yeri olan dereotunun sapları ve yaprakları zengin E-vitamini deposudur.

Sapı da faydalı

C-vitamini bakımından öylesine zengindir ki, miktar olarak E-vitamininin en az on katı kadardır. Dereotunun, tiroid fonksiyonları üzerinde etkili olan ana etkin maddelerinden bir tanesi anethole etkin maddesidir. Anathole dereotunun saplarında, yapraklarında ve köklerinde de bulunmaktadır. Ancak dereotunun kökleri bu amaçla tüketilmemelidir.
Dereotunun kullanılacak olan kısımları sadece ve sadece sapları ve yapraklarıdır.

Yeri gelmişken belirtmekte fayda görüyorum, tek başına (saf halde) anethole etkin maddesinin alınması (örneğin, tablet olarak) etkili değildir. Kür olarak kullanırken dereotunu bir bütün olarak değerlendirmek gerekir. Anethole’ün etkili olabilmesi için beraberinde dereotunun yapraklarında bulunan beta-caryophylenne, isorhamnetin ve dillanoside gibi daha birkaç tane yardımcı ve fonksiyonel etkin maddelerine de ihtiyaç vardır.

Tiroidi kendine getiriyor

Dereotu hem hipotiroid (tiroidin yavaş çalışması) hem de hipertiroid (tiroidin hızlı çalışması) durumunda etkilidir. Haşimato hastalığı (tiroid iltihaplanması) durumunda etkili değildir. Tiroid nodüllerinin yok edilmesinde mükemmel bir destekleyicidir. Gerek tiroid nodüllerinin yok edilmesinde, gerekse de tiroidin tekrar dengeli çalışmasında ideal bir yardımcıdır. Dereotu kürü, hekimin önerdiği ilaçlar kesilmeden uygulanmalıdır.

Üç aylık hekim kontrollerini ve tahlillerinizi mutlaka yaptırınız. Tahlil sonuçlarına göre hekiminiz kullandığınız tiroid ilacını azaltabilir veya kestirebilir. Dereotu kürünü uygulayıp nodüllerinden ve tiroid ilaçlarından kurtulmuş eski sağlığına kavuşmuş çok sayıda hasta tanımaktayım.

Günün kürü

Anne sütünü artırıcı

Bir hafta boyunca öğle ve akşam yemeklerinden önce birer tutam (dört-beş gram) taze dereotu tüketilmesi anne sütünü artırmakta etkili olabilmektedir. İleri dönemlerde tekrar azalma olduğunda aynı şekilde bir haftalık taze dereotu tüketimi yeterli olacaktır.

Hipotiroid veya Hipertiroid durumunda

Tiroid şikâyetleri başlamak üzere olan hastaların imdadına yetişir. Eğer hekiminiz tiroid hormon düzeylerinizin takip edilmesini önerdiyse ve düzelmediği takdirde ilaca başlayacağını söylediyse, destekleyici dereotu kürüne başlayabilirsiniz. Hipotiroid veya hipertiroid hastası iseniz ve de ilaç kullanıyorsanız dereotu kürünü uygularken, hekiminizin önerdiği tiroid ilaçlarınızı mutlaka kullanınız.

Kendi kendinize ilaçlarınızı kesmeyiniz. Üç aylık hekim kontrollerini ve tahlillerinizi mutlaka yaptırınız. Tahlil sonuçlarına göre hekiminiz kullandığınız tiroid ilacını azaltabilir veya kestirebilir. En az üç ay boyunca, sabah, öğle ve akşam öğünlerinden önce birer tutam (dört-beş gram) taze dereotu tüketilmelidir.

Hemeroid (basur)

Hemeroid şikâyetleriniz sık sık tekrar ediyor ise, sofranızda öğünlerin öncesinde dereotu tüketimine önem veriniz. Yılda birkaç kez birer haftalık uygulayacağınız dereotu kürü, hemeroid şikâyetlerinizin tekrarına karşı iyi bir önleyici güç oluşturacaktır.

Emziren anneler

Anne sütünün yerini hiçbir şey dolduramaz. Bebeklerin anne sütünü uzun süreli almaları çok önemlidir. Doğum sonrası dünyaya gözlerini açan bebekler çok hızlı gelişirler. Bebeklerin ilk aylarında metabolizmaları çok farklı çalışır.

Henüz birçok enzimleri gelişmemiştir. Gün ve gün hızlı bir gelişim içerisindedirler ve çevre şartlarına uyum sağlamakla mücadele ederler. İşte bu gelişim ve uyum sürecinde onların en büyük desteği anne sütü olmalıdır. Emziren annelerin sütlerinin erken azalmasına karşı veya “sütüm yetmiyor” diye düşünen annelerin imdadına dereotu yetişir.

Hamilelerin dikkatine

Doğum sonrası bazı anneler, hipotiroid veya hipertiroid rahatsızlıklarına yakalanabilmektedirler. Onlara önerim doğumdan sonra zaman zaman haftalık olarak dereotu kürünü uygulamalarıdır.

Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2088
favori
like
share