ölü yıkama - cenaze yıkama - eş cenazesi yıkama
Vefat eden kocasının cenazesini tabuta koyup götürenler, yüzünü açıp da bakmasına izin vermemişler, caiz olmaz, sen artık yabancı birisin, demişler. Kadıncağız buna çok üzülmüş:

- Ne olurdu beyimin ölü yüzünü gösterselerdi de iyice inansaydım öldüğüne, ümidim iyice kesilseydi. Şimdi içimde bir vesvese ölmedi diye beni kemirip duracak.. diye sızlanıp duruyormuş. Burada bize yöneltilen soruda deniyor ki: Bu bakma yasağını nasıl buluyorsunuz? Hanım ölen beyinin yüzüne bakamaz mı son olarak tabut içinde götürülürken?

Bizim tespitlerimize göre, şefkat ve merhameti hep öne çıkaran dinimizde böylesine şefkatsiz katı kural olduğunu söylemek mümkün değildir. Nitekim ilgili fıkıh kitaplarındaki hükümlere göre bu hanımefendi beyinin yüzüne bakmak şöyle dursun, isterse beyinin cenazesini bile kimseye vermez, kendisi yıkayabilirdi..

Evet bu, fıkıh kitaplarında tespit edilen bir kesin hükümdür. Her ne kadar bugünkü uygulamalarda pek görülmüyorsa da kadın isterse beyinin cenazesini yabancılara vermeyip kendisi yıkar, kendisi kefenler, tabutuna koyup götüreceklere kendisi teslim eder.

Nitekim müminlerin ilk halifesi Hazret-i Ebu Bekirin (ra) cenazesini vasiyeti üzerine hanımı Esma validemiz yıkamıştır.

Büyük sahabi Ebu Musel Eşarînin cenazesini de yine vasiyeti üzerine kendi hanımı yıkamıştır.

Çıplak bedenin başkaları tarafından görülmesini istemeyen bazı maneviyat büyüklerinin cenazesi de yine hanımları tarafından yıkanarak kefenlenip taşıyıcılara teslim edilmiştir.

Bu konuda Aişe validemizden şöyle bir hayıflanma dahi nakledilmektedir. Demiş ki müminlerin annesi:

- Hanımların kocalarının cenazesini yıkamalarının caiz olduğunu önceden bilseydik, biz de Resûlüllahın (sas) cenazesini kimseye vermez, kendimiz yıkardık. Bunun câiz olduğunu sonradan öğrendik.

Hanımın kocasının cenazesini yıkamasının caiz görülmesine sebep şudur:

-Bey vefat edince hanımın nikâhı hemen düşmez, tam (dört ay on gün) nikâhın hükmü devam eder. Yani bu hanım hâlâ ölen beyinin hanımıdır. Nitekim bu müddet içinde hanıma birileri talip olamazlar. Olsalar bile hanım evet deyip de nikâh yaptıramaz. Çünkü henüz nikâh devam etmektedir. Nikâh devam ettiği içindir ki, ölen beyinin yüzüne de bakar, cenazesini de yıkar. Yabancısı değil, nikâhlısıdır çünkü.

Ancak, hanım ölünce beyin durum aynı olmaz. Beyin hanım gibi (dört ay on gün) bekleme mecburiyeti olmaz. Çünkü beklemeyi gerektiren çocuk olup olmamasını tespit gibi konular hanım için söz konusudur, bey için değil. Bu sebeple hanımın vefatıyla beyin nikâhı sona ermiş olur.

Buna rağmen bey, nikâh bağı kopmuş, yabancısı hâline gelmiş olan hanımının yüzünü görmeyi arzu ederse mani olunmaz, bakmasına izin verilir. İçte bir vesvese ve burukluk kalması böylece önlenmiş olur.

Hanefi görüşüne göre böyledir. Diğer üç imama göre ise durum daha da müsaittir. Beyi isterse hanımının cenazesini yıkar, kefenler, mani olunmaz. Buna delil olarak Hazreti Ali Efendimizi hanımı Fatıma validemizin cenazesini yıkayışı gösterilir.. Ancak bu yıkamanın bir istisna olduğu yolunda Hazreti Ali Efendimizin açıklaması söz konusudur.Der ki:

-Resulülllah (sas ) bana buyurdu ki: Başkalarının ölümüyle nikâhı biter, ama benim neslimin ölümüyle nikâhı bitmez, devam eder. Bu sebeple kızım Fatıma senin dünyada da ahirette de hanımındır! Nikâhınız ölümüyle sona ermiş olmaz..

Bu özel durumdan dolayı Hazreti Ali Efendimizin nikâhı devam eden Fatıma validemizin cenazesini yıkadığı kaydı geçmektedir kitaplarımızda. Fatıma validemizin vefatıyla nikâhının sona ermemesi, nesl-i Nebiye mahsus özel bir hükümdür, başkalarına şamil değildir, denmektedir.

Günümüzde cenaze teşkilatları kurulmuş, kadını kadın, erkeği de erkek yıkıyor, bir karışıklığa da meydan verilmiyor. Ancak arz ettiğimiz İslami hükümlerin bilinmesine yine de ihtiyaç kesindir. Gerektiğinde uygulanarak kolaylıklar sağlanıyor, yanlışlar tashih edilebiliyor. Sorudaki yanlış uygulamanın bu bilgi ile tashih edilmesi gibi.. Bilgi için Nimet-i İslam adlı esere de bakılabilir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1051
favori
like
share