Bilmem Sen Ne Yaşıyorsun - Ercan Göçmen

Bu gece bir kıvılcım işledik hasretin fitiline. Bu gece, az önce hiç sönmeyecek bir ateşi geleceğin rüzgarlarıyla körükledik bir yudumluk şarabın esaretinde Öpüşmelerimiz bir yıldırım kadar hızlı ve tanrı gibi ateşliydi. Uzun yıllardan sonra terinin tuzlu denizinde boğulmak gibiydi dokunuşlarımız. Kaybolduk

Şeffaf bir zamansızlığın patlamaya hazır kelimeleri vardı az önce. Az önce gözü kararmış iki aşıktık mantığın leş kokan gölgelerinde. Gerçeğin ta kendisi, ulaşılmazlığın abidesiydik sanki. Büyük bir oyunun ödülü ve başlangıcı mıydık yoksa?

Kelimeler dokunuşlarda gizli, dokunuşlar gözlerinin yalan tadındaki yaşlarında. Neydik az önce aşk denilen gecelerde?

Sana hasret bir ben gibiyken yudumluk şarapların yağlı melankolisinde, ne olduk şimdi?
Yalan mı?
Gerçek mi?

Yoksa sana olan tutkum hissetmekten mi ibaret tenini? Ne yanlış, ne doğru? Başı bağlı bir kaderin kulu muydum? Yoksa

Yaşadım bir dolu geceyi koynunda. Terinle yenilendim, sesinle dalgalandım. Kükredim ve seni o kadar çok sevdim ki

Seni o kadar çok sevdim ki

Gittin az önce yüreğinde bin bir pişmanlık, mantığın kamçılarıyla. Seviyorsun oysa beni ve oynuyorsun aşkını. Aşkın ile var olan bu tende, tutkularınla savaşıyorsun şimdilerinde. Sanki tanrıçasın yöneten zamanı Elimde tutsağın şarap bile gidişinin ardından çıldırmanın eşiğinde. Dalgalı Buruk tadında kokun, kırmızısında ruhun.Sen az önce gittin Ben hala az öncenin soluklarında yankılanıyorum, duvarlarımın tedirgin bakışları altında. Yatağım benden daha çok özlemiş kokunu, terk etmiyor seni ve beni. Terin hala göz yaşlarımda gizli.

Sanırım değişebilecek bir kaderin direkten dönen ruhlarıydık az önce. Yoksa tek dönen sen misin? Ya ben neredeyim? Ellerinde, dudaklarında, gömleğinin düğmelerinde miyim yoksa?

Sen evinde , ben şarkılarındayım şimdiyse ve bir yudum kalmışken gerçeğe kaybolmuştum teninde Kayboldum az önce estirdiğin rüzgarın unutulmaz şarkılarında.

Kaybolmak sende,
var olmak bende
Yok olmak teninde

Kalem bile sustu gidişinin ardından. Kalan tek yankı seni istemek, seni yaşamak. Yaşarken seni yüzlerimize kazımak var olmanın izini

Seninle olmak ve bizi değiştirebilmek

Bu kadar mı güçsüzleşiyorum şimdilerinin ardından. Ya da taşıyamadığım hasretinin sövgüleri mi yaşanılan?Anlamıyorum

Daha içimi dökemeden, seni senden alamadan, şarabını bitirmeden nereye gidiyorsun, kaçıyor musun? Sanırım bu da kaçışlarından biriydi ve beklide sonuncusuydu. Benden ve gerçeklerinden kaçıyorsun. Nasıl bir oyun bu nasıl bir oyuncusun sen? Kurallar erişilmez, kurallar anlamsız. Her şey sanki senin tarafında. Geliyorsun, gidiyorsun, yaşatıp öldürüyorsun. Nesin sen?

Kurtulmuştu oysa ruhum çelişkilerden. Kabullenilmiş bir geçmişin şimdilerini yaşıyordum var olana dek terimde, terimde ve dudaklarımda ve yatağımda Oysa bir gidişinle yine dağıttın beni satırlara. Bizi ve bizim olabilecek hayalleri

Hıh Seviyorum hala seni bilsem de sevmemem gerektiğini. Sahip olduğum tek gerçek sensin söylesene nasıl sevemem seni? Nasıl yaşamayı sevemem ? Olmasan da varlığın ile yanımda ben seni yaşıyorum düşlerimde ! Bilmem sen ne yaşıyorsun bensizliklerinde


(Eski zamanlardan kalma bir mektup )

Ercan Göçmen

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 314
favori
like
share