Küçük Deniz Kızı Masalı - Küçük Deniz Kızı Hikayesi

Küçük deniz kızının öyküsüdür. Yetmiş yaşında hayata doymuş, engin denizlerden çok uzak. Kendi kurduğu ve içini kendi doldurduğu havuzun içinde. Gözünde büyümüş havuz dev bir okyanus gibi, hırçın, hırslı dev okyanus. Koca dev düşman olmuş deniz kızına kimbilir neden? Başka işi kalmamış dünyada uğraşıp durur dünya güzeliyle. Kaçar kız alabildiğince, kaçtıkça boğulur. O boğulur, dünya üstüne yığılır. Zavallı kız azgın okyanusta yapayalnız. Yardım etmeye kimin gücü yeter, ağzından salyalar akan dalgaların arasından kızı çekip kurtarmaya kimin gücü yeter? Dostları nerededir? Birlikte yüzüp gülüştükleri deniz canlıları nerededir? Bir takım resimler vardır gerçek olmayan, on santime on santim kağıtlarda dakikada bir gözünün önüne birilerinin yerleştirdiği.

Herkes ona düşman. Herkes tarafından terk edilmiş. Bir kurbağa vardı eskiden hatırladığı. Tiksinerek bakıp üstüne basarak geçip giden. Eskinin iyi dostu. Onu öpüp prens yapmıştı. Nankör kurbağayı yakalayıp ezmeli. Öyle ezmeli ki bir daha kim öperse öpsün prens olamasın. Yalnız deniz kızı yaşayabilmek için çabalamakla ölmeye karar vermek arasındadır. O karar verir, vücudu kurtarır. Vücudu bırakır, o ölmez. Okyanusun düşmanlığını tadan oldu mu? Dalgalara başkaldırmaya cesaret eden oldu mu? Kimsenin yardımına ihtiyacı yok. O tek başına mücadele edecek ve sonuna kadar ayakta kalacak. Kimse tarafından yıkılamayacak. Herkese gününü gösterecek. Üstüne basıp geçen kaplumbağa cezasını çekecek.Yoksa kurbağa mıydı bu işleri yapan, hatırlayacak durumda değil. Okyanusu kışkırtıp üzerine salan eski dost, yeni düşman. Kiranı her ay aksatmadan veriyordum beni neden evden çıkartmak istiyorsun. Bana evimi ver iyi kalpli kaplumbağa. Kocaman yüreğinle bana sahip çıktın, ver de elini öpeyim. Kaplumbağa onun babasıydı, saygılı olmalıydı. Saygıda kusur etmedi. Bir hafta elleri göbeğinin üstünde bağlı, başı önünde kaplumbağanın peşinde gezip durdu. Kaplumbağa onun herşeyiydi. Okyanus duruldu, sakinleşti. Parasını verince tüm alem sakinleşirdi zaten. Çok para alıyordu kurbağa. Paragöz dürzünün tekiydi. Kurbağa gibi oğlu olacağına ölse daha iyiydi. Kimin oğluydu evinde dolaşıp duran yeşil yaratık. Kimin oğluysa babasına söylemek gerekirdi. Başkasının evinde üstelik izinsiz. Düpedüz terbiyesizlik, saygısızlık. Ya ırzına namusuna göz dikerse. Ya herkesin hayran oduğu güzelliğine sahip olmaya kalkarsa. Ne iş yapar, ne kadar kazanır? Okyanus bana neden düşman?Işıkları neden açık bırakıyorsunuz?

Heryere birileri yerleşmiş. Heryerden birileri saldırıyor. Onu kimse istemiyor.Oysa canı yanıyor. Adam gibi bir doktor gelse de tedavi etse bir şeyciği kalmayacak. Herkes yalancı, tüm evren ona düşman. Güzelliğini kıskanıyorlar. Açık denizlerin en güzel yaratığının güzelliğini çalmak istiyorlar. Neden bu daracık kuyuya atılmıştı. Sıkışıp kalmıştı. Dışarı çıkıp açık denizlere karışmalıydı. Dünyanın diğer ucundan kendisini görmeye gelen, eşi olmak isteyen canlılar vardı. Onlar burada küçük deniz kızını bulamazlardı. Tek yol harekete geçip bulunduğu yeri terketmekti. Kurbağa vardı ya, deniz kızının üstüne basıp geçen sürüngen. Bu rezil yaratığın boyunun yirmi metre olduğunu ve ustaca süründüğünü anımsamak can sıkıcıydı. Bu uzun boylu yaratık yardımcı olacaktı kaçmasına. Firar planlarını yaparken okyanus yine celallendi. Küçük deniz kızının tepesine dev yumruklar gibi indi dalgalar. Neden istemiyordu bu kaplumbağa kendisini. Onu öldürmeliydi. Kıskanıyordu güzelliğini. Bir şişle öldürmeliydi hem, tedavi olamasın kurtulamasın diye. Tüm güzelliği yaralanan teninin ardında yitip gidiyordu. Çarpan dalgalar herşeyini alıp götürüyordu. Yüzüne inen bir dalgada yansımasını gördü. Tanımadı. Korktu. Adını okyanusun celladı koydu. Öyle bir yüz gördü çünkü küçük deniz kızı. Okyanusun celladı canını çok yakmıştı.

Sonrasında herşey karıştı. Havuz karıştı, okyanus duruldu, kurbağa döndü, dünya durdu. Küçük deniz kızının tüm hayatı okyanus celladından ibaret oldu. Hep onunla uğraştı. Eskiden taradığı saçları, saçlarına baktığı el aynası, gözleri, yüzü, teni, sevenleri, serüvenleri , yaşadıkları bir şeylere kızıp çekip gittiler. Belki de küçük deniz kızı gitti, anıları kaldı. Tüm hikayeler bu kadar dokunaklı ve acınası değil. Aslında söylentilere göre küçük deniz kızının hikayesinin sonu sevindirici. Sonunda girdaba kapılan küçük deniz kızının buradan kurtulduğunu ve bu zorluklardan kurtulduğu için de güzelliğine yeniden kavuştuğunu anlatan bazı masallar var. Güzelliği ile tüm dünyaya yeniden nam salmış ve eskisinden daha ışıltılı yaşamış. Okyanus celladı, girdabın içinde denizin derinlerine doğru yollanmış. Bu da küçük deniz kızından öğrenilen bir bilgi sadece. Doğruluğu kesin olmadığından inanıp inanmamak kararı sizin. Bütün bildiklerim bu kadar.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2036
favori
like
share