Kurtla Kuzu Masalı - Çocuk Oyunu

Kurtla Kuzu Masalı

OYUNDEKİ KİŞİLER:

AYLA
BARIŞ:

BARIŞ: Gözlerime bak. Gözbebeklerime… İçinde kendini görüyor musun?
Hayır.
BARIŞ: Yapma! Bırak gözlerimi, yüreğimi yarsan içinden sen çıkarsın.
Çok romantik laflar bunlar.
BARIŞ: Demek sözlerimi laf olarak algılıyorsun.
Değil mi?
BARIŞ: Değil elbette.
Sana olan hislerimi nasıl anlatsam, bilmiyorum…
(Alaycı) Ay, bana karşı hislerin mi var?
İnanmıyorsun… İnanma… Benim gibi bir aşıkın duygularını anlayacak yerde değilsin anlaşılan.
Demek bana aşıksın.
Anlaşılmıyor mu?
Anlaşılmıyor.
Daha ne yapabilirim ki? Bir tek fındık kağana girmediğim kaldı senin için.
Oysa seninle evlenmek, mutlu bir yuva kurmak istiyorum. Çocuklarımız olsun istiyorum. Bir kız, bir oğlan. Onları el bebek, gül bebek büyütelim istiyorum. İki çocuğum olsun senden ama sen yine benim çocuğum olarak kal hep. Bunu istiyorum…
Güzel sözler bunlar.
İçimden geliyor.
(Alayca) Belli…
Belli mi? Demek hislerimi anlatabiliyorum.
Anlatmaya çalışıyorsun ama ben yemiyorum.
Lütfen böyle acımasız olma.
Acımasız olan sensin, sizlersiniz!
Biz kim?
Erkekler… Tüm erkekler… Senden önce bana aşık olduğunu söyleyenler.
Ben farklıyım, bunu anlamadın mı?
Öbürlerinden farklı bir şey yaptığın yok ki: Sözlerinin hepsi palavra. Beni kafesleyebilmek için ezberlenmiş sözler. İçtenlikli değilsin. Evet, benimle evlenmek istiyorsun. Ama bunu niçin istiyorsun. Varsıl olduğu için. Param, malım mülküm için. Yalan mı?
Demek anlaşılıyor.
Maalesef…
Üzgünüm.
İçin?
Beceremedim.
Neyi?
Size oynamak istediğim oyunu.
Oyundu değil mi?
Aslında buna oyun denir mi bilmiyorum. Ben gerçekten evlenmek istiyorum. Ama bu iş hayatta bir kere yapılır. Yani ben öyle düşünüyorum. Madem bir kere olacak, o zaman oluyorsa iyisi olsun…
Yani evleniyorsam zengin bir kızla evleneyim, diyorsun. Öyle mi?
Öyle…
Peki onun duyguları, düşünceleri önemli değil mi sence?
Bunu hiç düşünmemiştim.
Evleneceğin kızı sevmen gerekmiyor muydu? Bir erkek sevmediği bir kızla nasıl evlenir.
Nikahta keramet vardır. Aşk arkadan gelir.
Ya gelmezse?
O da bahtına.
Doğrusu işi bu kadar hafife aldığına inanamıyorum. Evlilikle kumar oynanırı mı?
Denemekten ne çıkar ki?
Denemek… Denemekle birlikte ikimizin de neler yitireceğimizin farkında değil misin?
Neler yitirirmişiz ki?
İnsanlara olan inancımızı, güvencimizi yitiririz. Aşkın bir düş olduğunu sanmaya başlarız. Giderek maddeleşiriz. Taşlaşırız. Ruh diye bir şey kalmaz.
Ne yapayım ben ruhu. Bana varlık gerek. Hayatım boyunca yoklukla pençeleştim durdum. Yeter artık, burama geldi. İki çıplak bir hamama yaraşır. Zengin bir kızla evlenip hayatımı kurtarmak isterim.
Oluyorsa iyisi olsun ha? İyisi paraya dayalı bir evlilik mi?
Değil mi?
Değil tabii.
Haklısın. Ama olaya kendi hayat pencerenden baktığın için haklısın. Yaşamın boyunca hiç yokluk yoksulluk çekmemişsin. Gag deyince et, guk deyince süt önüne gelmiş. Dabi ki anlayamazsın yoksul bir erkeğin niçin böyle davranadığını.
Bu senin sorunun. Ben, beni ben olduğum için isteyen bir erkekle birleştirebilirim ancak yaşamımı.
İstediğin gibi bir erkek olmadığım için üzgünüm. Hoşça kal.
Nereye.
Gidiyorum.
Neden?
Denedim, olmadı. Başaramadım. Daha neden durayım ki burara. Hem senin için hem kendim için zaman kaybı…
Yeni bir zengin kızını araklamaya mı?
Yok, epeyce yaralandım. Bir süre dinlenmeliyim. Yaramı iyileştirinceye kadar yani.
Bana darılmadın değil mi?
Darılmadım dersem yalan olur. Ama ne önemi var ki bunun.
Senin de beni anlamanı isterdim. Benim de aşık olmaya, Biriyle evlenmeye, yuva kurmaya ihtiyacım var. Ben de çocuklarım olsun istiyorum. Tüm güzellikleri paylaşayım istiyorum erkeğimle. Ama iş, onun yani onların yani sizlerin benimle sırf zenginliğim için evlenmek istediğinizi düşündükçe çıldırıyorum.
Haklısınız. Bugüne kadar beklemişsiniz. Biraz daha bekleyin. Bakarsınız çıkar karşınıza istediğiniz gibi biri.
Daha ne kadar bekleyeceğim. Yaşım nerdeyse kırk oldu. Kırk mutsuz yıl yaşadım. Daha fazla direnemeyeceğim. Bütün umudum sendin. Senin öbürlerinden farklı olacağını hissetmiştim.
Ben de yanıltmışım demek seni.
Yanınılttın mı acaba?
Yanıltmadım mı?
Bilmiyorum. Ama hala umut ver gibi geliyor bana.
Nasıl umut var?
Sen de ötekiler gibi benimle varlığım için evlenmek istiyorsun. Ama en azından bunu saklamıyorsun.
Saklasam ne işe yanrayacak ki?
Bilmiyorum ama bu senin dürüst biri olduğunu gösteriyor.
(Kendiyle alay edercesine) Ha, bakın dürüstlüğüme toz kondurtmam.
Belki de seninle deneyebilirim.
Neyi?
Evlenmeyi. Konumuz evlilik değil mi? Bana evlenme teklif etmedin mi?
Ettim…
E, ben de kabul ediyorum.
Şaka bu.
İnanın şaka değil.
Benim bir kurt, senin de kuzu olduğunu görmüyor musun?
Görüyorum.
Kendini bana isteğinle yedirmek mi istiyorsun.
Belki de iyi bir kurutsundur sen. Belki de beni yemezsin.
Doğaya ters olur bu. Bütün kurtlar kuzuları yer.
Umutsuz) Haklısın… (Umutlu) Ama sen kurt değilsin ki! Ben de kuzu değilim. Sen erkeksin, ben da kadınım. Değil mi?


Fevzi Günenç

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 922
favori
like
share