İki Küçük Kız - Nail Asarkaya

Şimdi biraz hayal gücünüzü zorlanızı istiyorum… Öncelikle şunu bilmenizi isterim bu yazı iki aynı cinsiyetten çocuğun en uç noktalardaki hayatı göz önüne alınarak yazılmıştır… İki küçük kız düşünün… Ama birisi “medeniyetin var olduğu” Batı’da biri “medeniyetin yok olduğu” Doğu’da doğmuş…

Batı’daki her hakka sahip olabilecek insan hakları çocuk hakları kadın hakları… Ama Doğu’daki bırakın bu haklara sahip olmayı bu haklardan belki haberdar bile olamayacaktır çünkü o Doğu’da kızdır… Doğu’da kız olmak zordur…

Batı’dakinin belki de oynayacak bir bebeği olacaktır son model yada bezden yada tahtadan… Ama Doğu’daki ya eve kapanacak küçük yaşta ev kadınlığı öğrenecek ya gerçekten ev kadını olacak eşine bakacak daha ilkokula gitmeden… Öğretmenini öğrenmeyi Ata’sını Peygamberi’ni tanımadan kocasını tanıyacaktır… Çünkü o tanımak zorundadır…

Batı’daki kız büyür güzelleşir eğitim almaya başlar ama kâğıt üzerinde… Ailesi eğitimine harcadığı paraları bankaya yatırsa muhtemelen müthiş bir servetleri olacaktı… Doğu’daki kız ise yaşadığı hayatının her bir karesini aklına kazırken aklına okuma isteği oluşur… Ama gelin görün ki o da okula gidemez… Çünkü o kızdır… “Kız dediğinin yeri evdir…” der büyükleri… Ona sormadan onun hayatı hakkında kararlar alınmıştır bile… He ama o kızın yaşaması da zaten Allah’ın istediği bir mevzudur ona karışmak olmaz… Ama hayatı yönlendirilir…

Batı’daki kız evlenip bir yuva kurar ama mutsuzdur… Hiçbir şey yolunda gitmez… Eşi çocukları hayatı işi… Her şeyde bir kusur vardır bir şeyler eksiktir sanki… Ama Doğu’daki kız ya beşikteyken evlenmiştir yada ilk sınıfa başlayacağı zaman… Onun seçim lüksü yoktur… Lüks diyorum çünkü bu o ve onun gibiler için –ne yazık ki- lükstür…

Ve gün gelir ecel ikisinin de kapısını çalar… Batı’daki kız ölür bir mezara gömülür ara sıra sevdikleri –unutmazlarsa yada mezarın yerini kaybetmezlerse- uğrar… Ancak Doğu’daki kızın mezarını 7 gün 24 saat melekler korur… O bu dünyada üzülmüş Yaradan da öbür tarafta yüzünün gülmesini sağlamıştır…

Netice itibariye bu yazıdaki iki insanda bayan… Bayan olmak kimi yerde hâlâ suç eskiden de birçok yerde öyleydi… Eski tarihlerde doğan kızlar diri diri gömülürmüş… Peki neden bu bayan ayrımcılığı? Neden bayanların önleri engelleniyor? Doğu’daki kızlar da bizi yabancı ülkelerde temsil edemezler mi? Fen edebiyat yada matematik alanında yalnızca Batı’dan mı insan yetiştirebiliyoruz?

İnsan Doğu’da da olsa Batı’da da olsa insandır… Belki de sahip çıkmadığımız ananelerimiz örf ve adetlerimiz gibi bazı bölgelerdeki kız-erkek ayrımına son verebilmek için kızlarımıza sahip çıksak muhtemelen çağdaş medeniyetler seviyesine yükselmek yerine o seviyenin çizgisini biz belirleyeceğiz…

Nail Asarkaya

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 315
favori
like
share
nrqL Tarih: 21.05.2009 19:26
emeğine yüreğine sağlık
Nehir Tarih: 21.05.2009 14:15
Maalesef bu doğuda hala aynı zihniyet var.Herkesin eğitime ihtiyacı var.
emeğine sağlık miss fener önemli bir konuya değinmişsin..