Çocuklar neden yalan söyler - çocuk sağlığı - çocuk gelişimi




Hemen her çocuk yalan söyler. Özellikle de kolay kurtulamayacağını hissettiği durumlarda. Peki bu durumda anne babaların tepkisi nasıl olmalıdır? Çocuğun yalan söylenmesine nasıl engel olunabilir?

Uzmanlar, çocukların pek çok nedenle yalana başvurabileceğini belirtiyor.

Bu durumla karşılaşan anne ve babaların, çocuklara ceza vermek yerine onları yalandan uzaklaştıracak başka yöntemler denemesi gerektiğini ifade ediyor.

Özellikle hatayı gizlemek için söylenen yalan, uzmanlara göre çocukların cezadan kaçmak için başvurduğu bir yol olarak gösteriliyor.

Ancak çocuk psikologları, yaşamının ilk 5 yılında çocuğun söylediği yalanlardan endişe duymamak gerektiğini çünkü gerçeği algılama ve ona sadık kalma davranışının bu yaşlardan sonra geliştiğini belirtiyor. Öte yandan gerçeği ayırt edebilen çocuğun yine de yalan söylemeyi sürdürmesi durumunda uzmanlar, ebeveynleri bir problem olduğu konusunda uyarıyor.

Çocuk yalan söylüyorsa mutlaka çevre ile olan ilişkilerinde yolunda gitmeyen bir şeyler oluyor. Öte yandan hata yapmış çocuk, verilecek cezadan kaçmak için de yalana başvurabiliyor. Çocuk; özellikle ekonomik anlamda kendisini çevresindekilerden aşağı görmeye başladığı zaman da yalana başvurup, kendisini olduğundan farklı durumlarda gösterebiliyor.

Aileye söylenen yalanlardan en çok başvurulanı ise okuldaki başarısızlıkları gizlemek için söylenenler olarak gösteriliyor. Okuldaki başarısızlık çocuğu rahatsız ediyor ve çocuk kendisini rahatsız eden bu gerçeği gizlemek için ailesine yalan söylüyor.

Uzmanlar bu ve benzeri durumlarla karşılaşan ailelerin kesinlikle sert tutumlar içine girmemesini, çocuğun sevgisizlikten kaynaklanan sorunları olabileceği gibi çevresinden bu konuda model aldığı kişilerin olabileceğini belirtiyor.

Çocukta yalan davranışının önlenmesi konusunda; çocuğu yalan söylemeye iten nedenlerin bir dedektif titizliği ile araştırılması, tespit edilmesi ve bu nedenlerin onunla “Böyle demek istiyor olabilir misin” diye konuşularak irdelenmesi, anne ve babaların kesinlikle yalan söylememesi, yalan karşısında çok sert ve aşağılayıcı tavır takınılmaması öneriliyor.

Dil becerisi ve zekası , uydurma ve gizleme dürtülerinden hız alır .
(Steine)

* Onur annesine ders notlarının hep iyi olduğunu söylüyordu. Ayten Hanım bir gün Onur’un çantasında sınav sonuçlarını görünce, aslında gerçeğin hiç de Onur’un anlattığı gibi olmadığını gördü.
* 10 yaşındaki Can, sıkça haftalığını kaybettiğini söyleyip babasından para istiyordu. Annesi evde temizlik yaparken yatağının altında çerezlerden çıkma fazlaca oyuncak buldu. Hatta daha yenmemiş bir kaç çerez paketi de vardı.
* Mine, annesinin “Bilgisayarın neden bozuldu?”sorusuna karşılık “Ne oldu, anlayamadım. Bilgisayar birden bire tuhaf sesler çıkarmaya başladı.”dedi. Halbuki Mine bilgisayarını oldukça fazla kurcaladığını biliyordu.
Sizin çocuğunuz da böyle veya buna benzer davranışlar gösteriyorsa paniğe kapılmayın. Çünkü, bu olayları yaşayan sadece siz değilsiniz. Bütün çocuklar yalan söyler. Ama yalancı doğmazlar. Sadece, yalan söylemeyi öğrendikleri bir gelişim süreci yaşarlar. Çocuklarımıza nasıl daha iyi yalan söylendiğini öğretir, yalanı kusur olarak görmemize rağmen, onlara yalan söylemeleri için uygun ortamları hazırlarız. Çocukların hepsi bu yalanlarla bir şeye işaret etmektedir. Yani yalanın bir hedefi vardır. Bazı araştırmacılar, yalanı, söyleyenin patolojisini, yalanın hedefini ve içeriğini göz önünde bulundurarak, şöyle sınıflandırmışlardır.

