Doğuştan görme engelli David Clarke eğitimine 3 yaşında yatılı okulda başladı. Lisansını politika, lisans üstünü diplomasi üzerine yaptı. HSBC ve RBS`de başlayan bankacılık kariyerini kendi bankasının kıdemli ortağı olarak sürdürüyor. Görme engelliler liginde 3 kez gol kralı olan Clarke `İngiltere`nin kör talihi` diye anılıyor, `Dünyanın en şanslı insanıyım. Görmek istemiyorum` diyor.

AİLESİ görme engelli olduğunu anladığında David Clarke henüz 3 aylıktı. Özürlülere eğitim veren yatılı bir okula katılmak için evinden ayrıldığında ise 3 yaşında... Üniversitede politika okudu. Üzerine diplomasi masterı yaptı. HSBC`de başlayan ve 8 yıl süren bankacılık kariyerine aldığı cazip bir iş teklifi sonucunda Royal Bank of Scotland`da (RBS) devam etti. Sonunda da İngiltere`de faaliyet gösteren Clydesdale Bankası`nda kıdemli hissedar oldu. 38 yıllık yaşamına bir de futbol kariyeri sığdırdı. Forvet olarak yer aldığı İngiltere Görme Engelliler Ligi`nde 3 kez Altın Ayakkabı kazandı. Başarısını bağımsızlığına bağlayan Clarke, kendisini dünyanın en şanslı insanlarından biri olarak görüyor. `Görmek için nelerden vazgeçerdin` sorusuna `Böyle çok mutluyum. Gören insan nasıl yaşar bilmiyorum. Ben görmek istemiyorum` diye cevap veriyor.

Işık canımı acıtırdı

Teradata`nın Bilişim Zirvesi için İstanbul`a gelen Clarke`ın yaşamı 38 yıl önce Kuzey İngiltere`de Liverpool ile Manchester arasında bir kasabada başlamış. İki sağlıklı kardeşin ardından girdiği ailede şok etkisi yaratmış. Ne zaman ışık gelse canı acıdığı için yüzünü kaçıran David`in görme özürlü olduğunun ortaya çıkması, aileyi zor durumda bırakmış. Aile 3 yaşında onu eğitim psikoloğuna götürmüş. Psikolog da aileye `İhtiyacı olan tek şey okula gitmek` demiş. Bunun üzerine önemli karar alınmış ve David 3 yaşında Liverpool`da özel yatılı okula gitmeye başlamış.

3 yaşında evden ayrıldım

Tüm hafta boyunca o yatılı okulda kaldığını ve 3 yaşındaki çocuklarını tüm hafta boyunca okulda bırakmanın ailesi için hiç de kolay olmadığını ifade eden Clarke, eğitim hayatını şöyle anlatıyor: `Zor bir karardı. 18 yaşıma gelene kadar 3 özel okul değiştirdim. Biri Liverpool`daydı, diğeri Birmingham`da... Sınıflarda sadece 6-8 kişinin olduğu okullardı bunlar. Burada iyi bir eğitim aldım. Hayatım değişti. Çünkü benim gibi birinin sadece `iyi` olması yetmez. Akademik açıdan da deneyimleriyle de `daha iyi` olması gerekir. Bunu bilerek üniversitede politika okudum. Ardından da diplomasi alanında yüksek lisans yaptım. Ve sonunda da bankacı oldum.`

HSBC ve Royal Bank Of Scotland`ın ardından 3 yıl önce kurulan Clydesdale Bankası`na hissedar olan Clarke büyük risk alarak başladığı bu deneyimi fırsata çevirmiş: `İlk başladığımızda sıfır müşteri ve sıfır gelir garantisiyle bembeyaz bir kağıttı. Bu bankayı 3 yıl içinde 1 milyar Euro`luk mevduat ve kredi hacmi olan bir kuruma dönüştürdük. Şu an dünyada AA Ratinge sahip 11 bankadan biriş konumundayız. Bunu da samimiyetimiz ve kurduğumuz ilişkilerle başardık. Şu an orada kıdemli hissedarım. Ayrıca Görme Engelliler liginde forvet oynuyorum. 3 yıl boyunca gol kralı oldum.`

Karım çok güzelmiş bana öyle söylüyor

KENDİSİNİ servetli olarak tanımlamayan ama oldukça rahat bir hayat sürdüğünü dile getiren David Clarke, bankacılığına atıfta bulunarak `Benim işim başka insanları zenginleştirmek` diyor. En şanslı insanlardan birisi olduğunu savunan Clarke, bu şansını şöyle açıklıyor: `Bundan fazlasıyla ilgilenmiyorum. İki güzel çocuğum var. Güzel bir karım var (en azından bana öyle söylüyor). İyi de bir gelirim var. Kendi evimde yaşıyorum. Oldukça rahat bir hayat sürüyorum.`

Beş kişilik takımda sadece kaleci görüyor

LIVERPOOL taraftarı bir ailenin içinde doğduğunu belirten Clarke, `İstanbul bizim için çok önemli. kupayı burada almıştık` diyor. İngiltere Görme Engelliler Ligi`ni ve kurallarını da şöyle anlatıyor: `Ligde şu an 4 takım var. Bu sayının önümüzdeki yıl sekize, bir sonraki yıl ise 12`ye çıkartılması bekleniyor. Katı zeminde oynuyoruz. Takımda sadece yarı profesyonel kaleciler görüyor. Topu içindeki küçük metal parçaların çıkardığı ses ile takip ediyoruz. Herkes benim görmediğimi sanıyor. Ama ben görebiliyorum. Maç süresinde resmi kafamın içinde canlandırıyorum.`

İç sesinize değil kendinize odaklanın

BAŞARIDA temel olan şeyin insanın kendisine odaklanması olduğunu dile getiren David Clarke insanın en büyük düşmanının iç sesi olduğuna inanıyor ve bunu şöyle açıklıyor: `İç sesimiz bize sürekli neleri yapamayacağımızı anlatıp duruyor. Sürekli `Eğer bu olsa şunu yapabilirdim` diye düşünüp duruyoruz. Oysa elinde olan, zaten elinde. Ben herkesin iç sesinden çok neler yapabileceğine odaklanması gerektiğini düşünüyorum.`

Basit bankacılık yaptık

DAVID Clarke`ın bundan önce bankacılık yaptığı kurumlar olan HSBC ve RBS krizden büyük yaralar aldı. Clarke `O günlerde kullanılan enstürmanlara bakıp bu krizi görebildiniz mi` sorusunu şöyle yanıtladı: `Benim çalıştığım bölümler daha gelenekseldi. O nedenle kullanılan çok inovatif enstürmanlarla karşılaşmadım. Şimdi de bir bankacı olarak basit işlemler yapıyoruz. Mevduat topluyoruz ve krediye dönüştürüyoruz. Hasar almıyoruz.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 507
favori
like
share