Cennetin Krallığı (Kingdom of Heaven)
Bir şövalyenin gözünden Haçlı Seferleri


Destansı hikayeleriyle tanınan Oscar ödüllü yönetmen Ridley Scott, “Kingdom of Heaven”da objektifini Avrupa ile Doğu arasında 200 yıl süren Haçlı Seferleri’ne ve eski çağların mistik şövalye ruhuna yöneltmiş.

Genç Fransız köylüsü Balian’ın kaderinin bir şövalye olduğunda nasıl değiştiğini ve bir kahramanın başka insanların kaderlerini de nasıl etkilediğini anlatan filmde demirci ustası Balian, ailesini ve inancını kaybeden acılı bir babadır. Uzak ve kutsal topraklarda süren savaş, onun kaderini büyük bir drama yönlendirecektir...

Ibelin’li Godfrey Haçlı Seferleri’nden vatanı Fransa’ya döner. Balian’ın babası olduğu ortaya çıkınca, Godfrey oğlunu gerçek bir şövalye gibi yetiştirerek onu kıtalar ötesine doğru destansı bir yolculuğa çıkarır. Kudüs’te 2. ve 3. Haçlı Seferleri arasında her an sonlanabilecek bir ateşkes ilan edilmiştir. Kudüs Kralı IV. Baldwin barışa ve halkına bağlılık yemini etmiştir. Ibelin’in ölmeden önce kılıcını ve yeminini teslim ettiği oğlu da, tıpkı babası gibi Kudüs’ü her tür kötülükten korumak için yola çıkar.

Ölümden kıl payı kurtuldukları bir deniz kazasının ardından ulaştığı kutsal şehirde Balian, kılıç kullanmadaki üstünlüğü sayesinde kısa sürede ünlenir; Kral’ın kızkardeşi güzel Sybilla’nın da saygı ve hayranlığını kazanır. Ama düşmanlar da edinir bu sırada. Öncelikle de Sybilla’nın kocası, Templar Şövalyeleri’nin küstah lideri Guy de Lusignan ile kralın danışmanı Tiberias’ın düşmanlığını.

Ve kılıcını alan Balian, tarihe adım atar…

“Gladiator”, “Blade Runner” ve “Black Hawk Down” filmlerinin usta yönetmeni Ridley Scott’un yönettiği “Cennet’in Krallığı” (Kingdom of Heaven), idealleri uğruna savaşan bir şövalyenin gözünden dünya tarihinin çok önemli bir dönemini kapsayan Haçlı Seferleri’ni anlatıyor. Başrollerinde Orlando Bloom (Balian), Eva Green (Sybilla), Liam Neeson (Godfrey), Jeremy Irons (Tiberias), Edward Norton (IV. Baldwin) ve Jouko Ahola’nın kamera karşısına geçtiği filmin senaryosunu William Monahan kaleme almış. Filmin müzikleri Stephen Barton ve Harry Gregson-Williams imzası taşıyor.


Lanet (Cursed)
Bu lanet öldürmüyor, güçlendiriyor...

“Scream” serisinin yaratıcıları yazar Kevin Williamson ve yönetmen Wes Craven’dan ürkütücü bir film daha...

Mehtaplı bir Los Angeles gecesinde karanlıklardan fırlayan bir şey, Ellie ve Jimmy kardeşlerin arabasının yoldan çıkarak şarampole yuvarlanmasına sebep olur. Gerçi kazadan ikisi de kurtulur; ama hayatları sonsuza dek değişmiş olarak... Ellie ve sıska Jimmy, kendilerini bir anda yükselen bir fiziksel güç, artan bir hassasiyet ve inkâr edilemez bir çekicilikle donatılmış bulmuşlardır.

O gece başlarına gelen sadece bir kaza değil; bunun çok daha ötesinde bir şeydir. Yeni dürtüleri onları etkisi altına almakta, kazadan sonra kavuştukları güçleri kontrol etmekte güçlük çekmektedirler. Bu laneti, yoluna çıkan her şeyi tamamen yok etmeden önce sona erdirip sırrı çözmeleri gerekmektedir...

Eski zaman şeytanları modern dünyada
Wes Craven’ın yönettiği korku-gerilim türündeki “Lanet”, eski zaman şeytanlarını modern dünyaya geri döndürüyor. Başrollerinde Christina Ricci (Ellie) ve Jesse Eisenberg’in (Jimmy) yer aldığı filmde ikiliye eşlik eden isimler Joshua Jackson (Jake), Judy Greer (Joanie), Portia de Rossi (Zela), Shannon Elizabeth (Becky), Milo Ventimiglia (Bo), Kristina Anapau (Brooke), Mya (Jenny) ve Micheal Rosenbaum (Kyle) olmuş. Müziklerini Marco Beltrami ve Tom Hiel’in birlikte hazırladıkları filmin görüntü yönetimini Don McCuaig ve Robert McLachlan üstlenmiş.



Kebab Connection
Alman Kung-Fu filmleri aşkına!