Yalanın Çeşidi : Neden söylendiği

Faydalı yalanlar : İlişkilerimizin iyiliği için
Histerik yalanlar : İlgi toplamak için
Savunma için söylenen yalanlar : Kendimizi zor durumdan kurtarmak için
Telafi etmek için söylenen yalanlar : Başkalarını etkilemek için
Dedikodu için söylenen yalanlar : Abartarak laf yaymak için

Aşka gelip söylenen yalanlar : Başkalarının çıkarlarını gözetmek için
Patolojik yalanlar : Kendimizi ve başkalarını hırpalamak için

Çocuğunuzun yalanıyla özellikle ilk yalanıyla karşılaştığınızda, size en kaygı verici olan, onun kötü karakterli olabileceği korkusudur. Paniğe kapılmadan, sakin ve doğru dürüst düşünebilmek için en iyisi olay geçinceye kadar serinkanlı olmaya çalışmaktır. Çocukların yalan söylemeleri, doğruyu söylemeleri kadar normal gelişim gösteren bir davranıştır. Uzmanlar, yalanın kişinin özerkliğini sağlama ve kendisini ailesinden farklı bir birey olarak kabul ettirme sürecinde geliştiğini vurgularlar. Çocuklar, anne - babalarını kandırarak onların her şeye gücü yeten, her şeyi bilen insanlar olmadıklarını anlarlar. Böylece, çocuklar, her zaman güçlü bir koruyucuları olması gerektiği biçimindeki fantezilerinin ne kadar yanlış olduğunu keşfederler. Çocuklar, bu fantezilerden sıyrılmak için kendi kendilerini koruma ve kendi kendilerine göz kulak olma sorumluluğunu geliştirirler.
Bir çocuğun ilk araştırıcı yalanı söylemesi kaçınılmazdır. Bu yalanlara hazırlıklı olmanız gerekir. Bu, gerçeği sınama yolunda atılmış bir adım ve yaşam deneyimidir. Uzmanlar yedi yaş öncesinde çocuğun yalan söylemediğini ileri sürerler. Bu yaş dönemindeki çocukların yalanları kendilerine hoş gelen hayallerden kurulmuş bir oyundur. Kendilerine haz sağlamak için böyle bir oyunu oynayıp dururlar sürekli. Kendi düşlerine gerçekmiş gibi bakan anlatma meraklısı çocuklara “yalancı”damgasının vurulması oldukça yanlıştır.
Küçük çocuklarda sık rastlanılan bir yalan türü de işlenen bir kötülüğün gizlenmesi ya da ört bas edilmesidir. Bunun esas nedeni başlarına gelecek negatif sonuçlardan kaçınmaktır. Bu çeşit yalan 9 ve daha ileri yaşlarda bilinçlenmeye başlar ve kötü sonuçlar verebilecek boyutlara ulaşır. Anında uydurulmuş değildir. Önceden planlanmıştır. Ört bas edici yalanın altında bazen çok önemli bir mesaj yatabilir. Bu davranışın nedenleri araştırılırsa örtülü kalmış sorun bulunabilir.
Palavracı yalanlara da çok sık rastlanır. Çocuklar çevrelerinin gözünde daha saygın olmak isterler. Bu nedenle uydurulmuş öykülerle böbürlenmekten sevinç ve gurur duyarlar. Bazen de bu yalanlarla arkadaş kazanmak isterler. Bu tip yalanlara dileklerin gerçekleşmesini sağlayan yalanlar da denilebilir. Bu yalanlar, oldukça normal görünmektedir. Ama palavracı yalanların geliştirilmesi ve devamlılık göstermesi, bir takım davranışsal problemlere yol açar. Örneğin; bu durumdaki çocuklar omuzlarına yüklenmek istenen küçük çaptaki ödevlere ellerinden geldiği kadar yan çizerler. Çünkü kendi hayallerinin esiri olur ve bu hayal sahnelerinin tadını çıkarmaktan haz duyarlar. Böyle çocuklar büyüyüp gerçekçi düşünce aşamasına ulaştıkları halde hala çevrelerindeki kişileri aldatmayı sürdürürler.
Çocuklar, yaptıkları yanlış bir davranışın sonucundan korktukları için değil, sadece bu olaydan sıyrılıp sıyrılamayacaklarını anlamak için de yalan söyleyebilirler. Böylece hem olaydan sıyrılacak hem de kendi gücünü denemiş olacaktır. Bu durumda, onu hemen cezalandırmaktansa, yalanın altında yatan anlama bakmak gerekir.
Ayrıca aşırı duygusal çocuklar kaygı ve çekingenlikleri yüzünden yalan söyleyebilirler. Çekingen çocuk yaptığı hatayı bir türlü itiraf edemez. Bu durum da onu çeşitli yalanlar uydurmaya teşvik edebilir.
Yalan, iç çatışmaların yoğun yaşandığı durumlarda da ortaya çıkabilir. Özellikle önemli gelişim dönemlerinde yaşanılan çatışma ve sıkıntılar gerilime neden olur. Bu gerilim bazen öyküler uydurmayla rahatlama yolu bulur. Bu öyküler gerçeğe yakındır. Bu yalanları diğerlerinden ayırmayı bilmek gerekir. Çünkü bu bir tür ruhsal rahatsızlığın dışa vurumudur. Böyle çocuklar kayıtsız, umursamaz, sevinçli görünürler. Arkadaş ilişkileri iyi değildir ve davranışları oldukça çocuksudur. Bazı incelemeler kötü, elverişsiz aile içi ortamın bu durumu oluşturduğunu göstermiştir.
Yalan, bazen bir patoloji (hastalık) belirtisi de olabilir. Ağır psikolojik dengesizliklerde ya da kişilik bozukluklarında yalana rastlanabilir. Patolojik durumda eğitsel etkiler üzerinde durulması gerekir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 454
favori
like
share