Bruce Lee hayranı, kafası karışık ve yaratıcı Hamburglu Türk genci İbo'nun, hayatta en çok istediği şey, ilk Alman Kung-Fu filmini çevirmektir. Ahmet amcasının döner restoranı için çektiği reklam filmiyle bir gecede oturduğu semtin gizemli yıldızı olur çıkar; “Kebabın Kralı” adlı restoran müşterilerle dolup taşarken, İbo da yeni Steven Spielberg olarak görülmeye başlanır.

Ama tiyatro okulunun giriş sınavlarına hazırlanmakta olan kız arkadaşı Titzi'nin beklenmedik hamileliği İbo’nun hayatını allak bullak etmeye yeter. Torununun annesinin Türk olmadığını duyan babası onu evlatlıktan reddeder. Bebeğin altını değiştirme ve bebek arabası itme gibi işleri öğrenmeye yanaşmadığından Titzi'yle de arası açılır.

Artık elinde kafa dengi dostlarından, reklam kliplerinden ve eski hayatını geri getirme isteğinden başka bir şeyi yoktur. Tek isteği Titzi ile barışmak, babasıyla arasını düzeltmek ve eski mutlu günlerine geri dönmektir...

Kültürler çatışması üzerine bir komedi
Almanya'da Türk, Yunan ve Alman kültürleri arasındaki çatışmayı eğlenceli bir biçimde perdeye yansıtan Anno Saul’un yönettiği komedi filmi “Kebab Connection”un senaryo ekibinde Saul ile birlikte Fatih Akın, Ruth Toma ve Jan Berger yer almış. İflah olmaz bir Bruce Lee hayranıyla, kendinden emin bir tiyatro öğrencisi adayı arasındaki sıra dışı aşk hikayesini konu alan filmin başrollerinde Dennis Moschitto (İbo) ve Norta Tschirner (Titzi) var. İbo’nun babası rolünde Güven Kıraç, annesi rolünde Nursel Köse, Ahmet Amca rolünde Hasan Ali Mete, kardeşi rolünde Romina Fütterer, Yunan arkadaşı Lefty rolünde Fahri Ogün Yardım, Kirianis rolünde Adnan Maral, Altan rolünde Cem Akın, Arnavut Valid rolünde Adam Bousdoukos ve Valid’in İtalyan sevgilisi rolünde de Sibel Kekilli kamera karşısına geçmiş.

Hamburg'un Schanze semtinde geçen filmin yapımcısı Ralph Schwingel “Kebab Connection”un oluşum sürecinin ilginç hikayesini şöyle anlatıyor: "Fatih Akın, birlikte çalıştığımız ilk dönemlerde bize ilk Alman Kung-Fu filmini çevirmek gibi alışılmadık bir fikirle gelmiş ve bizi şaşırtmıştı. Zaman içinde bundan ilk Alman Kung-Fu filmini çekmek yerine Fatih'e öykünen bir Türk gencini konu alacak bir film yapma fikri doğdu. İlk Alman Kung-Fu filmini bu filmdeki İbo çevirmek isteyecek; ama ilk başta amcasının döner restoranı için bir reklam filmi çekmekle yetinecekti."

Aslen Fatih Akın tarafından Ralph Schwingel’in bir hikayesi üzerine yazılan senaryo, Akın’ın 2000 yılında “Solino”yu çekmeye karar vermesi ve böylece “Kebab Connection”un yönetmenliğini üstlenemeyeceği konusunda görüş birliğine varılması üzerine, eldeki malzemeyi geliştirme çabaları da yeni bir döneme girmiş.

Anno Saul’ü yönetmen koltuğuna taşıyan etkenler arasında, Kung-Fu’ya ve 70’lerin vurdu-kırdılı filmlerine olan hayranlığı, bu konulardaki engin bilgisi ve kendini bazı temalara değinme korkusu gibi üretkenliği köstekleyecek duygulara asla kaptırmaması önemli olmuş: “O dönemde yetişen pek çok genç gibi benim de dışarı çıktığımda seyrettiğim filmler belliydi. Bud Spencer, Terence Hill ve tabii ki Bruce Lee benim de kahramanlarımdı. Nedense onların filmleri bizi çok eğlendiriyordu. Bu filmlerden bazılarını kısa bir süre önce yine izledim ve bana yine şahane geldiklerini fark ettim.”

İbo’yu canlandıran Denis Moschitto da dövüş sporlarına meraklı ve on sene boyunca aktif olarak Kung-Fu’yla ilgilenmiş. Böylelikle de filmin dövüş sahnelerinin hiç dublör kullanmadan gerçekleştirilmesi mümkün olmuş.

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 1458
favori
like
share
tozkoparan Tarih: 21.08.2007 08:15
Paylaşım İçin Teşekkürler Ellerine Sağlık...
Dogukan23 Tarih: 27.03.2006 22:32
eyvallah
orçi Tarih: 17.03.2006 16:40
sağol
mutluculu Tarih: 12.03.2006 13:51
teşekkürler
bluwawe Tarih: 10.03.2006 18:36
saol
wmehmetw Tarih: 10.03.2006 18:28
Su Kebab Connection'i merak ediyorum
corleoni Tarih: 08.03.2006 13:23
paylaşım için sağol
dizelikoc Tarih: 04.03.2006 12:25
selamlar
V.I.P Tarih: 18.02.2006 19:46
TŞKRLER KARDEŞ